Fethul Bâri'deki Allah'ın Sıfatları Ile Ilgili Açıklamalar

  • Konuyu başlatan İlim Talebesi
  • Başlangıç tarihi
İlim Talebesi

İlim Talebesi

KF Ailesinden
Özel Üye

قَوْله اسْتَوَى على الْعَرْش هُوَ من الْمُتَشَابه الَّذِي يُفَوض علمه إِلَيّ الله تَعَالَى
وَاتفقَ أهل السّنة وَالْجَمَاعَة على أَنه لَيْسَ المُرَاد بِالْيَدِ الْجَارِحَة
إِنَّ رَبَّهُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ القِبْلَةِ :وَفِيهِ الرَّدُّ عَلَى مَنْ زَعَمَ أَنَّهُ عَلَى الْعَرْشِ بِذَاتِهِ
وَلَيْسَ الْعَرْشُ بِمُوضَعِ اسْتِقْرَارِ اللَّهِ تَبَارَكَ اللَّهُ وَتَنَزَّهَ عَنْ مُشَابَهَةِ خَلْقِهِ
وَمَعَ ذَلِكَ فَمُعْتَقَدُ سَلَفِ الْأَئِمَّةِ وَعُلَمَاءِ السُّنَّةِ مِنَ الْخَلَفِ أَنَّ اللَّهَ مُنَزَّهٌ عَنِ الْحَرَكَةِ وَالتَّحَوُّلِ وَالْحُلُولِ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْء
وَالْأَوْلَى فِي هَذِهِ الْأَشْيَاءِ الْكَفُّ عَنِ التَّأْوِيلِ مَعَ اعْتِقَادِ التَّنْزِيهِ فَإِنَّ كُلَّ مَا يَسْتَلْزِمُ النَّقْص من ظَاهرهَا غير مُرَاد
النُّزُولُ مُحَالٌ عَلَى اللَّهِ لِأَنَّ حَقِيقَتَهُ الْحَرَكَةُ مِنْ جِهَةِ الْعُلُوِّ إِلَى السُّفْلِ وَقَدْ دَلَّتِ الْبَرَاهِينُ الْقَاطِعَةُ عَلَى تَنْزِيهِهِ عَلَى ذَلِكَ فَلْيُتَأَوَّلْ ذَلِكَ بِأَنَّ الْمُرَادَ نُزُولُ مَلَكِ الرَّحْمَةِ وَنَحْوُهُ أَوْ يُفَوَّضُ مَعَ اعْتِقَادِ التَّنْزِيهِ
وَقَالَ بن بَطَّالٍ تَضَمَّنَتْ تَرْجَمَةُ الْبَابِ أَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِجِسْمٍ
وَلَوْ قَالَ مَنْ يُنْسَبُ إِلَى التَّجْسِيمِ مِنَ الْيَهُودِ لَا إِلَهَ إِلَّا الَّذِي فِي السَّمَاءِ لَمْ يَكُنْ مُؤْمِنًا كَذَلِكَ إِلَّا إِنْ كَانَ عَامِّيًّا لَا يَفْقَهُ مَعْنَى التَّجْسِيمِ فَيُكْتَفَى مِنْهُ بِذَلِكَ كَمَا فِي قِصَّةِ الْجَارِيَةِ
قَوْلُهُ فِي السَّمَاءِ ظَاهِرُهُ غَيْرُ مُرَادٍ إِذِ اللَّهُ مُنَزَّهٌ عَنِ الْحُلُولِ فِي الْمَكَانِ


1-İstivâ müteşâbihtir, Manası Allaha havale edilir.

2-Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat yed(el) sıfatının uzuv olmadığında ittifak etmişlerdir.

3-''Rabbi kıble ile kişi arasındadır'' hadisi ''Bu hadiste Allahın Zatıyla Arşta olduğunu iddia edenlere Red vardır''

4-Arş , Allahın istikrar(yerleşme) yeri değildir.Allah yaratıklarına benzemekten , münezzeh ve mübarektir.

5-Bununla beraber Selefin İ'tikadı Allah'ın hareket, intikal, hülûl, mahlûkâtın içine girmek gibi şeylerden münezzeh olduğudur.

6-Sıfatların mânâlandırılmasında evlâ olan tavır; yorum ve te’vilden uzak durmak ve Allah’ın noksanlıklardan yüce olduğu
itikâdı üzere olmaktır.Doğrusu noksanlık lazım gerektirenlerin hepsi Zahiri manada değildir.

7-Allahın nüzûlü(maddesel inişi) imkansızdır. Hareket kelimesi; yücelikten süfliyâta inmek mânâsına gelir. Allah ise bundan münezzehtir. Nüzûlden murad (maksad) rahmet meleğinin inmesi de olabilir. Mânânın Allah’ın ilmine tafvid edilmesi de uygundur.

8-Allah cisimlikle vasfolunmaz.

9-Yahudilerden tecsim inancında olan birisi ‘kendisinden başka ilah olmayan Allah göktedir’ dese bu sözüyle iman etmiş olmaz.

Âmmeden birisi aynı sözü söylese (tecsimin mânâsını bilmeyecek derecede bilgisizse) İslam’a girişi sahih olur. Cariye hadisindeki durum da bu çerçevededir.

10-Allah’ın semâda oluşu sözünden maksad zâhiri murad değildir.(Gerçek manada değildir,Mecaz vardır) Zira Allah bir mekana girmek ve hülûl etmekten münezzeh olduğundan bu sözden zâhiri (ilk akla gelen mânâsı) kasdedilmemiştir, deriz.

[İbn Hacer,Fethul Bâri,Şerhu's-Sahihul Buharî]
 


Üst