Allah Ecelden Aman Verseydi...

#1
Bir yıl Hoca, ekin ekmemiş, harman savurmamış değil, değil ama, yarısını yel almış, yarısını sel almış; başka bir düzen kurup da samanını samanlığa, arpasını arpalığa atamamış. Eee, yılanca yılan, toprağı kanaatle yalar; ”Şu eşeğin yemini biraz indirirsem, pulu mu dökülür?” diye düşünmüş, bir avuç indirmiş ama, eşek “Bana mı?” dememiş!
Günün birinde Hoca: “Eşek gene o eşek... Bir avuç daha eksiltsem, teli mi dökülür?” demiş; bir avuç daha eksiltmiş; seninki gene, keder getirmemiş!
Mübarek adam, eşeğin keseye dokunmayan tarafını duldu ya, gayri indirdikçe indirmiş; eksilttikçe eksiltmiş; derken eşeğe bir durgunluk çökmüş ama, Hoca, hiç de oralı olmamış, biraz daha azaltmış. Bu defa, bir mecalsizlik çökmüş hayvana; Hoca, gene oralı olmamış... Bir de, bir sabah, girip bakmış ki, ne baksın, bizimki nalları parlatmış.
O zaman Hoca, elini başına vurmuş:
“Vah, eşeğim, vah! Demiş; ne güzel alışmıştı! Nerede ise, susuz, yemsiz de yaşayacaktı ya, ecel müsaade etmedi yoksa...”