Kilitli Din Tahripçileri

  • Konuyu başlatan Mukeka
  • Başlangıç tarihi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Mukeka

Mukeka

Düzenleyici
Moderator
Özel Üye
Bu listeyi yapanlar hata ile tahribin ne olduğunu zannedersem bilmiyor. Elbette zaman zaman hata işliyorlar bu gayet doğal.. Bu listeyi yapana söylüyorum hangi alim hata işlemedi de kitaplar onu yazmadi gözler onu görmedi veya kulaklar onu işitmedi? Hangi haa hangi? Ben söyleyeyim senin şeyhin haricindekiler hata yaptı. Aslinda senin şeyhinde hata yaptı ama sen bunu nerden bileceksin ki? Insanlari kendi kabullerine göre tasnif eden bir zihin ne bilir ki? Bildiği bölmekten başka neye yarar? Nureddin Yıldızı bu listeye koyanlar hakikaten utanmalı. Yahu Nureddin Hoca'nın yapabildiği müsbet şeyleri kaçimiz yapiyoruz? Kaçımız konferans veriyor, seminer hazırliyoruz?

Bu liste ham-softa biri tarafından hazırlandiğini zannediyorum.Bu listedeki isimler tasavvuf tahripçileri ve yanlış anlaşılan tasavvuf tahripçileri (!) başliği altinda olmaliydi. Biraz insaf, bu nedir yahu?
Nureddin Yıldız Hz. Ebu Bekir Efendimize hakaret etmiştir. Kaynak Hak dinin batıl yorumlarına cevaplar videosu youtubeden kaldırılmış ama misvak neşriyat altına adresi not düşmüş.

Nureddin Yıldız'ın Cevabı
Hayır, Hazreti Ebubekir bizim hayatımıza ulaşamaz. Gelsin internet çağında bir Ebubekir Sıddık olsun göreyim onu. Aynen böyle yazabilirsiniz Hatice Hanım. Ebubekir Efendilerimiz zamanının bir numarası idi. Kıyamete kadar her yılın ayrı bir Ebubekir’i olacaktır Allah’ın kulları arasında. Hazreti Ebubekir miracı desteklediği için, miraçtan tereddüt etmediği için kendisini mağarada feda ettiği için ‘sıddık’ oldu. Bu internet çağı bombardıman çağı, ilahiyat fakültesi okuyanların bile Kuran’dan hadisten şüphe ettikleri; “Kuran’da şu yok, hadiste bu yok” dedikleri bir zamanda imanını koruyan, “Resullullah ne dediyse doğrudur, getirin Buhari’yi gerisi yalan”, bunu kim diyorsa Ebubekir’dir o. Biz Hazreti Ebubekir’e ulaşamayacaksak eğer, Hazreti Ebubekir de bu zamana ulaşamaz. Bu sadece şeytanın bir tuzağıdır. Ulaşamayacağımız tek şey sahabilik makamıdır. Ona kimse ulaşamaz. Çünkü Peygamber yok ortada. Onun dışında ulaşılmayacak bir şey yok hatta hadis-i şerifte ne buyuruyor Efendimiz (s.a.s.): “Sizin elli taneniz onların bir tanesi yapacak” yani biz elli kat hızlı gidiyoruz. Yani elli çarpı Hazreti Ebubekirlik imkânım var benim ama şeytan da ne diyor, “sen kim Ebubekir kim, işine bak haddini bil otur aşağı ” diyor, “sen kim Ebu Hanife kim” diyor. “Bu zamanın Ebu Hanifesiyim” diyerek yola çıkan da kazanıyor. Ama bir güreşçi, mindere çıkmadan, “ben yenileceğim ama hele bir çıkayım” derse o güreşi nasıl kazanacak ki, akıl var mantık var. O sebeple bu hal şeytan tuzağıdır. Allah’ın dostları büyük insanlar evet, ama erişilmez insanlar değil. Erişilmeyen tek şey Nübüvvet makamıdır.


Biz tasavvuf yönündenden Değil ehli sünnet yönünden bakıyoruz birkaç örnek vereyim.
1. Ali Şeriati Sahabeye Hakaret etmiştir Şii.
2. Nurettin Yıldız Hz. Ebu Bekir R.A. Efendimize hakaret etmiştir. Ha sizin için sahabe Nurettin Beyden önemli ise bilmem. Bende dinliyordum ama bu olayı duyduktan sonra takip etmiyorum.
3.Mustafa İslamoğlu Kader İnkarı. Tevbe Haşa Peygambere salavat yağcılıktır demiştir.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمً
Ahzap 56.
Meali
Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, o Nebî’ye sürekli sa lât (ederek, şânının yüceliğini ve şerefinin büyüklüğünü açıkla maya önem atf)etmektedirler. (Böylece Allâh-u Te`âlâ ona rahmetler, feyizler ve bereketler yağdırmakta, melekler de ona yü ce makamlar dileğiyle dua ederek şeref kazanmakta ve onun zikriyle bereketlenmektedirler.) Ey iman etmiş olan kimseler! Siz (onun şefâatine muhtaç olduğunuzdan, salât ü selâm oku maya daha lâyıksınız, o halde: “Ey Allâh! Efendimiz Muhammed’e salât eyle!” diye kendisine rahmet duası yaparak)ona salât edin ve (“Ey Nebî! Selâm olsun sana!” diyerek) tam bir selâmlamakla selâm verin!/ Tam bir boyun eğişle (onun emirlerine) teslim olun!/
Ahzap 56.
Kader inkarı ile ilgili olarakta
”Her ümmetin mecusisi vardır. Benim ümmetimin mecusileri ise'Kader yoktur.' diyenlerdir. Onlardan biri ölürse, cenazesine katılmayın, hasta olursa ziyaretine gitmeyin. Onlar deccal taifesidir. Allah’ın onları deccale ilhak ettirmesi (ona katılmış bir grup olarak değerlendirmesi) hakkıdır.” (Ebu Davud, Sünnet; 17).

4. Mihr Ali İskenderevrenesoğlu Sahte mehdi.
5.Haydar Baş Şii ehli sünnet düşmanı.
6.Abdulaziz Bayındır - Tam bir vukuat Tevbe Haşa Allah Gaybı bilmez diyor.
7.Adnan Oktar (Harun Yahya)- Kedicikleri ile dini program sunar kimse ses çıkarmaz.
8.Daha Neler Neler.
http://www.ihvanlar.net/


NOT: Tüm Hepsinin kaynağı mevcuttur bu çalışmayı yapan arkadaş delillerle yapmıştır. Kitapların aslı ve orjinal dili muhattap alınmıştır.
 

Son düzenleme:
Münzevi

Münzevi

KF Ailesinden
Özel Üye
Nureddin Yıldız'ın o sohbetinden sahabeye hakaret edildiğini anlayan kimseye allah akıl-fikir versin. Şeyhleri, hocaları te'vil götürmez cümleler kullanıp tepki alırken izah etme ihtiyacı duyuluyor; "aman efendim, vah efendim o şunu demek istedi" gibi sözler sarf ediliyor fakat Nureddin Yıldız'a gelince aynı duruş neden gösterilmiyor? Oda mü'min değil mi? O da islami ilimler okudu? Abdulfettah Ebu Gudde'nin rahleyi tedrisatindan geçti. Emin Saraçla gezdiler.. daha neler neler..

Hocalar bu kadar kolay harcanmamalı!!
 

Mukeka

Mukeka

Düzenleyici
Moderator
Özel Üye
Nureddin Yıldız'ın o sohbetinden sahabeye hakaret edildiğini anlayan kimseye allah akıl-fikir versin. Şeyhleri, hocaları te'vil götürmez cümleler kullanıp tepki alırken izah etme ihtiyacı duyuluyor; "aman efendim, vah efendim o şunu demek istedi" gibi sözler sarf ediliyor fakat Nureddin Yıldız'a gelince aynı duruş neden gösterilmiyor? Oda mü'min değil mi? O da islami ilimler okudu? Abdulfettah Ebu Gudde'nin rahleyi tedrisatindan geçti. Emin Saraçla gezdiler.. daha neler neler..

Hocalar bu kadar kolay harcanmamalı!!
Bu sözleri hakaret olarak kabul etmiyorsanız siz bilirsiniz video youtubeden kaldırılmasaydı o zaman anlardınız.
NURETTİN YILDIZ’IN VE HZ. EBÛBEKİR (R.A.) HAKKINDAKİ İFADELERİ

Nurettin Yıldız’la yapılan bir röportajda şu ifadeler yer alır: “Hz. Ebûbekir bizim hayatımıza ulaşamaz. Gelsin internet çağında bir Ebûbekir Sıddık olsun göreyim onu…” “…elli çarpı Hz. Ebûbekirlik imkânım var benim.” “(sahâbe) erişilmez insanlar değil. Erişilmeyen tek şey Nübüvvet makamıdır, bizler de bu devrin Ebûbekir’i olabiliriz. Sahâbeler çalışarak o noktaya geldi, biz de çalışırsak biz de o noktaya geliriz.” şeklindeki düşüncelerin ehl-i sünnet çizgisine göre değerlendirmesi nasıldır?219

“Ashâbım yıldızlar gibidir” buyurulduğu halde, yerdeki cücenin gökteki yıldıza yetişmesi mümkün müdür?

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Ebûbekir (r.a.)’in önünde yürüyen Ebû’d-Derdâ Hazretleri’ne:

“Yâ Eba’d-Derdâ! Senden daha hayırlı olan birisinin önünde mi gidiyorsun? Şüphesiz, Nebîler ve peygamberlerden sonra, Ebûbekir’den daha fazîletli birisi üzerine güneş doğup batmamıştır.” buyurdu. (Mecma‘u’z-Zevâid, 9/44)

“Ümmetimin îmânı terazinin bir kefesine, Ebûbekir’inki diğer kefesine konsa, Ebûbekir’in îmânı ağır basardı.” (Kenzu’l-Ummâl, Hadîs No: 35614)

Diğer bir hadîs-i şerîfte de “Cebrâil, bana haber verdi ki: Senden sonra ümmetimin en hayırlısı Ebûbekir’dir.” Hz. Ebûbekir (r.a.)’in faziletinde bütün ehl-i sünnetin ittifakı vardır.220

Hz. Ömer (r.a.), bir gün minbere çıkarak şöyle demiştir: “Bu ümmetin en hayırlısı, peygamberinden sonra Ebûbekir’dir. Artık kim bundan başkasını söylerse iftiracıdır, iftiracıya lâzım gelen cezaya müstahak olur.” Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.), Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in en büyük iltifatlarına mazhar olmuştur. Onun fazilet ve iyiliklerine nihâyet yoktur.

Bu delillerle Hz. Ebûbekir (r.a.)’in kıyamete kadar erişilmezlik vasfı anlaşılmış oldu. Ayrıca, şerefli ismini câmilerimize astığımız Hz. Ebûbekir (r.a.) hakkında kullanılan ifâdelerdeki nezaketsizlik, ifadelerin sahibinin; bütün müslümanların üzerinde ayrı ayrı hakları bulunan sahâbeye bakış açısını yansıtması açısından yeterlidir.

Müslümana düşen; Hz. Ebûbekir (r.a.)’in izinden gitmeye çalışmaktır, ona benzemeye çalışmaktır, onun bağlandığı gibi Resûlullâh (s.a.v.)’e bağlanmaya çalışmaktır, onu yakalayıp geçmek değildir ki bu, zaten mümkün değildir. Onu büyük bilmek ona tâbi olmamızı kolaylaştırır ve bu onu melekleştirmek değildir çünkü akâidimizde mü’minlerin âvâmı bile, umum meleklerden faziletlidirler.221 Ümmetin en büyüğünün elbette melekleşmeye ihtiyacı yoktur. Hz. Ömer (r.a.) bile bunu i’tirâf sadedinde “Ebûbekir (r.a.)’in Sevr Mağarası’nda Resûlullâh (s.a.v.) ile birlikte geçirdiği bir gecesi ile -eğer kendisi kabul ederse- Ömer’in bütün ömrünü değişirim.” buyurmuştur.

EBUBEKİR (R.A.)’E DİĞER BİR İFTİRA

Nurettin Yıldız konferansında222 şunları söylemiştir: “Mal hırsı ve şehvet tehlikesinden hiç kimsenin garantisi yoktur. Ebûbekir bile olsa… Bir hurma fidanı için ağzını bozmuştur. Bir kere o hurma dikilen araziye para vermemişsin, kelepir gelmiş sana… Yani o hurma olmasa acından ölecekmiş gibi bir fidan için ağzını bozmuştur.Bundan ders alacağız ağzımızı bozmamaya çalışacağız, kazara böyle bir ayak kayması, dil kayması olursa aynı azimle devam edeceğiz…”

Bu iftiralara verilecek cevap nedir?

Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.)’den elbette bütün Müslümanlar ders almalıdır. Müslümanlık dersi, insanlık dersi, fazilet dersi…

Sünni kaynaklarda bulamadığımız hâdisenin anlatıldığı ve satır aralarında zerk edilen bu ve bunun gibi zehirleri görünce konferansın diğer kısımlarındaki medih dolu ifadelerin amacı daha iyi anlaşılmaktadır. Hata meselesine gelirsek:

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz “Hepiniz hata edicilersiniz” buyurup kimseyi istisnâ etmediği için İslâm âlimleri, bu kapsama Hz. Ebûbekir (r.a.)’in de girdiğini beyân etmişlerdir. Şöyle ki İbn-i Abbas (r.a.)’in rivayet ettiği uzun bir hadîs-i şerîfte bir gün huzuru Resûlullâh (s.a.v.)’de birisi rüyasını anlatır. Hz. Ebûbekir (r.a.) Efendimiz “Yâ Resûlallâh müsaade buyurursanız rüyayı ben tâbir edeyim.” der. Rüyâ tabirini yaptıktan sonra Peygamberimiz (s.a.v.): “Yâ Ebûbekir, bir kısmında isabet ettin bir kısmında hata ettin.” buyurur.223 Âlimler, “Hepiniz hata edicilersiniz” hadîsinde istisnâ olmadığı için Hz. Ebûbekir (r.a.)’in hatası da budur demişlerdir, çünkü ancak peygamberler ismet sıfatına sahiptirler. Hz. Ebûbekir (r.a.)’in bunun ötesinde bir hatasından bahsetmek, kendisi hakkındaki âyet ve hâdislere muhalefet anlamı taşır.

Peygamberlik hâriç her hususta Nebî (s.a.v.)’e vâris olan, “Allâh tarafından bana feyz olarak her ne verildi ise, ben onu (tamâmen) Ebû Bekir’in kalbine boşalttım” buyurulan bir zâtta hâşâ mal hırsından yâhut menfî mânâda şehvetten söz etmek dolaylı yoldan Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’i yalanlamaktır. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz:

“Allâh (c.c.) için 360 adet güzel ahlâk vardır. Ehl-i tevhid olduğu halde kim bunlardan birine sahip olursa, ergeç Cennet’e götürür.”buyurmuştur. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a.):

– “Bu ahlâklardan birisi olsun bende var mıdır?” deyince Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz: “Yâ Ebâ Bekir! Umarım Allâh’dan Onların hepsi sende vardır…” buyurmuşlardır.

Bu ahlak şubelerine sahip olmak elbette bunların zıddı olan mal sevgisi, şehvet tehlikesi gibi bayağı ahlâktan kurtulmuş olmayı gerektirir.

Tarihte bu tip ifadeleri ve Ashâb’a karşı böyle eleştirel bir yaklaşımı ancak müsteşrikler sergilemeye cesaret edebilmişlerdir.

Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.)’in fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olup, bu zâtı diline dolamanın hükmü fıkıh ve akaid kitaplarında yazılıdır.

Dipnotlar

219 Nurettin Yıldız’ın konuşmasının tamamı şu linktedir:
Kod:
http://minikkelebek.wordpress.com/2012/03/08/her-donemin-yilin-ayri-bir-ebubekiri-olacak/
(Yayından kaldırılan linklerin içeriği kayıtlarımızda mevcuttur.)
220 Ömer Nasuhi Bilmen, Ashâb-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları
221 Ömer Nesefî, NesefîAkâidi, s. 13
222
(Yayından kaldırılan linklerin içeriği kayıtlarımızda mevcuttur.)
223 Buhârî, Tabir, 11, 47; Müslim, Rüya, 17

(Hak Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, Misvak Neşriyat,2014)

HZ. EBUBEKIR (R.A.)’İ TENKIT ETMEK HADDINI BILMEZLIKTIR- M. Sevket Eygi

> Hazret-i Ebubekir hakkında Ehl-i Sünnetin inançları, görüşleri, fikirleri şunlardır:
> 1- Bu zat, Peygamberlerden (hepsine selam olsun) sonra insanların en hayırlısıdır.
> 2- Evliyaurrrahmanın en büyüğüdür.
> 3- Hulefa-i Râşidî’nin birincisidir ve o dört kişinin mânevî rütbe olarak büyüğüdür.
> 4- Efendimize inanmak, onu desteklemek, onun dinini ve Kitabını savunmak için en büyük fedakarlığı yapmıştır.
> 5- Muhammed Mustafa aleyhissalatü vesselamın mağara arkadaşıdır, Kur’an’da övülmüştür.
> 6- O bir ihlâs kahramanıdır.
> 7- Âdil ve râşittir.
> 8- Çok yüksek bir ahlak karaktere sahiptir.
> 9- Hakkındaki bütün tenkitler ve iftiralar geçersizdir, yalandır, iftiradır, çarpıtmadır, hezeyandır.
> 10- Peygamberlerden sonra Sıddıkiyet makamının en üst derecesindedir..
> 11- Ehl-i Sünnet’in müctehid imamları, allameleri, büyük alimleri ve faqihleri, zamanların kutubları ve gavsları, müceddidler, müfessirler, muhaddisler, Dinin Hücceti makamındaki ulu zatlar Hz. Ebubekir’e büyük saygı beslemişler, onu rencide edecek beyanlardan, tenkitlerden uzak durmuşlardır.
> 12- Hz. Ebubekir’i tenkit ve tahkir etmek, Resul-i Kibriya efendimizi (Salat ve selam olsun ona) üzer, ona eza verir.
> Böyle bir şeyden Allahü Teala hazretlerine sığınırız.
> Kur’an ve Sünnet yolundan giden derecesi yüksek kamil Müslümanlar Hz. Ebubekir’e ve Ashab-ı Kirama asla dil uzatmazlar.
> İslam’ın ana caddesi ve Sevad-ı Âzam olan Ehl-i Sünnet, camilerine Hulefa-i Râşidî’nin, isimlerini levha olarak yazıp koymuşlardır.
> Cenab-ı Hak bütün mü’minleri, Efendimize eza verecek sözlerden ve yazılardan, başta Hz. Ebubekir olmak üzere Hulefa-i Râşidîne ve Ashab-ı Kirama saygısızlık etmekten muhafaza buyursun.
> Bir kimse ki, Hak Teala ve Tekaddes hazretleri ondan razı olmuş, Resulullah ondan razı olmuş, Ehl-i Kur’an ve Sünnet ondan razı olmuş, evliyaurrahman ondan razı olmuş; bize düşen de ondan razı olmak ve kendisine hürmet etmektir.
> Hiçbir alimin, ilmi ne kadar fazla olursa olsun, Hz. Ebubekir’i tenkit etme hak ve salahiyeti yoktur. Zaten ilmi, irfanı, idraki, insafı olanlar Siddiyk efendimizi tenkitten ve tahfiften hayâ ederler.
> Böyle bir şey büyük had nâ şinaslık (kendini bilmezlik) olur.
> Alim bir kimsenin beyanlarında ve yazılarında doğruların bulunması, onun hatalarını ve yanlışlarını mazur göstermez. Allah cümlemize adalet, insaf, edeb ve büyüklere merbutiyet nasib buyursun.
> M. Şevket Eygi

Alıntıdır
 

Son düzenleme:
out of whack

out of whack

© ◄ Ayarsız..! ►
Forum Administrator
Nerelerdesin kaçak @Münzevi bitmedi mi inzivan ortalığı karıştırıyorsun sonra kayboluyorsun sadece ?
 

Münzevi

Münzevi

KF Ailesinden
Özel Üye
Neyse efendim medrese okumuş biri olarak Nureddin Hoca'yı anliyorum. Onu eleştirenlerin yaralarını da biliyorum. Mesele tahrifat meselesiyse ben söyliyeyim; sevdiğim biri olan Cübbeli Ahmet Hoca, bence bazi hatilari olan Nureddin hocadan daha çok tahrif yapiyor. Yine mesela Ibn arabinin bazi ifadeleri te'vil götürmez. o kesimden ibn arabiye yönelik elestiriler neden kısık geliyor?Ya yine çok sevdiğim bir hoca olan bayram ali hocanin o ifadeleri? Kimi atlayip kimi elestiriyoruz yaa? Ben size daha çok alim sayabilirim ama kelle avcisi gibi hoca avcisi olmaya gerek yok.. Cümle cıbbızcılığina da hiç gerek yok.

Çok zoruma gidiyor yapilanlar. Allah hepimizi affetsin.

@sahasan burdayiz abi.
 

Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Similar threads


Üst