Peygamber efendimizin kısa kıssaları

  • Konbuyu başlatan Kayıtsız Üye
  • Başlangıç tarihi
kalpteniman

kalpteniman

KF Ailesinden
Özel Üye
#24
Beş şeyden evvel beş şeyi Ganimet bil.
Ölümünden evvel hayatını, Hastalığından evvel sıhhatini,
Meşguliyetinden evvel ferağ halini,
İhtiyarlığından evvel gençliğini,Fakirliğinden evvel zenginliğini
Ganimet bil onlardan istifadeye çalış.
Cami'us-sağir.
 
İ

İsimsiz

Ziyaretçi
#25
Peygamber Efendimizin Kıssaları

-Hz. Muhammed’in Gülümsemesi-

Bir gün Resulullah (s.a.v) gülümseyerek göğe bakıyordu, bir adam Hz. Muhammed’in gülmesinin sebebini sorunca Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdular: Evet göğe bakıyordum, iki melek, kendi yerinde ibadetle meşgul olan mümin bir kulun gece gündüz yaptığı ibadetlerinin mükafatını yazmaları için yeryüzüne indiler, fakat onu, hasta olduğundan dolayı ibadetgahında bulamayınca göğe çıkıp Hak Teala’ya şöyle arz ettiler: Ey Rabbimiz! Biz o mümin kulun ibadetini yazmak için her zamanki gibi onun ibadetgahına gittik, fakat onu orada bulamadık, hasta yatağına düşmüştü.

ALLAH-u Teala, o meleklerin cevabında şöyle buyurdu: O mümin kul, hasta yatağında olduğu sürece, her gün ibadetgahında olduğu zaman ona yazdığınız her günün sevabı miktarınca ona sevap yazın. Hasta yatağında olduğu müddetçe onun hayır amellerinin mükafatı bana aittir; onun mükafatını ben vereceğim.

-Turfanda Hurma-

Bir gün bir sepet hurma getirip:

Buyur ya Resulullah turfanda hurma, dediler. Peygamberimiz, “Hurmalar oldu mu ki?” diye sordu. Hayır, olmadı; ama bizim bahçemiz sıcak bir dere içinde bu yüzden ilk hurma bizde erişir. Kimse yemeden size getirdik ki en önce siz yiyesiniz turfanda hurmayı. Peygamberimiz uzakta oynayan çocukları gösterdi, “götürün bu turfanda hurmaları şu oynayan çocuklar yesinler. Ben komşularımın yemediğini yemem. Ne zaman komşularımız da hurma yemeye başlarsa işte o zaman ben de gönül rahatlığı içinde hurma yiyebilirim.” buyurdu.

-Mal benim borç Resulullah’ın-

Peygamberimiz yoksullara yardım etmeyi çok severdi. Yine bir gün davet ettiği muhtaçlara önceden hazırladığı yardımı sırayla dağıtmış, alanlar da dağılıp gitmişlerdi ki, tam o sırada bir başka yoksul uzaklardan koşarak gelip kendisine verilecek bir şey kalmadığını anlayınca üzülmüştü. Peygamberimiz üzülen bu yoksula, “Üzülme.” dedi: “Sana da bir çare bulabiliriz.” Bulduğu çareyi de şöyle açıkladı: “Buradan doğruca Medine çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkanlara gir, ne lazımsa al, sonra da de ki: “Mal benim, borç Resulullah’ındır! Yeter ki çocuklarını sevindir, sen de üzülme!”

Adam ‘Olur mu böyle bir şey?’ demek isteyince, Efendimiz onu dükkanlara doğru yönlendirirken tembihini tekrarladı. “Unutma!” dedi, “Mal benim borç Resulullah’ın, diyeceksin. Mal sana, ödemesi bana ait olacaktır.” buyurdu.

-İki Deve-
Esirlerden Cüveyriyye hatunun babası Haris Bin Ebi Dırar, kızını kurtarmak için birçok deve getirirken, iki deveye kıyamayıp, şehre yakın yerde sakladı. Resulullah'la buluştukta, bunları alıp, "Kızımı bana ver !"dedi.
Resulullah: "Hani, filan yerde sakladığın iki deve?" buyurunca, Haris hayran olup, "Ya Resulallah, benim onları sakladığımı Allah'tan başka bir ferd bilmezdi" deyip, kendisi, iki oğlu ve kavminden nice kimseler imana geldi.
O iki deveyi de getirip verdi. Kızı da imana geldi. Daha sonra da Resululahın hanımı olmakla şereflendi.

-Hz. Peygamberin Devesinin Kaybolması-
Müreysi gazadan dönüşte, bir gece konakladıkları yerde büyük bir fırtına çıktı. Bu fırtına sebebiyle, Resulullahın bindiği deve kayboldu. Zeyd bin Lusayt adlı münafık, Muhammed devesinin nerede olduğunu bilmezken, Rifa'a'nın ölümünü nereden bilir dedikte, Cebrail aleyhisselam gelip, Zeyd'in sözünü ve devenin yerini bildirdi.

Resulullah: "Ben gaybı bilemem, Allah bilir. Lakin Allahü teâlâ bana o münafıkın sözünü ve devenin yerini haber verdi. İşte filan yerdedir ve yuları ağaca takılmıştır" buyurdu.
İşitenler doğru oraya koşup, deveyi buyurulan yerde, buyurulduğu şekilde bulup getirdiler. Zeyd imana geldi.
 
İ

İsimsiz

Ziyaretçi
#26
Gerçekten güzel. Bende projemde kullanacağım. Kısa, mısa..Ne farkeder! Emeği geçenlere teşekkür ediyotum.. :)
 
İ

İsimsiz

Ziyaretçi
#27
Çok teşekkür ederim, projemde çok yardımcı oldunuz. Sağ olun. Kısa, mısa ne fark eder!Hepside süper ellerinize sağlık sağ olun.\:)\;)
 
B

bahar kılıç

Ziyaretçi
#28
Peygamber efendimizin kısa kıssaları varmı elinizde yazar mısınız acil?
peygamber efendimiz ashabına buyurdki size allahın derecelerini ne ile yücelttiğini haber vereyimmi dedi buyur ya resulallah demişler ,efendimiz buyurmuş sana haksızlık edeni sen af edersin sana vermeyene sen verirsin seninle ilişkisini keseni akrabalarını sen ziyaret edersin
 
İ

İsimsiz

Ziyaretçi
#30
Ya Tamam Teşekkürler de Bana Kısa Bir Kıssa Lazım Gerçekten Sitenize Girdim Kısa Kıssalar Yazdığı İçin Kalbimi Kırdınız Gerçekten Sizin Yüzünden Zaman Kaybı Yaptınız Bana Ya Biraz Kısa Kıssa Da Bulabilirsiniz
Allahim zaman kaybi diyor en azindan bilgi ogrendin veled akilli ol zaman kaybi diyor veled ya
 
4

444

Yeni Üye
Acemi
#33
Bir gün bir sepet hurma getirip:

Buyur ya Resulullah turfanda hurma, dediler. Peygamberimiz, “Hurmalar oldu mu ki?” diye sordu. Hayır, olmadı; ama bizim bahçemiz sıcak bir dere içinde bu yüzden ilk hurma bizde erişir. Kimse yemeden size getirdik ki en önce siz yiyesiniz turfanda hurmayı. Peygamberimiz uzakta oynayan çocukları gösterdi, “götürün bu turfanda hurmaları şu oynayan çocuklar yesinler. Ben komşularımın yemediğini yemem. Ne zaman komşularımız da hurma yemeye başlarsa işte o zaman ben de gönül rahatlığı içinde hurma yiyebilirim.” buyurdu
 
4

444

Yeni Üye
Acemi
#34
Mal benim borç Resulullah’ın-

Peygamberimiz yoksullara yardım etmeyi çok severdi. Yine bir gün davet ettiği muhtaçlara önceden hazırladığı yardımı sırayla dağıtmış, alanlar da dağılıp gitmişlerdi ki, tam o sırada bir başka yoksul uzaklardan koşarak gelip kendisine verilecek bir şey kalmadığını anlayınca üzülmüştü. Peygamberimiz üzülen bu yoksula, “Üzülme.” dedi: “Sana da bir çare bulabiliriz.” Bulduğu çareyi de şöyle açıkladı: “Buradan doğruca Medine çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkanlara gir, ne lazımsa al, sonra da de ki: “Mal benim, borç Resulullah’ındır! Yeter ki çocuklarını sevindir, sen de üzülme!”

Adam ‘Olur mu böyle bir şey?’ demek isteyince, Efendimiz onu dükkanlara doğru yönlendirirken tembihini tekrarladı. “Unutma!” dedi, “Mal benim borç Resulullah’ın, diyeceksin. Mal sana, ödemesi bana ait olacaktır.” buyurdu.[/QUOTE]
 
4

444

Yeni Üye
Acemi
#35
  1. -İki Deve-
Esirlerden Cüveyriyye hatunun babası Haris Bin Ebi Dırar, kızını kurtarmak için birçok deve getirirken, iki deveye kıyamayıp, şehre yakın yerde sakladı. Resulullah'la buluştukta, bunları alıp, "Kızımı bana ver !"dedi.
Resulullah: "Hani, filan yerde sakladığın iki deve?" buyurunca, Haris hayran olup, "Ya Resulallah, benim onları sakladığımı Allah'tan başka bir ferd bilmezdi" deyip, kendisi, iki oğlu ve kavminden nice kimseler imana geldi.
O iki deveyi de getirip verdi. Kızı da imana geldi. Daha sonra da Resululahın hanımı olmakla şereflendi.

-Hz. Peygamberin Devesinin Kaybolması-
Müreysi gazadan dönüşte, bir gece konakladıkları yerde büyük bir fırtına çıktı. Bu fırtına sebebiyle, Resulullahın bindiği deve kayboldu. Zeyd bin Lusayt adlı münafık, Muhammed devesinin nerede olduğunu bilmezken, Rifa'a'nın ölümünü nereden bilir dedikte, Cebrail aleyhisselam gelip, Zeyd'in sözünü ve devenin yerini bildirdi.

Resulullah: "Ben gaybı bilemem, Allah bilir. Lakin Allahü teâlâ bana o münafıkın sözünü ve devenin yerini haber verdi. İşte filan yerdedir ve yuları ağaca takılmıştır" buyurdu.
İşitenler doğru oraya koşup, deveyi buyurulan yerde, buyurulduğu şekilde bulup getirdiler. Zeyd imana geldi
.
 
Ç

Ç. A. Bahar

Ziyaretçi
#37
Ya Tamam Teşekkürler de Bana Kısa Bir Kıssa Lazım Gerçekten Sitenize Girdim Kısa Kıssalar Yazdığı İçin Kalbimi Kırdınız Gerçekten Sizin Yüzünden Zaman Kaybı Yaptınız Bana Ya Biraz Kısa Kıssa Da Bulabilirsiniz
Tamam da sende hemen kolaylık yapıp kısa kısa yazarsan, hayatta hiç başarılı olamazsın. Üşengeçliğin bu kadarı da olmaz! Sonra Türkiye neden hep çakma yapıyor. Ülkenin yarısından çoğu ''senin'' gibi olunca, başka bir şey beklenebilir mi zaten? Sizin gibilerin hemen silkelenip kendisine gelip, çok çalışması lazım. \:mad:
 
Üst