Örf ve Adetler Hakkında

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
Her toplumun kendine özgü örfü, âdeti vardır. Örf, çoğunluğun benimseyip yapmakta oldukları işlerdir. Âdet ise, alışılagelen bir işi, davranışı sürdürmek, demektir.

Örf ve âdet terimleri, İslam hukûkunda eş anlamlı olarak kullanılırlar. Örf, Kur'an ve Sünnette, aklın ve dinin güzel gördüğü iyilik ve ihsan manasında "marûf" şeklinde geçer.

İslam hukûkunun dünya ve ahirete ilişkin hükümleri, dört kaynaktan alınır. Bunların yanında örf de, fıkıhta bir delil ve hüküm kaynağı kabul edilir.

Hz. Peygamber (s.a.s.), bu konuda “Müslümanların güzel gördüğü şey Allah katında da güzeldir.” (Ahmed b. Hanbel, I, 379) buyurmuşlardır. Örfün dinî bir delil sayılması, Kur’an ve Sünnete uygun olması ile sınırlıdır. Aksi takdirde örf, geçerli bir delil olmaz.

Boşanan kadının nafakasının tespiti, süt anneye verilecek ücretin belirlenmesi gibi konuların çözümü, Kur'an'da örfe bırakılmıştır.

Müslümanların benimseyerek güzel gördükleri şeylerin yapılması ve çocukların nafakasının tayini konusunda Sünnet, yine örfü esas almıştır.
Bu bakımdan, toplumun, meşrû örf ve âdetlerine aykırı hükümler vermek, doğru değildir.
 

SETR

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
#2
Örf ve adetlerin güzel faydalı olanlarında sıkıntı yok, ancak bunları zorakileştirerek görenek belası haline getirmek hiç iyi sonuçlar vermiyor.