Düşüncenin Zaman İçinde Akışı

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
DÜŞÜNCENİN ZAMAN İÇİNDE AKIŞI

İnsan zamansal olarak düşüncelerini 3 yönde yoğunlaştırabilir, geçmiş, gelecek ve içinde yaşadığımız bu an. Ama insan hep daha yükseklere varmak için yaratılmıştır.





Şu içinde bulunduğumuz ândan düşüncesel olarak ya geleceğe ya da geçmişe doğru bir yolculuğa çıkabiliriz. Bu zihinsel yolculukta geçmişe gidersek ya güzel hatıralar yada acı veren anılar ile karşılaşırız.Güzel hatıralar baştan çok güzel gelse de, onları tekrardan yaşama isteği mümkün olmayınca ( çünkü geçmiş geçmiştir ), gönlümüzü onları yitirmiş olmanın sızısı sarar.
Acı veren anılar, acı verirler, çünkü :

· Tekrarlar kaygısı

· Kötü kader inancı

· Utanç

· Yetersizlik duyguları

· Öfke

· Suçluluk duyguları

· Öç alma isteği

· Anlamsızlık / ümitsizlik

gibi duyguları beraberlerinde getirebilirler.

Geleceğe yönelik bir düşünsel yolculuğa çıkarsak ( tasarımlar ), belirsizliğin hüküm sürdüğü bir boyuta dalarız.
Hiçbir şey tam tamına " olabilir " değildir, yüzde yüz öngörülemez ve bu belirsizlik içimizde kaygı oluşturur. Eğer düşünce dengemizde gelecek ağır basıyorsa, ânı yaşayamamanın bedelini kaygı ile öderiz. Aslında somut bir dayanağı olmayan bu kaygı ( gelecek güzel de olabilir! ) içinde bulunduğumuz bu âna bulaşır ve aşırı temkinli olup, ânın sorumluluğunu taşımaktan kaçınırız. Ama insan hep daha yükseklere varmak için yaratılmıştır.

Her yeni ân, nefes alıp verişimiz gibi, bize hayat, coşku, güç veren kusursuz bir oluştur, kusurlu olmasını görmemiz sadece geçmişle yaptığımız kıyaslamadan ve öğrenme sürecinden kaynaklanır. Geleceğin kaygısı bulaşırsa bu ân, karamsarlık, ümitsizlik, güvensizlik, yetersizlik, acı, isyan, öfke, nefret, doğurabilir. Halbuki tüm bu duygular bu âna ait değillerdir, geçmiş ve geleceğin parazitleridir.
İşte tefekkür - meditasyon gelecek ve geçmiş zamanın esiri olan insan düşüncesini bu içinde yaşadığımız âna yoğunlaştıran metotlardır. Ama insan hep daha yükseklere varmak için yaratılmıştır.