Namaz Kılmayanla Evlenilir mi?

  • Konbuyu başlatan Hatice Kübra
  • Başlangıç tarihi
H

Hatice Kübra

Ziyaretçi
#1
iyi günler ben namazlarımı 5 vakit kılıyorum hamdolsun, evlilik vaktimizde geldi bir beyefendiyle görüştük fena değil iyi bir aileye benziyorlar ancak aday namzeti 5 vakit namaz kılmıyor cumadan cumaya kılıyormuş ve sigara kullanıyormuş ben bu beyefendiyle evlenmeyi düşünürsem mesul olurmuyum ne yapmalıyım?
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
KaraHilal

KaraHilal

Çalışkan Üye
#2
Öncelikle Allah inşaAllah sizi hayırlı biriyle karşılaştırsın ve ailenizi ve neslinizi namaz kılanlardan eylesin. Namaz kılmayan biriyle sigara kullanan biriyle ya da içki içen biriyle evlenmek ile alakalı daha önce sorulmuş sorular ve yanıtlarını konu altında yazacağız inşaAllah.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Mukeka

Mukeka

KF Ailesinden
Özel Üye
#3
iyi günler ben namazlarımı 5 vakit kılıyorum hamdolsun, evlilik vaktimizde geldi bir beyefenyle görüştük fena değil iyi bir aileye benziyorlar ancak aday namzeti 5 vakit namaz kılmıyor cumadan cumaya kılıyormuş ve sigara kullanıyormuş ben bu beyefendiyle evlenmeyi düşünürsem mesul olurmuyum ne yapmalıyım?
Namaz kılmayan birisine kız vermek eşeğe beşi bir yerde takmak gibidir.
Allah'a verdiği ahdi yerine getirmeyen bir kişi eşine verdiği sözü yerine getirir mi bilemem. Namaz kılmayan birisi beş vakit Allahü Tealaya isyandadır. Beş kuruş para için, insanlara yaranmak için kırk takla atan insan neden her şeyini borçlu olduğu rabbine namaz kılarak şükür etmez.

Not: Evlenecek kardeşlerimiz iş resmiyete dökülmeden istihare namazı kılarak İstihareye yatsınlar. Rüyasında çıkacak sonucu bir Ehli sünnet Alım hocaya anlatsinlar.Sonuç ne çıkarsa çıksın anlatın. (Gördüğünüz rüyanın içeriği güzel mi, kötü mü, renk olarak hangi renkleri gördünüz vs.)
 
Son düzenleme:
KaraHilal

KaraHilal

Çalışkan Üye
#4
Dini görevlerini eksiksiz yapmaya çalışan bir kadınla namaz kılmayan ve alkol kullanan bir erkeğin evlenmesi caiz midir? Evlilikte denklik nasıl olmalıdır?

Değerli kardeşimiz,

Caiz olup olmaması ayrı bir konu, anlaşıp anlaşamamanız ise başka bir konudur.

İkiniz de Müslüman olduğunuza göre evlenmenizin bir mahzuru olmaz, "caiz" diyebiliriz. Fakat inanç birliği geçim için yeterli değil. İnandıklarınızı hayata geçirmeniz, yaşamanız, uygulamanız önemlidir.

Çünkü Peygamberimiz (asv)'in belirttiği gibi küfüv/denk değilsiniz. Evlilikte güzellik, asalet, mali durum ve dini yaşantı gibi dört temel tercihi nedeni olduğunu ifade eden Peygamberimiz (asv), "Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun." (İbni Mâce, Nikâh 6) derken, aynı inancı paylaşmakla birlikte, "dini, hayata geçirmede" ortak bir özelliğin bulunmasına dikkat çekiyor.

Siz dini görevlerinizi eksiksiz yerine getirmeye çalışırken, evleneceğiniz kişi dinin en önemli emirlerinden biri olan namazı kılmıyor, yine dinin kesin olarak yasakladığı alkol kullanmaya devam ediyorsa, aranızda ciddi ayrılık vardır.

Siz ezanı duyar duymaz seccadenizin başına geçerken, evleneceğiniz kişinin, "ezanda kulağı, namazda gözü" "kullukta birliktelik" kuramıyorsunuz demektir. Bu yönüyle paylaşımınız kısıtlanır, farklı dünyaların insanı olursunuz.

Bir de alkol kullanıyorsa, nasıl rahat edeceksiniz, durumunu nasıl normal karşılayacaksınız? Aynı sofrada oturup içinizin çektiği gibi, gönlünüze göre yemek yiyebilecek misiniz? Üstelik sizden içki servisi isterse, bunu nasıl yapacaksınız? Buna inancınız izin verecek mi?

Çünkü Peygamberimiz (asv), içki servisi yapanla içeni günah bakımından aynı görüyor.

Görüldüğü gibi, daha şimdiden peşi peşine problemler çıkıyor, aykırılıklar oluşuyor, aranızda iletişim bozuklukları görülüyor.

Bunun için o kişi kendine uygun birisini bulur, siz de kendinize göre birisiyle evliliğe adım atarsınız.
 
KaraHilal

KaraHilal

Çalışkan Üye
#5
Evlenilecek eşlerde aranan vasıflar nelerdir? Namaz kılmayan kişi ile evlenilir mi?

Değerli kardeşimiz,

Erkeğin, evleneceği kızı seçmesi, kız velisinin de damat adayını seçmek için dikkatli davranması, kurulacak yuvanın selâmeti ve doğacak çocukların sıhhati ve terbiyesi açısından çok mühimdir. Gelin ve damat namzetlerinin tayininde dikkatli olunmasını tavsiye eden Sevgili Peygamberimiz (asv),

"İnsanlar iyilik ve kötülükte madenler gibidir."(1)

buyurarak bizleri ihtiyata davet etmektedir. Hz. Ömer (ra), kendisine çocuğun babası üzerindeki hakkını soran bir oğluna şu üç şeyi sayar:

"Temiz ve iyi ahlâklı bir anne seç, güzel bir isim koy ve ona Kur'ân öğret." (2)

Her şeyden önce, evlilikte esas maksat hayırlı bir neslin vücuda gelmesidir; insanın bazı muhtemel günahlara girmesine mani olması ve düzenli bir hayata kavuşması için de ayrıca ehemmiyeti vardır. Yoksa sırf nefsin arzusundan kaynaklanan ve sadece geçici bazı zevklerin tatmini düşüncesine dayanan bir teşebbüsün, ilerisi için devamlı bir rahatsızlık unsuru olacağı şüphesizdir.

İmam-ı Gazali dinimizin bu husustaki prensiplerini sayarken ilk iki maddeye şu iki maddeye dikkat çekmiştir:

1) Dindarlık,

2) Güzel ahlâkı (3)

Aile yuvasının ileride bozulmaması için eşler arasındaki denklik büyük ehemmiyet arz etmektedir. Dindar bir kız ile hevaî bir erkeğin denk olmayacağı muhakkaktır. Böyle bir evliliğin ileride bozulma ihtimali kuvvetlidir. Çünkü dünyaları ayrı iki insan arasında uyumun sağlanması çok defa mümkün olmamaktadır.

Aynı şekilde, dindar bir erkeğin, dindar olmayan, davranış ve hareketlerini İlâhî emirlere göre tanzim etmeyen bir kadınla evlenmesi ve hayat arkadaşlığı kurması, beraberinde pekçok problem getirdiği gibi, böyle bir yuvanın da devamı zor olur. İşte İslâmiyet, sonradan olabilecek hadiseleri önceden tedbir olarak engellemektedir. Böylece cemiyet nizamını sağlam esaslar üzerinde devam ettirmektedir.

Bu hususa dikkatimizi çeken Peygamberimiz (a.s.m.) mü'minlere şu tavsiyede bulunur:

"Kadınlarla dört hasletleri için evlenilir: Malı için, asaleti için, güzelliği için ve dini için. Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun."(4)

Kadının diğer vasıfları yanında, bilhassa dinî cihetine ağırlık verilmesi bir Peygamber tavsiyesidir. Dolayısıyla, Müslümanın da göz önüne alması gereken en hayatî noktadır.

Peygamberimiz (asv), Hz. Ömer (ra)'in "İhtiyacımızı gidermek için ne gibi mal elde edelim?" diye sorması üzerine, şu tavsiyede bulunurlar:

"Malın en faziletlisi zikreden bir dil, şükreden bir kalb ve âhireti ile ilgili (İslâmî hizmetlerde) ona yardım eden imanlı bir hanım."(5)

Kocasına İslâmî hizmetlerde destek olan hanımı, Peygamberimiz (asv), dünya servetinin en mühimlerinden birisi saymıştır.

Bu noktadan sık sık ikazlarda bulunan Peygamberimiz (asv) şu sözlerinde daha da dikkatli davranılmasını istemektedir:

"Kadınları (sırf) güzellikleri için nikahlamayınız, çünkü onların güzellikleri onları tehlikeye atabilir. (Sadece) malları için de nikahlamayınız. Çünkü mallar onları azdırabilir. Dindar olanını nikahlayın. Şüphesiz, burnunun bir kısmı kesik, kulağı delik ve teni siyah dindar bir cariye, dindar olmayan bir kadından efdaldir."

Evlenecek kadında dindar olma şartı arandığı gibi, kız velîsinin de erkekte öncelikle dinî tarafını araması bir vazifedir. Kızlarını verecekleri adamda sadece güzellik, zenginlik ve makam gibi üstünlükler arayıp, dinî cihetine itibar etmeyen kimseler, bozgunculuğa ve fitneye meydan vermiş olurlar.

Kızının talipleri olan bir adam Hasan-ı Basrî'ye gelerek "Kızımı nasıl bir kimseye vereyim?"diye fikrini sorar. Hasan-ı Basrî de, "Allah'tan korkan bir adama ver. Çünkü böyle bir kimse kızını severse ona iyilikte bulunur, şayet ondan nefret duyacak olsa zulmetmez." buyururlar.(6)

"Şer'an, koca karıya küfüv olmalı, yani birbirine münasip olmalı."diyen Bediüzzaman Hazretleri de devamında, "Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi diyanet noktasındadır. Ne mutlu o kocaya ki, kadınının diyanetine bakıp taklit eder, refikasını hayat-ı ebediyede kaybetmemek için mütedeyyin olur. Bahtiyardır o kadın ki, kocasının diyanetine bakıp 'Ebedî arkadaşımı kaybetmeyeyim' diye takvaya girer." demektedir.(7)

Her iki taraf dindarlık cihetini nazara aldıktan sonra, tabiî olarak, diğer yönlere de ehemmiyetine göre yer verir. Kadında aranan başka bir vasıf da iyi huylu ve temiz ahlâklı olmasıdır. Zaten dinî hayatına dikkat eden kadınların ekserisi, İslâm ahlâkını yaşamaya çalışacaktır.

Kadının erkek hakkında fikir ve tercihi de unutulmamalı, ihmal edilmemelidir. Çünkü ömür boyu sürecek ve sonsuz hayatta da devam edecek bir beraberlik olacaktır.

Dikkate alınması gereken diğer bir husus da, kadının mehrinin az olmasıdır. Yani fazla masrafa yol açmayan bir çevreden alınmasıdır. Bugün hâlâ bazı bölgelerimizde bir cahiliye âdeti olan başlık parası,nikâh yolunun kapanmasına sebep olmaktadır.

İslâm âlimleri, hayırlı ve faziletli bir namzetin fakirliğinin karı-koca arasındaki denklige mâni ve nikâha zarar veren bir durum olmadığını açıklamaktadırlar. O halde, eşler arasında karşılıklı rıza olduktan sonra, zenginlik ve fakirlik noktasındaki bir dengesizlik, evliliğe ciddî bir engel teşkil etmez.

Bunun yanında, dindarlığı ve ahlâkı istenen vasıfta olduktan sonra, kadının zengin bir aileden olması, malî cihetten yeterli bulunması da ayrı bir tercih sebebi olabilir. Hadiste de bu şık ayrı bir hususiyet olarak zikredilmiştir.

Dipnotlar:

1. Müsned, 2: 539.

2. Terbiyetü'l-Evlâd, 1: 38.
3. ihya, 2: 38.
4. İbni Mâce, Nikâh: 6.
5. Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'ân.- 48, IbnİMâce, Nikâh: 5.
6. İhya, 2: 43.
7. Lem'alar, s. 186.

(Mehmet Paksu, Kadın, Aile, Hayat, Nesil Yayınları)
 
KaraHilal

KaraHilal

Çalışkan Üye
#6
Moderatörün son düzenlenenleri:
SETR

SETR

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
#8
Merhaba kardeşim öncelikle kunfeyekun a hoşgeldiniz. @KaraHilal konu hakkında gereken bilgileri güzelce yazmış sağolsun.
@Mukeka kardeşimiz biraz sert yazmışsa da acı ama gerçek yazmış. Çünkü evlilik gibi insanın hem dünya hem ahiret hayatını etkileyen bir işte namaz kılmayan biriyle devam etmek büyük sıkıntılara sebebiyet verebilir.

İlk olarak soru çok can alıcı evleneyim mi dememişsiniz, mesul olur muyum demişsiniz, bu harika bir düşünce yapısı keşke yeni evlenecek kardeşlerimizin hepsi bu hassasiyeti taşısalar. Çünkü özellikle mütedeyyin dindar nesli evlilikten korkutan ahirzaman fitnesini her yerde gördükleri için hakiki dindar bir eş bulamayacaklarını düşünmeleri ve daha da zoru evlenecekleri kişinin huy ve mizaç gibi fıtratlarını bilmemeleridir. İşte tam da bu noktada mesuliyet başlıyor; biz evleneceğimiz kişinin namazlı abdestli tesettürlü olması gibi dini vecibelerini araştırıp tercih edersek ve yine de çok fena huyları olan bir eşe denk gelirsek bu rabbimizin imtihanıdır der sabra çalışabiliriz ve ahiret noktasında mesuliyetten kurtuluruz.
Ama namaza başlayacak deyip evlenirsek ve başlamazsa bu bizi mesul edebilir. Hem 5 vakit namaz hacca gitmek gibi uzun zaman beklenecek ve şartları takip edilecek zor ve külfetli birşey de değildir.

Hasılı kelam eğer gönlünüze yattıysa ki yatmasa sormazsınız, aday beyefendiye söyleyin hemen şimdi namaza başlasın ve bence üç ay boyunca beş vakit namaz kıldıktan sonra tekrar onunla görüşün ve kararınızı namaz kılan biriyle evlenmek olarak vermiş olun mesuliyetten kurtulmuş ve mutlu mesud olun inşaAllah.

Unutmadan üç ay sonra evlenirsiniz tekrar namazı bırakabilir, ya da şimdi evleneyim kalbi temiz ilerde kılar derseniz bunlar ayrı konulardır şahsi düşünceniz olarak kalır, zira şeriat kalbe bakmaz ve bakamaz, şeriat zahire bakar ve hükmünü ona göre verir.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Ömeroğlu

Ömeroğlu

Yeni Üye
Acemi
#10
Bir çok kişiye ağır gelir bu yazı belki ama konu önemli olduğu için gayet açık belirticem durumu. Müslüman kelimesinin anlamı teslim olandır. Teslim olan bir insanın Allahın emirlerini yapmaması söz konusu olamaz. Zaten eğer yapıyorsa teslim olan değildir yani arapça adıyla müslüman değildir. Buna göre verin kararınızı. Müslüman müslümanla evlenir.
 
sahasan

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#11
Bir çok kişiye ağır gelir bu yazı belki ama konu önemli olduğu için gayet açık belirticem durumu. Müslüman kelimesinin anlamı teslim olandır. Teslim olan bir insanın Allahın emirlerini yapmaması söz konusu olamaz. Zaten eğer yapıyorsa teslim olan değildir yani arapça adıyla müslüman değildir. Buna göre verin kararınızı. Müslüman müslümanla evlenir.
@Ömeroğlu öncelikle kun feyekun a hoşgeldiniz. Konuya yazdığınız mesajdan direk namaz kılmayanlar kafirdir gibi bir mana akla geliyor bu ise tekfircilerin çokça istimal ettiği vartalı bir yol olur. Namaz kılmamak ayrıdır namazı kabul etmemek apayrıdır.
Konu namaz kılmayanla evlenmek ile ilgili mevzu dağılmasın lütfen namaz kılmayan kafir olur mu ile ilgili forumda başka konular var oradan devam edebilirsiniz:

http://www.kunfeyekun.org/forum/kf/namaz-kilmayan-kafir-mi-olur.40139/

http://www.kunfeyekun.org/forum/kf/ey-namaz-kilmayan-kimse.2805/

http://www.kunfeyekun.org/forum/kf/her-namaz-kilmayan-kafir-olmaz-ama-kafirler-namaz-kilmaz.21198/
 
B

beynamaz

Ziyaretçi
#12
Namaz kılmayan kafir olmaz ama kafirlerde namaz kılmaz demiş büyük bir alim, bir diğeride biz namaz kılarız namaz bizi insan kılar demiştir buralardan hareketle namaz kılmak çok önemli.
 
E

evlenme

Ziyaretçi
#13
Evlenme kardesim namaz kilmayanla evlenme, namaz kilanla evlen beynamazla evlenipe napacan namaz muminin miracidir basinin tacidir , kainatta en önemli hakikat imandir, imandan sonra namazdir, namaz kilmayan haindir...
 
A

Arif Hoşça

Ziyaretçi
#14
Evlenen müslüman bir çift sadece beş on kırk elli senelik muayyen ve zahmetli dünya hayatı için bir araya gelmiş değildir, bu evlilik Allah ın rızasını kazanma yolunda Resulunun sünnetine uyarak bir adım daha atmak ve ebedi sonsuz ahiret hayatında cennette beraber olacağı yol arkadaşına bu dünyada ünsiyet kurmaktır.
Bu noktadan bakılırsa ebedi hayatta birlikte olmayı alemine almamış namazsız biriyle bu yola çıkmak maça bir sıfır yenik başlamak olacaktır.
 
Ömeroğlu

Ömeroğlu

Yeni Üye
Acemi
#15
Hoşbulduk teşekkür ederim. Amacım konu dagıtmak değil konuyu uzatmadan kısa yoldan anlatmaktı sadece. Tekfircilerle alakam olmadığını belirtmek isterim ilk önce. Kuranda 2 çeşit iman eden var
1. İmanıyla Hayır kazanmadığı için imanı kendisine Hayır vermeyen (Enam 158)
2. Takva sahibi olan ve cennetlik olan (Ali İmran 15)
Çok fazla âyet var ama kimse âyet olmadan kafasına göre konuşuyo demesin diye biter âyet verdim sadece. Neyse 1. Grup imanı kendisine fayda vermeyenler eğer Allaha ve emirlerine teslim olsalardı 2. Gruba dahil olurlarsa zaten. Teslim olmadıkları için imanları kendilerine fayda vermiyor. Burada anlatmaya çalıştığım, iman eden yani inanan olmakla teslim olan olmak yani müslüman olmak arasında fark var. Sorunun cevabını kısa yoldan vermiştim sadece ben. Kişi namaz kılmıyorsa teslim olmamıştır zaten bunun başka açıklaması yok. Soruda namaz kılmayanla evlenilirmiydi zaten. Konu saptırmanın aksine isabetli bir cevap verdiğini düşünüyorum.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

Benzer konular

Üst