Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Din, ihtiyaca göre hiç değiştirilir mi

Konusu 'Dinde reform yapmak' forumundadır ve Mu@YMe tarafından 15 May 2009 başlatılmıştır.

  1. Mu@YMe

    Mu@YMe Vip Üye Özel Üye

    Mesajlar:
    9.258
    Beğenileri:
    147
    Ödül Puanları:
    1.017
    Din, ihtiyaca göre hiç değiştirilir mi?


    Sual: Reformcu bir yazarın, (Akıl ile nakil çatışırsa, akla uymalıdır) hadisine göre, dinin, ihtiyaca göre değiştirileceğini söylemesi yanlış değil midir?
    CEVAP İslam bilgileri fen ve din bilgileri olmak üzere ikiye ayrılır. Din bilgileri, yalnız nakil ile anlaşılır. Bunların kaynağı, Kur’an-ı kerim ile hadis-i şeriflerdir. His organları ile anlaşılan şeylerin bir sınırı vardır. Bu sınırların dışında olan bilgiler his organlarımız ile anlaşılamaz veya yanlış anlaşılır. Bundan başka, insanların hissetme kuvvetleri çok yerde hayvanlardan daha zayıftır. His organlarımız ile anlayamadığımız şeyleri, akıl ile bulur, anlarız. Bunun gibi aklın da bir anlayış sınırı vardır. Bu sınırın dışında olan bilgileri, akıl bulamaz ve anlayamaz. Akıl, erişemediği şeyleri anlamaya kalkışırsa yanılır, aldanır. Böyle bilgilerde akla güvenilemez. Mesela, Allahü teâlânın sıfatları, Cennet ve Cehennemde olan şeyler, ibadetlerin nasıl yapılacağı ve din bilgilerinin çoğu böyledir. Akıl bunlara eremez. Bu bilgilerde akıl ile nakil çatışırsa, nakle uyulur, aklın yanıldığı anlaşılır.

    Kur’an-ı kerimdeki bilgiler
    Kur’an-ı kerimde dört şey bildirilmektedir: İman, ahkam, kıssalar ve haberler.
    İmanda, inanılması lazım olan bilgilerde hiç değişiklik olamaz. Her Peygamberin, her ümmetin inanışı hep birdir. Her Peygamber müslüman idi. İnsanlar tarafından bozulmadan önce, inanışları arasında hiç ayrılık yoktu.

    İkincisi olan ahkam, Allahü teâlânın emirleri ve yasaklarıdır. Yapılması ve sakınılması emredilen ahkâmda değişiklik olabilir. Fakat, bu değişikliği yalnız Allahü teâlâ yapmış ve peygamberleri ile değiştirmiştir.

    Kıssalar, geçmiş insanların, ümmetlerin hallerini, yaşayışlarını anlatmak demektir.
    Haberler, geçmişte olmuş ve gelecekte olacak şeyler demektir. Mesela, canlıların su ile yaşadığı, kıyamet alametleri, Cennette akarsuların bulunduğu haber verilmiştir.

    Kıssalar ve haberlerde değişiklik olmaz. Din bilgileri arasında birbirleri ile çatışır gibi olanları görülürse, bunlar yine akla uydurulmaz. Birbirlerine uydurulmaya çalışılır. Bunlar arasında, birkaç türlü anlaşılabilen bilgiyi, açıkça bildirilmiş olan başka bilgi ile çatışmayacak şekilde anlamalıdır. Burada akla düşen vazife, böyle bilgileri, açıkça anlaşılabilene uygun anlamaktır.

    İslam ilimlerinin ikincisi olan fen bilgilerine gelince:
    Bunlar, his organları ile ve bunlara yardımcı âletlerle gözetleyerek, inceleyerek, hesap ederek ve deneyerek anlaşılan bilgilerdir. Bunların hepsi akıl ile, zeka ile yapılır. Hepsinde aklın bulduğuna güvenilir. Nakil ile fen bilgisinde çatışma olduğu zaman, akla uyulur. Yani nakil, akla uygun olarak açıklanır. Bahsedilen hadis-i şerifin açıklaması böyledir. (Faideli Bilgiler)
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Akıl, erişemediği şeyleri anlamaya kalkışırsa yanılır, aldanır. Böyle bilgilerde akla güvenilemez. Mesela, Allahü teâlânın sıfatları, Cennet ve Cehennemde olan şeyler, ibadetlerin nasıl yapılacağı ve din bilgilerinin çoğu böyledir. Akıl bunlara eremez. Bu bilgilerde akıl ile nakil çatışırsa, nakle uyulur, aklın yanıldığı anlaşılır.

    Allah zulcelal razı olsun çok faydalı bir paylaşım olmuş.
     
  3. Sırr-ı Nihan

    Sırr-ı Nihan Üye Acemi

    Mesajlar:
    32
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    15
    Emegine yüregine saglık Ablam...
    Eger kendi haline bıraksanız İslamı her akıl sahibi kendi fıtratının aklıyla buluştugu noktada kendince anlar...
    Ancak esas ''Kur'an-ı ve Muhammedi''anlama özün cekirdegindeki gercek akılla anlamadır..
    Henüz vahyin hayatımıza inmedigi ve nasıl indirecegimiz hususun da sıkıntıya düşmüş bir toplumuz...
    EyvAllah...
     

Sayfayı Paylaş