Ramazan Fıkraları:)

Kraliçe

KF Ailesinden
Özel Üye
#1
Temel köyde imamlık yapıyomuş. İftar saati yaklaşmış. Bütün
köylü de oturmuş iftar açmak ezanı bekliyomuş. Temel çıkmış
minareye:
- Allahuekber Allahuekber
Köylü Temelin sesini duyunca bismillah deyip oruçlarını açmışlar.
Biraz sonra minareden Temelin sesi gelmiş
- Allahuekber Allahuekber ses deneme 1-2-3 ses deneme!!!!!


****

Adamın biri hergün hanımını zorlayarak sahura kaldırıyor yemek
hazırlatıp sahur yiyormuş sonra da orucu. birgün beşgün bu böyle
sürerken;
-kadın artık dayanamamış ve "ula herif sende hiç vicdan yokmu
orucu tutmuyorsun bana zorla sahur hazırlatıyorsun" demiş
adam, "oruç farz.sahur yemek sünnet değil mi" diye sormuş
kadın, evet, demiş
adam, "e hanım farzı yapmıyorsak sünneti de mi yapmayalım" demiş.

**

İki softa, ramazanda bedava yiyip içeriz diye bir Bektaşi köyüne
misafir olurlar. Hoşbeşten sonra, içlerinden biri tuvalete gider.
Bektaşi, bu softaları kontrol etmek için odada kalana sorar:
– "Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?" O da
kendini üstün göstermek için "Bırak şunu, eşeğin tekidir", cevabını
verir. Biraz sonra öteki softaya da aynı soruyu sorar:
– "Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?" Bu
softa da öteki gibi "Bırak şunu, öküzden farkı yoktur", cevabını verir.
Akşam olunca iftar sofrası kurulur. Fakat tepsinin üzerinde arpa ile
samandan başka bir şey göremeyen softalar hayretle sorarlar:
– "Bunlar ne erenler?"
Bektaşi gülerek cevap verir:
– "Biriniz eşek, ötekiniz öküz. Sizin için bunlardan daha iyi azık
mı olur?"

***

Temel,Ramazan günü Sultan Ahmet meydaninda ac
susuz sabirsizlikla biran önce iftar vaktinin gelmesini
beklemektedir.Günes tepede,Temelin dilini damagini
kurutmaktadir.Derken bir turist kafilesi gelir iclerinden birkaci
oradaki saticilardan irice bir karpuz alir ve temelin gözü önünde
sapir supur yemeye baslarlar.Bir süre sonra bizimki yerinden kalkar
usulca yanlarina yaklasir ve kulaklarina egilerek,"Uy,dininizun
kiymetini pilesinuz ha!

***

İki kafadar Ramazan’da kadı kıyafetine girerek köy köy dolaşmaya ve birkaç basit soru sorup cevap veremeyen köylüleri falakaya yatırıp para kazanmaya başlamışlar. Kadı Efendinin bu durumdan haberi olunca, bunları yakalatmış ve:

“Bu sabah namazının, bu öğle namazının, bu ikindi namazının, bu akşam namazının, bu yatsı namazının” diyerek kırk sopa attırıp bıraktırmış.

İki kafadar köyden uzaklaşınca birisi:

"Tabanlarım sızlıyor, şurada oturup dinlenelim" deyince diğeri:

"Yürü yürü! Dinlenmenin sırası mı şimdi? Kadı Efendi teravihi unuttu. Hatırlarsa vay halimize!"
 

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
#4
Bektaşi babasına sormuşlar:

- Baba erenler, ramazan hakkında ne düşünüyorsun?

Bektaşi babası:

- Vallahi, demiş; iftara bir şey dediğim yok ama, şu sahuru da öğleye
alsalar daha iyi olurdu.

***

Temel köyde imamlık yapıyomuş. İftar saati yaklaşmış. Bütün
köylü de oturmuş iftar açmak ezanı bekliyomuş. Temel çıkmış
minareye:
- Allahuekber Allahuekber
Köylü Temelin sesini duyunca bismillah deyip oruçlarını açmışlar.
Biraz sonra minareden Temelin sesi gelmiş
- Allahuekber Allahuekber ses deneme 1-2-3 ses deneme!!!!!

****

Adamın biri hergün hanımını zorlayarak sahura kaldırıyor yemek
hazırlatıp sahur yiyormuş sonra da orucu. birgün beşgün bu böyle
sürerken;
-kadın artık dayanamamış ve "ula herif sende hiç vicdan yokmu
orucu tutmuyorsun bana zorla sahur hazırlatıyorsun" demiş
adam, "oruç farz.sahur yemek sünnet değil mi" diye sormuş
kadın, evet, demiş
adam, "e hanım farzı yapmıyorsak sünneti de mi yapmayalım" demiş.
 

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
#5
Teravihi unuttu!


İki kafadar Ramazan’da kadı kıyafetine girerek köy köy dolaşmaya ve birkaç basit soru sorup cevap veremeyen köylüleri falakaya yatırıp para kazanmaya başlamışlar. Kadı Efendinin bu durumdan haberi olunca, bunları yakalatmış ve:

“Bu sabah namazının, bu öğle namazının, bu ikindi namazının, bu akşam namazının, bu yatsı namazının” diyerek kırk sopa attırıp bıraktırmış.

İki kafadar köyden uzaklaşınca birisi:

"Tabanlarım sızlıyor, şurada oturup dinlenelim" deyince diğeri:

"Yürü yürü! Dinlenmenin sırası mı şimdi? Kadı Efendi teravihi unuttu. Hatırlarsa vay halimize!"


(Kaynak: Allah Dostlarının Ramazan
Hatıraları, Abdülkadir Sübhandağı, s. 82)