Şeriatsız din” ya da “Allah’sız İslâm

Mu@YMe

Vip Üye
Özel Üye
#1
Şeriatsız din” ya da “Allah’sız İslâm




Gallup, "şeriat" araştırması yapmış ve Türkiye'de "şeriat" isteyenlerin oranı oldukça yüksek çıkmış. Özellikle de kadınlarda! Aslında araştırmanın amacı, “İslâm ve demokrasi”. Gallup, “Türkiye, Filistin, Mısır ve Lübnan’da dini geçmişe sahip iktidarların oluşması sonrasında İslâm ve demokrasinin birbirine uygun olup olmadığını incelemek istemiş..

Türkiye, Mısır, Lübnan, Bangladeş, İran, Ürdün, Pakistan, Mısır, Endonezya ve Fas’tan oluşan 10 ülkede 100 bin kişiyle yapılan ankete göre, Türkiye’de şeriatın yasalarda bir şekilde yer almasını isteyenlerin oranı yüzde 32!

“Şeriat tek yasa kaynağı olmalı” diyenlerin oranı yüzde 9 olarak belirlenirken; ankete katılan Türklerin yüzde 11’i bu konuda ‘kararsız’ kalmış.

Türkiye ile ilgili diğer sonuçlar şöyle:
İslâm ülkelerinde şeriata en çok karşı çıkan ülke de Türkiye'ymiş. Oran yüzde 57. Türkiye’de halkın yüzde 88’i anayasada düşünce özgürlüğünün bulunması gerektiğine inanıyormuş. Gerisi ne istiyormuş acaba!.. Türkler’in yüzde 86’sı, “Din, günlük hayatımda önemli bir yere sahip” diyormuş.. Buyurun şimdi. Yüzde 86 böyle diyor, yüzde 57'si ise şeriata karşı. Bundan nasıl bir sonuç çıkar: Bu insanlar ne dediklerini bilmiyorlar.
Türkler’in yüzde 24’ü dini liderlerin, anayasa oluşturulması sırasında doğrudan ya da danışman olarak rol alması gerektiğini söylüyormuş. Zengin ve eğitimli olan Müslümanlar, radikal olmaya çok daha yatkınlarmış ve kadınlar erkeklere göre daha çok şeriat istiyormuş.. Kadınların çoğunluğu, yasalarda şeriatın mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyor, ancak aynı zamanda kadın haklarına da inanıyormuş.
Terörle savaş, Müslüman dünyasında radikalleşmeyi artırdı ve Amerikan karşıtlığının çok yüksek seviyelere tırmanmasına sebep olduğu da bir başka gerçek.
Gallupçuların mı kafası karışık, yoksa vatandaşın mı bilmiyorum ama, bu işi bizim medyamızın ve aydınlarımızın anlamadığı çok açık..

A benim yurdumun canım aydıncıkları, şeriatsız din olur mu kardeşim!..

Önce, şeriat ne demek? Siz bunu ne anlamda soruyorsunuz, karşınızdaki ne anlıyor?

Şeriat; etimolojik açıdan “geniş yol, pınarın gözü, pınarın gözüne giden yol” anlamına geliyor.. Teknik anlamda
ise, şeriat; “hukuk, meşruiyetin kaynağı” demek. Yani, “gayrimeşru” dediğiniz zaman, “Şeriata uygun değil” demiş olursunuz. Teolojik anlamda ise, bir dinin emir ve yasakları demektir. Yani dini anlamda meşruiyeti ifade eder. Bir Müslümanın şeriata karşı çıkması, “Ben Türkiye vatandaşıyım, ama bu ülkenin hukuk düzenine inanmıyor ve güvenmiyorum” demektir.. Müslümanım dediğiniz zaman, İslâm şeriatına şeksiz şüphesiz iman ve ona uygun yaşama sözü vermiş olursunuz.. Yani, içki içmekle bir Müslüman dinden çıkmaz ama, bu iş vejeteryan olduğunu söyleyip, arkasından da köfteye bayıldığını söyleyip arkadaşlarını köfte partisine davet etmeye benzer. Sosyalist olduğunu söyleyip, tefecilik yapan adamın durumuna düşer sonra kişi. İnek kasaplığı yapan Hindudan (ineğe tapan kişi) ne farkı kalır insanın o zaman..
Laiklikle kafasını bozmuş birileri, ‘şeriat’ı, herkesi belli bir dinin, hatta belli bir mezhebin elinde, onun ruhbanları tarafından topluma dayatılan, karşı çıkanların acımasızca cezalandırıldıkları, ellerinin kollarının kesildiği bir düzen gibi, diktatörlük gibi göstermeye çalışıyor. Kendi ideolojileri İslâm'dan daha yüce, ALLAHu teala'dan daha merhametliler (hâşâ)! Yani din devleti olacak, herkes belli bir dinin politikacılar tarafından yorumlanan ve din adamları kadrosu tarafından oluşturulacak bir yönetim mekanizması olarak görmeye/göstermeye çalışıyor.. Burada asırlardır Hıristiyanların ve Yahudilerin, Sabiilerin, hatta Ezidilerin (Şeytana farklı bir misyon yükleyen inanç topluluğu), Mecusilerin yaşadığını unutuyorlar.. Müslümanlar asırlarca Hindistan'ı, İspanya'yı, Balkanlar'ı, Afrika'yı yönetti, ne oldu?

Ermeni meselesini çıkartanlar dindar insanlar değil, aksine seküler tiplerdi. İttihat Terakkiciler değil mi idi onlar!.. Biz tabiri caizse şeytanı kutsayanlarla birlikte bin yıldır burada, İslâm geleneği ve toplumu içinde barış içinde bir arada yaşamadık mı?
Bunlar cumhuriyeti de, demokrasiyi de, laikliği de bilmiyorlar. Tarihten de haberleri yok. İslâm'ı da bilmiyorlar..

Benim yıllar önce yayınlanan “Yaşasın Şeriat” diye bir kitabım vardı. Belki de onu yeniden yayınlamak gerekiyor. Namık Kemal'e baksınlar, Said Nursi’ye, Eşref Edib'e baksınlar; isterlerse İncil'e, Tevrat'a baksınlar ya da Türk Tarih Deyimleri Sözlüğü'ne baksınlar bakalım, şeriat neymiş?..

Bir Müslümana “Şeriat istiyor musun” diye sorulur mu? Bunun Hinduya “İnek eti yiyor musunuz” diye sormaktan ne farkı var! Ya da bir erkeğe “Hamile misiniz” diye sorulur mu? İnek eti yiyen Hindu, ya Hindu değildir, ya da dinine ihanet ediyordur. Dinine ihanet eden biri ise, kime sadık olabilir!.. Ya da çifte standartlı, ikiyüzlü, münafık biridir ki, münafık kâfirden eşeddir.. Böyle bir yanlış içinde olan kişi, günahkâr kabul edilir.. O kadar. Yani siz günahkârların oranını bulmuş olursunuz böyle bir anketle... Şeriattan yana değilse ve “Müslümanım” diyorsa ya İslâm'ı, ya da şeriatı bilmiyordur, ya da sizden korktuğu için aklı karışmıştır zavallının.. Böyle bir kamuoyu araştırması, sosyolojik yapıyı değil, cahillik ve korkuyu gösterebilir ancak.. Eski Ahid (Tevrat), Süleymanın Meselleri 28/9'da, “Kim şeriatı dinlemekten kulağını çevirirse, onun duası da mekruhtur (kerihtir/pistir)” der. Kur’an-ı Kerim'de, “Dualarınız olmasaydı, ne işe yarardınız ki!” der. Dinde böylesine önemli bir yeri olan dua konusunda, kulağını şeriattan çeviren biri için Tevrat'ın dediği budur.. Şeriatsız bir din, Allah'sız bir İslâm olmaz.. Halksız demokrasi isteyenler, kutsalı olmayan bir din dayatmak istiyorlar bize. Dinimizi, kendi ideolojik ve politik standartlarına indirgemek istiyorlar.. Bize İlahlık (Hüküm koyucu) ve Rabblik (Terbiye edici) taslıyorlar.. Bize din biçmeye kalkıyorlar.. Devlet, anayasa ve yasaların varlık ve meşruiyeti, birey ve toplulukların temel hak ve hürriyetlerini korumak olması gerekirken; bizzat bu yapıları korumaları gereken bir değere karşı tehdit olarak yorumlayan bir anlayışla, dini potansiyel bir risk ve tehdit olarak göstermeye çalışıyorlar..

Soru da yanlış, cevap da. Zırva te’vil götürmüyor sonunda. Veri yanlış olunca, yorum da yanlış oluyor sonunda..

Her Müslüman şeriatçıdır ve şeriat sizin sandığınız gibi (şeriatı tehdit olarak görenlere söylüyorum) bir şey değildir..


Selâm ve dua ile...
Abdurrahman Dilipak: vakit gazetesi..
 

zeyd

KF Ailesinden
Özel Üye
#2
Her Müslüman şeriatçıdır
gayrısı onu yaşamaktır bence
ama gelin görünkü yaşamadan nara atanlar var
muayme hocam iyi bir konu seçmişsin sağol varolun hocam selametle
 

Z

Ze'Mahşer

Guest
#3
Bu ülke bir zaman İslamı siyasete oyuncak eden,ve bu sadece laf kalabalığı ve oy rantından ileriye gidemedi.
İşte o zamanlardı...komünist bir yazar şöyle demişti " O Şeriat isteyen....parti lideri,eğer Şeriat bu ülkeye gelsin ülkeyi ilk terkedecekler arasındadır.."
Komünist yazarlara ne kadar düşmansam,bu komünistin bu sözünede maalesef ki bir o kadar katılmış haklı bulmuştum.
Çünkü söyledikleriyle yaşadığı tutmayan,müslüanım diyen kardeşlerimiz o kadar çokken bu ülkede;Şeriatin ne oldğunu bilen ve Şeriatle yönetilmeyi hep arzu edenler bir avuç insancık kalıyor.Osmanlıyla günümüz mükayese edilemez.

Allah c.c. razı olsun ablacığım,emeğinize sağlık.