Günün Ayeti

  • Konuyu başlatan YİĞİDO
  • Başlangıç tarihi
Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise şeytan yolunda savaşırlar. Öyle ise ey müminler haydi, şeytanın taraftarlarıyla muharebe edin. Şeytanın hilesi, cidden zayıftır."
[Nisa Suresi 4,76]
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
Bütün rızıkları veren o Allah'tır ki...
05 Aralık 2011 / 04:36
Günün Ayet-i Kerime meali...

Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Zariyat Sûresi 58. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:
Bütün rızıkları veren o Allah'tır ki, sarsılmaz ve karşı konulmaz kuvvet sahibidir.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Baksana o kimselere ki, savaş zamanı değilken kendilerine: "Savaşa sebebiyet vermeyin, namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin!" denilmişti. Sonra onlara savaşma farz kılınınca, onlardan bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkarcasına, hatta daha fazla korkup şöyle diyorlar: "Ya Rabbenâ, niçin bize harbi farz kıldın? Bize biraz daha mühlet verseydin ya!" Onlara de ki: "Dünya zevki pek azdır, âhiret ise günahlardan sakınanlar için sırf hayırdır ve size kıl kadar olsun haksızlık yapılmaz.""
[Nisa Suresi 4,77]
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Kim Resûlullah'a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim itaattan yüz çevirirse aldırma, zaten seni üzerlerine bekçi göndermedik ki!"
[Nisa Suresi 4,80]
 

S

Sirdugumu

Üye
Üye
Allah faizi mahveder,sadakayı bereketlendirir
10 Aralık 2011 / 04:32
Günün Ayet-i Kerime meali...

Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Bakara Sûresi 276. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:
Allah fâizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
Yüzünü doğu-batıya çevirmek erginlik değil
13 Aralık 2011 / 04:48
Günün Ayet-i Kerime meali...

Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Bakara Sûresi 177. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:
Yüzlerinizi bâzen doğu, bâzen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitâba ve bütün Peygamberlere îmân edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksul- lara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esîrleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekâtı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Kur'ân'ı gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer Kur'ân Allah'tan başkasına ait olsaydı, elbette içinde birçok tutarsızlıklar bulurlardı."
[Nisa Suresi 4,82]

Bu gibi yerlerde münâfıkların ve zayıf inançlı kişilerin hataları dile getirilirken, bu yanlışların kaynağının, Hz. Muhammedin Allah'tan gelen bir elçi ve Kur'ân'ın, Allah'ın kitabı olması konusundaki şüpheleri olduğu bildirilir. Allah Teâla onları Kur'ân'ı iyice incelemeye dâvet ediyor. Gerçekten, iyi düşünen insan şu hakikati anlamakta gecikmez: 23 yıl gibi uzun bir dönemde, çok çeşitli durumlar sebebiyle ve son derece farklı konularda yavaş yavaş tamamlanan bir metnin içinde tutarsızlık olmaması mümkün değildir. Bir insan ne kadar akıllı olursa olsun bunu başaramaz. Öyle ise bu kitap ancak Allah'ın eseri olabilir.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . . "Artık Allah yolunda cihad et! Sen ancak kendinden sorumlusun. Müminleri de buna teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin savletini uzaklaştırır. Allah en güçlü ve cezalandırması da en çetin olandır."
[Nisa Suresi 4,84]
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Yaptıkları bunca cürüm sebebiyle Allah kendilerini başaşağı getirdiği halde, durum bu kadar belli iken, ne diye münafıklar hakkında hüküm verirken kalkıp birbiriyle çekişen iki fırka haline geliyorsunuz? Allah'ın saptırdığını siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Her kimi Allah şaşırtırsa, artık sen ona yol bulamazsın."
[Nisa Suresi 4,88]


Münâfıkların içleri dışlarından başka olduğu ve farklı yerlerde farklı durumlar alabildikleri için, onlar hakkında karar verecek kimseler ihtilaf ederler. O münafıklarla akrabalık, kabile birliği, ticari ortaklık, arkadaşlık gibi bağlar da müminleri etkileyebiliyordu.

Allah onlara Hz. Peygamber (a.s.m), İslâm ve müslümanlarla iç içe olma imkânı verdiği, onlar da zahiren müslüman göründükleri halde, birtakım hesaplarla, kalblerinden eski küfür ve inkârlarına döndükleri için, onlar hakkında "başaşağı, tepetaklak olma" tabiri, hallerini ifade edecek en mükemmel tabirdir.

Bellidir ki Allah onları münafık olarak "başaşağı" yaratmış değildir. Fakat onlar, iman tarafında olmaları için, bunca kuvvetli sebepler varken, irade ve tercihlerini hep inkâr tarafına kullanınca, bütün işleri güçleri, kazandıkları o yönde olunca, kendilerinin ısrarla istedikleri durum meydana gelmiş, varlığa koyduğu kanuna göre de Allah dalaletlerine izin vermiş ve yaratmıştır.

Oysa münâfıkları keşfetmek zor değildir: Uhrevî hayır ile dünyevî çıkarları çatıştığında âhireti bırakıp o çıkarı tercihleri, İslâmiyetleri ile menfaatleri karşı karşıya gelince İslâma hizmet ve fedâkarlık tarafında yer almamaları kesin bir ölçüdür. Allah bu ölçüyü kullanmayı hatırlatıp, münâfıklar yüzünden müminlerin birbirlerine düşmelerini menediyor.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Müminin mümini öldürmesi olacak iş değildir, ancak yanlışlıkla olursa başka. Kim yanlışlıkla bir mümini öldürürse, mümin bir esir (köle) âzad etmesi ve öldürülenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir; ancak onlar diyetten vazgeçip bağışlarsa o başka. Eğer yanlışlıkla öldürülen, kendisi mümin olmakla birlikte, size düşman bir topluluktan ise, öldürenin mümin bir köle âzad etmesi gerekir. Eğer öldürülen, aranızda anlaşma bulunan bir topluluktan olursa, vârislerine teslim edilecek bir diyet ile mümin bir köle âzad etmesi gerekir. Bunları yapmaya gücü yetmeyenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için ardarda iki ay oruç tutması gerekir. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)."
[Nisa Suresi 4,92]

Keffaret olarak bir köleyi hürriyetine kavuşturmak Allah'ın hakkı, diyet ödemek de kul hakkını karşılamak içindir. Yanlışlıkla bir hayata son veren kimse, bir köleyi toplum içinde âdeta hayata kavuşturma ile o hatasını telâfi etmiş olmaktadır. Ölenin vârislerine verilecek diyet Hz. Peygamber (a.s.) tarafından yüz deve veya onun değeri olarak tesbit edilmiştir. Bu da çok ağır bir tazminat olup, aileye verdiği zararı telafi etme maksadına yöneliktir. Vârisler isterlerse miktarı hafifletebilirler. Köle âzad etme, diyet veya iki ay oruç ceza değil, suçun affedilmesi için birer keffarettir. Onun için katilin ayrıca vicdan azabı, pişmanlık duyup tövbe etmesi lâzımdır. Ceza olması halinde bunlar sözkonusu değildir.
 

Y

YİĞİDO

Üye
Kademeli
Güneş, ay, yıldızlar Allah’a secde etmektedir
23 Aralık 2011 / 04:27
Günün Ayet-i Kerime meali...

Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Hac Suresi 18. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:
Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar.
 

Eslem_Rufeyde

Eslem_Rufeyde

◄ كُن فَيَكُونُ ►
Özel Üye
"Sizden birinize ölüm (alâmetleri) gelip de: "-Ey Rabbim, beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de, sadaka versem ve salihlerden olsam" demeden önce size, rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) harcayın." (Münâfikûn, 63/10).
 

Eslem_Rufeyde

Eslem_Rufeyde

◄ كُن فَيَكُونُ ►
Özel Üye
Hiçbir iş hakkında "Bunu yarın yapacağım " deme.

Bunun yerine, "Allah dilerse (inşaallah) yarın bu işi yapacağım" de. Böyle demeyi unuttuğunda ise Rabb'ini an ve "Umarım ki, beni şimdikinden daha çok doğruya yaklaştırır" de.

(23-24/Kehf)
 

Nurun Ala Nur

Nurun Ala Nur

Düzenleyici
Moderator
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabalarınız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaretiniz, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Rasulünden ve O’nun yolunda CİHAD etmekten daha sevgili ise o halde, Allah emrini getirinceye kadar gözetleyin! Allah fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez!”

Tevbe 24
 

nazile

nazile

Çalışkan Üye
Kademeli
:gülüm:Onlar, inananlar ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşanlardır.

Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.


( Rad suresi 28 )
:gülüm:​
 

Thread starter Similar threads Forum Replies Date
sultan_mehmet Ramazan Arşivleri 0
sultan_mehmet Ramazan Arşivleri 0
sultan_mehmet Ramazan Arşivleri 0
sultan_mehmet Ramazan Arşivleri 1
sultan_mehmet Ramazan Arşivleri 0

Similar threads


Üst