Kapanıp açılmak

Demet demet

Yeni Üye
Üye
Arkadaşlar merhaba ben kapalıyım ve açılmak istiyorum neden diye soracaksanız eşarp bönümüzdeki o kadar çok kaşındırıyor ki artık dayanamıyorum açılırsam günah olurmu doktorama gidicem ama korana olduğu için randevu alınmıyor
 

Demet demet

Yeni Üye
Üye
Bir kaçkez rüyamda boynumun kaşındığını ve açıldığımı gördüm sizce ne yapmalıyım bilen biri konuşsun lütfen
 

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator

Yeni kapandım, ama sıkıldım, ne yapmalıyım?​


Soru Detayı
- 5 ay önce, kendi isteğimle ve bilinçli olarak kapandım, başta iyiydi ama şimdi çok sıkıldım, eski günlerimi özlüyorum ne yapmalıyım?
- Birine özenerek değil ayet, hadis okuyarak kapandım aslında, ama heves miydi değil miydi bilemiyorum. Şimdi de eski halimi özlüyorum, şimdiki aklım olsaydı lise bitince kapanırdım diye düşünüyorum hep (lise 3'e geçtim). - - - Sıkıldım yani pek rahat değilim böyle bunalarak da olmaz. Ne yapacağımı bilmiyorum.


Cevap
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle sizi tebrik ederiz. Aldığınız kararı uygulamada muvaffakiyetler temenni ederiz.
Kararlarımız bizim üzerimizde etkilidir; ancak biz insanlar, karar vererek değil, o karar neticesinde yaşadıklarımız ile olgunlaşırız. Çünkü karar vermek akıl ile ancak onu uygulama irademiz ile ilgilidir.
Din bize bir şeyi teklif ederken, verdiğin karar sonrasında gireceğin zahmetleri de kazanacağın şeyleri de nazara verir. Biz de irademize binecek yükü de hesaba katıp ona göre karar veririz.
Bunun en genel örneği şu mealdeki ayettir:

(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?! Onlara yoksulluk ve sıkıntı öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihâyet peygamber ve beraberindeki müminler, 'Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?' demişlerdi. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214)

Şöyle bir örnekle düşünelim:

Ders çalışmaya karar veren bir öğrencinin işi aslında yeni başlamaktadır. Ders çalışmanın onun için ne kadar önemli olduğu, çalışmazsa ne kadar zarara gireceği, arkadaşlarından çalışanla çalışmayanın halleri gibi kıyaslamalar ile "ders çalışmaya" karar veren öğrenciyi şimdi tatbik, yani uygulama beklemektedir.

Nihayetinde herkes zihnen bilir ki ders çalışmak iyi bir şeydir. Ancak çoğu öğrenci ders çalışmanın iyi bir şey olduğunu bildiği halde onu yapmaz veya yapma kararından çok çabuk vazgeçer.
O halde karar vermek çok önemli, ama yeterli değil; kararı asıl realize eden onun uygulanmasıdır. Çünkü işin içine nefsimiz giriyor. Kısıtlandığımızı hissettiğimiz için o işten soğuyoruz.
Gelelim size; kesinlikle çok önemli ve hayırlı bir karar almışsın, tekrar tebrikler. Ancak manevi hayat yeni başlıyor. Aldığın kararı yürütecek ve onu yaşatacak; manevi, psikolojik, sosyolojik ve iradene bakan şartlarını oluşturman gerekiyor.
Sıkılmakta haklısın, ama kararından cayarak değil, aksine, kararlı bir şekilde tesettürlü bir hayatı götürecek alt yapı eksiklerine odaklanmakla ve onları telafi etmekle bu işi götürebilirsin.
Çevreni aldığın kararına destek veren insanlar ile güçlendir, tesettür konusunda kitap ve sohbetlerle bilinçlenmeye devam et.
Ve hepsinden önemlisi Cenab-ı Hakk'tan; aldığın bu önemli kararda sana yardım etmesini, sabır vermesini ve nefsine karşı galip getirmesini sürekli niyaz et.
Peygamber Efendimiz (asm)'in şu ikazı, sizin verdiğiniz kararın ne kadar doğru ve yerinde olduğunu gösteriyor:

"Cennetin etrafı nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle, cehennemin etrafı da şehevi arzularla (hoşa giden şeylerle) çevrilmiştir." (bk. Müslim, Cennet 1; Tirmizi, Cennet 21)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
 

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator

Bazı sebeplerden dolayı başörtüsü takmama düşüncesi günah olur mu?,​


Soru Detayı
- Bazı hanım kardeşler, başörtüsü taktıkları için bazen şikayet ediyorlar.
- Özellikle yaz mevsiminde çalıştıkları için takıp çıkartmak zor geliyor...


Cevap
Değerli kardeşimiz,
İnsan, aklından geçen menfi düşünceleri fiile dökmedikçe mesul olmaz. Ancak başörtüyü bazı küçük nedenlerden dolayı açma fikri, onun ehemmiyetini tam olarak anlıyamamaktan kaynaklanmaktadır. Bu da zamanla en küçük bir sıkıntıda dahi kadını örtünmemeye kadar götürmektedir.
Önce, kadınların başlarını örtmelerinin dinî yönüne bakalım. Bu hususta Kur'ân-ı Kerim'de iki âyet mevcuttur. Bu âyetlerde Cenab-ı Hak gayet açık bir şekilde meâlen şöyle buyurmaktadır:
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar..."1
"Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar, zînetlerini açmasınlar, bunlardan görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler."2
Âyetlerde mü'min kadınların nasıl örtünecekleri, hangi yerlerini açabilecekleri açıkça belirtilmiyor. Fakat şu mealdeki hadîs-i şerif âyetleri tefsir ediyor. Peygamberimiz (a.s.m.) baldızı Hz. Esma'ya hitaben şöyle buyurmuştu:
"Ey Esma! Bir kadın âdet görmeye başlayınca el ve yüzünden başka yerini yabancılara göstermesi caiz değildir."3
Demek ki, buluğ çağına gelmiş olan Müslüman bir hanımın başını kapatması hem Allah'ın hem de Peygamber (a.s.m.)'in emridir. Yani yüz kısmı açık kalacak şekilde başın kalan kısmını, boyun ve göğüsleri örtmek farz-ı ayındır. Açmak ise bir farzın terki sayıldığından haramdır. Zaten âyetten de açıkça anlaşılacağı gibi "ırz ve namusun korunması" başı örtmenin bir hikmeti, aynı zamanda bir sebebi sayılmaktadır. Başlarını açan kadınlar ırz ve namuslarım muhafaza etseler de, bu 'Allah'ın emrine uygun bir koruma sayılmamaktadır. Allah ve Resulünün emrini dinlemediği için günahkâr olmakta, büyük bir mesuliyet altına girmiş bulunmaktadır.
Bir mü'min kadın için baş açık gezmek haram ve günah olduğuna göre, bu mesuliyetten kurtulmak için ne yapabilir? Yapılacak şey bellidir. Başını kapattığı zaman hayatî bir tehlike veya yanık ve benzeri sıhhî bir mahzurla karşılaşacaksa, o tehlike ve mahzur geçinceye kadar açık bırakılabilir. Fakat böyle bir durum yoksa, kapatmak gerekir.
Kapatmayınca ne olur?
Başta da söylediğimiz gibi günahkâr olur. Günahkâr olan kimse, bu günahından kurtulmak için tövbe istiğfar eder, Allah'tan affını diler.
Al-i İmran suresinde şu mealdeki bir ayeti kerime yer almaktadır:
"Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar—İşte onların mükâfatı, Rablerinden bir mağfiret, ağaçları altından ırmaklar akan Cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükâfatı ne güzeldir."4
Demek ki, bir tövbenin kabul olması, bir günahın affa liyakat kazanması için hiçbir mazeret yokken, o günahta ısrar edilmemesi şartı aranmaktadır. Bir insan sadece nefsini yenemediğini, çevresinin nasıl karşılayacağını bahane ederek bir haramı işlemeye devam ederse ne olur? Bu husustaki bir hadisin meali şöyledir:
"Mümin bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah'tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur'ân'da geçen 'günahın kalbi kaplaması' bu mânâdadır."5
Evet, "Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır." sözü mühim bir gerçeği dile getiriyor. Şöyle ki, bir günahı işlemeye devam eden insan zamanla o günaha alışır, terk edemez bir hale gelir. Bu alışkanlık onu gün geçtikçe daha büyük manevî tehlikelere sürükler. Günahın uhrevî bir cezasının olmayacağına inanmaya, hattâ Cehennemin bile olmaması gerektiğine kadar gider. Yani kalpte yer tutan o günah tohumu zaman içinde -Allah korusun- yeşillenerek bir zakkum ağacı haline dönüşebilir.6
Böyle bir tehlikeye maruz kalmamak ve şeytanın kinlerine kanmamak için bir an önce tövbeyi icap ettirecek günahı terk ederek insanın kendine çeki düzen vermesi gerekir.
Böylece hem Allah'ın emrini her şeyin üstünde kabul ederek bir farzı işlemiş olursunuz, hem de size "başınızı örtmemek" için vesvese veren şeytanı reddetmiş olursunuz. Zaten bir Müslüman hem Allah'ın rızasını kazanmaya çalışacak, hem de bazı haramları işleyerek "şeytanı küstürmemek" gibi gülünç bir duruma düşecek, bu mümkün değildir.

Dipnotlar:
1. Ahzab Sûresi, 59.
2. Nur Sûresi, 31.
3. Ebû Davud, Libas: 33.
4. Âl-i İmrân Sûresi, 135-136.
5. İbni Mace, Zühd:29.
6. Lem'alar, s. 7; Mesnevî-i Nuriye, s.115.
(bk. Mehmet Paksu, Sünnet ve Aile)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
 

Demet demet

Yeni Üye
Üye
Sorumun cevabını bulamadım malesef bakın ben açılmak istemiyorum ama boynmun kaşıntısına artık dayanamıyorum bir gece eve geldiğimde boynum kaşıntıdan kızamıştı artık dayanamıyorum lütfen cevap
 

SETR

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Sorumun cevabını bulamadım malesef bakın ben açılmak istemiyorum ama boynmun kaşıntısına artık dayanamıyorum bir gece eve geldiğimde boynum kaşıntıdan kızamıştı artık dayanamıyorum lütfen cevap

Kardeşim yanlış anlamayın ama bu soru bana dalga geçmek için sorulmuş gibi geliyor, belki siz gerçekten öğrenmek amacıyla yazıyorsunuzdur ama boynum kaşınıyo diye başörtüsü takmamak, yarın bacağım kaşınıyo ben bacaklarımı da açayım gibi bir saçmalığa doğru uzar gider. İslami kurallar ise dalga geçilecek hafife alınacak şeyler değildir, bağlayıcıdır, eğer gerçekten hastalık seviyesinde bir sorununuz varsa imanlı bir hekime danışarak şifasını aramalı ve ondan da yine nasıl ve ne ile boynunuzu örtebileceğiniz konusunda tavsiyeler almalısınız.
 

Demet demet

Yeni Üye
Üye
Ben doğru söylüyorum dalga geçiyorum siz o acıyı bilseniz bana hak verirsiniz düşünsenize her gün okula gidiyorsunuz eşarp bağlıyorsunuz belki 1 yada 2 saat bişey olmuyor ama ondan sonrası benim için bir zulm öğretmeni dinlemeye çalışıyorum ama kaşındığı için derse konsantre olamıyorum her teneffüs lavaboda eşarbımı çıkarıp tekrar takıyorum akşam eve geldiğimde sanki biri beni dönmüş gibi kızarıyor şimdi saçma geldimi olayın aslını bilmeden hüküm sürmek iyi değildir buda benden tavsiye siz hergün bu acıyı hissetseniz çoktan açılmıştınız
 

okuryazar

Uzman Üye
Ben doğru söylüyorum dalga geçiyorum siz o acıyı bilseniz bana hak verirsiniz düşünsenize her gün okula gidiyorsunuz eşarp bağlıyorsunuz belki 1 yada 2 saat bişey olmuyor ama ondan sonrası benim için bir zulm öğretmeni dinlemeye çalışıyorum ama kaşındığı için derse konsantre olamıyorum her teneffüs lavaboda eşarbımı çıkarıp tekrar takıyorum akşam eve geldiğimde sanki biri beni dönmüş gibi kızarıyor şimdi saçma geldimi olayın aslını bilmeden hüküm sürmek iyi değildir buda benden tavsiye siz hergün bu acıyı hissetseniz çoktan açılmıştınız

Allaj şifa versin SETR in dediği gibi imanlı bir hekime danışmanız en doğrusu bence de.
 
Üst