Bende seni sevmiştim ama

rumuzkederli

Deneyimli Üye
Kademeli
#1
Bismillahirrahmanirrahim

Ben seni de sevmiştim ama
Başındaki örtüyü çok farklı sevdim
Tesettüre girmeni sevdim

Kalbindeki imanı, Kur´an okumanı, namazı kılmanı sevdim
Bir Nene Hatun´a ve bir de Zeynep el Gazili´ye benzemeni sevdim
Hatırlar mısın bana derdin ki ´´Benim başörtüm ne zaman özgürlüğe kavuşacak
Ve ne zaman gözyaşlarım dinecek?´´

Şimdi ne oldu sana ne oldu da çok değiştin
Namazı kılmaz oldun, Kur´an´ı okumaz oldun tesettüre girmez oldun!
Yılmış, yıpranmış, teslim olmuşsun, şimdi soruyorum,
Yakıştı mı sana? Yakışır mı bize ve yakışır mı yürekli insanlara

Söyle söyle be hey umudum söyle,
Ben seni de sevmiştim ama
Örtünmeni çok farklı sevdim
Hakk için yaşamanı sevdim
Kur´an-ı ve namazı öğretmeni sevdim

Bir gül gibi rengarenk açmanı ve etrafına nurlar saçmanı sevdim
O senin başörtün var ya benim gönlümün sultanıydı
Tesettüre girdiğinde benim canımın canıydın,
Sana gerici dediklerinde, Seni kötülediklerinde;
Başörtün için derse almadıklarında, inan ki ben can evimden vuruldum?
Ben seni de sevdim ama

Allah´ı (cc) sevmeni çok farklı sevdim,
HzResulü (SAV)sevmeni sevdim
Bir Hz Hatice, Hz Aişe ve Hz Fatıma´yı örnek almanı sevdim
Bir üniversite kapısında başındaki örtünle direnmeni sevdim
Yiğit kızlar mücadeleyi sürdürürken, sen başını açtın
değdi mi?

Allah´ın (cc) ve Hz Resulun (SAV) sevgisini kaybetmeye!
Bir diploma için benim ve bizim sevgimizi kaybetmeye değdi mi?
Söyle söyle be hey umudum!

selam ve dua ile
 

rumuzkederli

Deneyimli Üye
Kademeli
#3
Aşk mı dedin gülüm, dur hele…Biraz da biz tarif edelim, birazda biz tarifsizliğin tarifini yapalım


Ne yağacak yanlızlık sahralarına?


Aşk, kime göre yanmak, kimine göre gül, kimine göre de bülbül, bazılarına bakarsak, Hz Yusuf, bazen de Züleyha Biz hiç bakabildik mi gönül penceresinden haa…


Bazen parıltılı bir efsane, bazen şiir-âne Bazen de, gönül kalemiyle çizilen ve anlatılan avâre Aşk dedik ya gülüm çaresizlik değil, çare üretmektir çaresizliğin gölgesinde …


Aşk, yanmak değil, İbrahim-î bir muhabbetle yanmaktır…


Aşk, Mevlanâ değil, onun özüdür
Aşk, Yusuf değil, onun hayasıdır


Aşk, Yunus değil, onun sevdasıdır… Bence aşk odundur gülüm odun… şaşırma bakma öyle tuhaf tuhaf yüzlere, doğru duydu kalp kulağın, odun diyorum Hani şu Yunus’un dağdan muhabbetle kestiği, aşka hangisi yakışır deyip muhasebe ettiği, kalem gibi bulmak için saatlerin verdiği odundan bahsediyorum… Muhabbet kapısından eğri girilmez…şerefliler kapısından nefsine uyanlar geçemez… Zoru bulmak değil zora kolay sıfatını koyabilmektir


Aşk, güller arasında sevgiliğe hitap değil, dikenlerin arasından dikenlere dokundurmadan sevgiliyi geçirmektir…


Aşk, parmakta bir halka değil, kalpte tokmak olmalı…Çevirdiğin zaman tokmağı, cenneti aşmalı… Kapattığın zaman, nur cemali seyretmeli insan…


Aşk, bin yıl seni seviyorum naraları atmak değil, bir gecenin yalnızlık elbisesi giydiği, buz gibi bir havanın nefesleri kestiği, imkanların kesip imkansızlıkların başladığı, bir noktada sevgilinin elini tutup soğuğa inat bir sıcaklıkla, sessiz bir feryatla, “ İYİKİ VARSIN YAR” deyip muhabbetle, gözlerinin içine hasretle bakmaktır…


Aşk, şaşalı, pahalı dünyevî bir hediye değil “ MUHAMMED-Î BİR MUHABBETLE“ önemsemek ve önemsenmektir