Tasavvuf Nedir

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
[FLASH]http://www.hacibabam.org/web/htmls/tasavvuf/images/01.swf[/FLASH]

Tasavvuf Nedir

Tasavvuf, Kur'an-ı Kerim ahlakı ile ahlaklanmaktır.Allah Resulü (s.a.v.)'nün iç âlemi, manevî halleridir.
Şeriat-i Muhammediyye'nin ince edepleridir.Tasavvuf, bencillik değil, diğer benliktir, başkalarıyla kaynaşmadır.
Tasavvuf; merhamettir, muhabbettir, hizmettir.
Laf ebeliği, söz kalabalığı değil, samimiyet, ihlâs ve hikmettir.
Kalp temizliği, irfan yüceliği ve salih amel üreticiliğidir.
Dedikodu değil, güzel haldir.
Taşa karşı gül, zehire karşı panzehirdir.
Gözlere nur, gönüllere sürurdür.
Tasavvuf, deliyi veli yapar. Taşkını uslu kılar, taş bağrı ısıtır, yumuşatır; merhametsizi rikkatli, katı kalpliyi gözü yaşlı eder.Şaşkını, gafili karanlıktan aydınlığa çıkarır.Deryada çırpınanı, selamet sahiline ulaştırır.
Cahili eğitir, marifet hazinesi yapar.Çölü, çorağı irfan pınarları ile sular, yeşertir.
Tasavvuf, çobanı sultanlaştırır, sığ bilgiyi ummanlaştırır, Kişiyi halka makbul ve mergup (aranan), Hakk'a mahbup eder.
Tasavvuf, topraktan yaratılan insanı nurlandırır, melekleştirir. Rahman'ın huzuruna layık eyler, iltifatına ulaştırır.
Tasavvufla samanlık seyran, daracık yerler adeta meydan olur.
Tasavvufla gaflet ve körlük yok edilir. Müminin basiret gözü açılır, dünya sevgisi ile harabe haline gelen kalpler, Allah aşkıyla mamur ve abadan olur.
Tasavvufta manevî karanlıklar bir bir dağılır, insanın içi-dışı pür-nur olur. Müminlere köhne bir zindan olan şu köhne cihan, gerçek bir gülistan haline gelir.
Tasavvuf, dinimizin özü, iliği ve gerçek anlamı, asıl amaç olan "İnsan-ı Kamil" olmanın yolu ve yöntemidir.
Özetle tasavvuf, tüm devirlerde olduğu gibi, hatta onlardan da fazla, yirminci yüzyılın sonunun şu stresli, sinirli, gerilimli, bunalımlı, şüpheci, aceleci, dertli, hasta ve bedbaht insanının "Nerede?" diye gece gündüz aradığı, yalan-yanlış yerlerden sağlamaya çalıştığı "Gerçek Mutluluğun İlahî Yolu" ve "Anahtarıdır". Bu noktada söylenecek bir şey daha vardır. Bugünün insanı tasavvufun hakikisini sahtesinden nasıl ayırt edecek, bunu kimden öğrenecek, kâmil bir mürşidi nasıl bulacak, bir takım sahtekâr haramilerden nasıl korunup kendini kollayacaktır? Tasavvuf, İslam'ın zenginliği ve güzelliği olduğuna göre Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifler bize bu yolun bütün inceliklerini ve gerçeklerini bir bir ortaya koymaktadırlar. Bunlar Allah Resulü (s.a.v.)'nün ortaya koyduğu şeriat hükümlerinden başkası değildir. Kitap ve sünnetin dışında kalmak, ona arka çevirmek sapıklıktır, dalâlettir, dolayısıyla İslam'a da hıyanettir. Bu hususta çok dikkatli olmak gerekir.
 

Nurun Ala Nur

Düzenleyici
Moderator
#3
TASAVVUF NEDİR?

İslam şeriatı dört bölümden ibarettir.

1- Fıkıh.

2- Kelam.

3- Ahlak.

4- Tasavvuf.

Fıkıh; helal ile haramı, sahih ile batılı açıklayan ilimdir, konusu namaz, zekat, oruç, hacc, alış-veriş, icare, vakıf, vasiyyet, feraiz, nikah, talak, hudud, hilafet gibi mükelleflerin fiil ve sözlerdir.

Kelam, dini inaçlara isbatlamak için belgeleri serdederek varid olan şüpheleri izale eden ilimdir. Konusu, Allah`ın zat ile sıfatları ve ahiret ahvalıdır.

Ahlak, iyi meziyetler edinmek, kötülerden korunmak için iyi ve çirkin davranmış ve hususiyetleri inceleyen ilimdir. Konusu; cömertlik, cimrilik, müsamaha, intikam, isar - başkasini kendinden üstün tutma - ve hodğamlık. Güler yüzlülük ve suratın asık olmaması...

Tasavvuf; kemale ermek için ruhu, ibadet, zikir ve fikir gibi şeylerle terbiye ettirip nefsi kalb hastalıklarından tezkiye etme yolunu gösteren ilimdir. Konusu, zikir, fikir, ahlak, riya, muhabbet, buğz, tevazu ve kibir, hırs, mürakabe, mücahede ve tevekkül gibi şeylerdir. Yukarda yapılan açıklamadan anlaşıldığına göre şeriat dört dallı bir ağaç gibidir.

Şeriaata -İslama- inanan herkesin mutlaka onun muhtevası olan bu dört dala da inanması gerekir. Çünkü ilm-i kelama ait olan Allah ve sıfatlarına ve fıkha ait olan namaz ve oruca iman etmek gerektiği gibi tasavvufa ait olan zikir, fikir ve ihlas gibi şeylere iman etmek de gerektir. Demek kelam ve fıkhı ilahi olduğu kadar tasavvuf da ilahidir. Zira Kur`an-ı Kerim kelam ve fıkıh meselelerinden söz ettiği gibi zikir, fikir ve ihlas gibi tasavvuf meselelerinden de söz etmiştir. Tasavvufu Hz. Ebubekir veya Hz. Ali`ye isnad etmek doğru değildir. Ayrıca "Herkesin mutlaka bir şeyhe intisab etmesi gerekir” diye bir şart yoktur. Böyle olsaydi mutlaka Kur`an veya sünnet bunu kesin olarak açiklayacak ve Islam`in farzlarindan biri kabul edecekti. Mesela kelam ve fikhi için bir kelamciya veya bir fakihe intisab etmek icab eder mi? Etmez. Etmedigine göre tasavvuf için de bir mutasavvifa intisab etmek de icab etmez. Ve bunun için delil yoktur. Islam`in kaynaklari meydandadir. Ancak herkes için bilinmesi gereken kelam ve fikhi meseleleri ögrenmek zorunlu oldugu kadar tasavvufi meseleleri ögrenmek de zorunludur. Yani kelamdan Allah`i ve sifatlarini bilip O`na iman etmek, fikhitan namaz, zekat, oruç ve hacc gibi meseleleri ögrenmek ve uygulamak vacib oldugu kadar zikri, fikri, ihlasi, muhabbeti, ögrenmek ve onu uygulamak, riyakarligi ve müslümanlara karşi bugzun haram oldugu bilmek ve ondan uzaklaşmak da vacibtir. Ancak bir kimse kelamci veya fakih olmak isterse bir kelamcidan veya fakihten mutlaka ders almak ve derse devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa ne kelamci ne fakih olur. Kezalik bir kimse mutasavvif olmak istiyorsa mutlaka bir tasavvuf mürşidine devam etmesi lazimdir.

Yalniz bugün mutasavvif denilen kimselerin yüzde doksan sekizi mutasavvif olmaktan ziyade birer tüccar, birer siyasidir. Gaye servet, şan, şeref ve makamdir. Bir mevlidhan veya bir duahan veya sanatkarin gayesi ne ise piyasada mevcut ehli tasavvufun çoguda ayni gayeyi taşiyor. Dikkat edilsin hepsini kasd etmiyorum. Çogu diyorum. Bakiniz Cüneyd-i Bagdadi ne diyor: Tasavvuf Hakkin sendeki seni öldürmesi ve kendisiyle yaşatmasidir. Yani Insanin nefsini yok etmesi ve yalniz Hakk`in irade ve ihtiyariyla hareket etmesidir. Ma`ruf Kerhi de şöyle diyor: Tasavvuf, hakikatlari almak ve yaratilmişlarin elinde her ne varsa hepsinden ümidi kesmektir. Tasavvuf iddiasinda bulunan kimse bunlarin sözleriyle kendini ölçsün. Böyle olursa zaten ona sözümüz yoktur. Yoksa onun da söylemeye hakki olamaz. Tasavvuf, ilmi fikhi ve kelam ilminden sonra ortaya çikmiştir. Çünkü Peygamberin (sav) irtihalinden sonra ilk önce Kur`an-i Kerim bir araya getirildi. Bilahare uydurmaci ve yalancilardan korunmak gayesiyle hadislerin derlemesine başlandi. Sonra gün geçtikçe genişleyen Islam aleminde vaki olan hadis ve olaylara cevap vermek için ehli ilim, fikih ve kelamla meşgul olup bu sahada çok eser verdiler. Ve uzun zaman ulema sadece bununla iktifa ettiler. Fakat Gazali`nin dedigi gibi sadece aliş-veriş, icare, selam, nikah ve talak gibi meselelerle ugraşmak kalbe kasavet veriyor. Bunun için ulema ve mutasavviflar islam``n bir bütünü olan zikir, fikir, mücahede, riyazet, ihlas muhabbet ve Allah korkusu gibi mefhumlarin üzerine durup zidlariyla birlikte açiklayip hakkinda eser yazdilar. Ve böylece tasavvuf ilmi de metodlu bir şekilde ortaya çikmiş oldu. Tasavvuf şahsinda yazilmiş eserlerin en güzeli Gazali`nin kitaplariyla Ebu Talib al-Mekki`nin Kutü`l-Kulub ismindeki kitabidir. Bu hususta Ihyaül-Ulum kafi ve vafidir. Hülasa her müslüman - yani Islam`i bilen ve onunla amel eden- hem kelamci, hem fakih, hem ahlakci, hem mütesavvifdir. Çünkü Islam bunlardan ibarettir. Başka bir şekilde tasavvufu izah etmek dogru degildir. Avamin hurafe vehikayelerine ehemmiyet verilmemesi lazimdir.

İslam Fıkhı Ansiklopedisi
 

#4
Aslında İslam 4 Sınıftan İbaret Deildir
Hz. Ali (KEREMALLAH'u Vechehu) Derki İlim Bir NOktaydı Onu Cahiller Büyüttü
La İlahe İllallah
Dinimizde 12 İlim Vardır Ve Haktır
Tasavvuf Aynı Zamanda 12 İlimden Bir Tanesidir Ve Farzı Kifayedir
Tasavvuf Peygamber Ahlakıdır Der Büyüklerimiz.