Fikirlerin en üstünü İslam'ın fikridir

  • Konbuyu başlatan AhDe_VeFaLi
  • Başlangıç tarihi
A

AhDe_VeFaLi

Ziyaretçi
#1
‘’Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.’’(et Tevbe 119)
Kapitalist fikirlerle yoğrulmuş ve yoğrulmaya devam eden bu ümmet maalesef hala , İslam’ın
gelmesinin metodunun ‘’Sistemi Ürkütmemek ‘’olduğunu zannetmektedir.Oysa bunun metodu
bellidir.Resulullah(s.a.v)bunu bize net olarak bildirmiştir
‘’Deki : Çalışın! Çalışmanızı Allah’da,Resulüde,mümünlerde göreceklerdir.Sonrada Görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de,O size yapmakta Olduklarınızı haber verecektir.(et Tevbe 105)
Zaten alemleri yaratan ve her şeyin ilmine sahip Allah Subhanehu ve Tealanın islam’ın hayat nizamı olarak kaldırılmasından sonra tekrar kurulmasının yolunu açıkça beyan etmiş olmaması mümkünmüdür? Bu yolu müphem (kapalı)bırakarak ulaşma keyfiyetini birden başka yol ile ulaşması
mümkünmüdür? Aksi halde ‘’nimetimi tamamladım’’ buyurdugu İslam’da bir eksiklik söz konusu
olmaz mı? Elbette İslam’da bir eksiklik söz konusu değildir. İslam kıyamet’e kadar insanların tüm
müşküllerini çözecek çözümleri barındırmaktadır.Günümüzde yaşanan bir çok sorunun kaynağı burasıdır. Bunun çözümü elbette mevcuttur. Bunun yolu zorda olsa bellidir ve Resulullah(s.a.v)
mekke’de takip ettiği yoldur. İşte ümmet’in kurtuluşuna vesile olacak çalışma , siyasi çalışmadır.
Çünkü siyasi fikirler , fikirlerin en üstünüdür . Siyasi fikirler insanı yüceltir. Bu fikri yükseliş olmadan
Hakikatleri görmek mümkün değildir. Burada bahsedilmesi gereken önemli bir konu daha vardır ki
Oda bu çalışmanın siyasi olmasının elzemliliğinin yanında kitlesel bir çalışma olmasının zorunluluğudur. Çünkü bireyler ne kadar kuvvetli bir şahsiyet olsada fikirler bir kitle ile temsil
Edilmedikçe ömrü , o şahsiyetin ömrü kadardır.
Bu siyasi çalışma büyük zorlukları ve sıkıntıları beraberinde getirir.Yapısı gereği böyledir ve bireyin
Kaldırabileceği bir yük değildir. Bu yük ancak kitleler tarafından sırtlanılabilir . Aksi halde zaten
fikirler kitleleşme olmadıkça bireyler ile ölecektir. Ama elamanları ideolojik bağ ile birbirine bağlanan
kitlenin lideri ölsede kitle metod’dan şaşmadığı sürece mutlaka yoluna devam edecektir.
‘’Aranızda Hayr’a (İslam’a)davet eden,marufu emreden ve münkerden nehyeden
Bir ümmet (siyasi hizb)bulunsun.İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
(Al-i İmran 104)
Muhammed(s.a.v), Allah Subhanehu ve Teala tarafından İslam yükü ile yüklendi.Resul oluşu ile
birlikte hemen yakınlarından başlayarak davetini yaymaya başladı.Davetine icabet edenleri daha sonra kendisi ile beraber İslam davetini en güzel bir şekilde yüklenilebilmeleri için hazırladı.
Yani onları İslam’ın kültürü ile kültürlendirdi. Ta ki onların nefislerinde İslam’dan başka bir şey kalmadı.
Öyle ki davetin açığa çıkması ile birlikte bu kültürle karşılaştıkları tüm zorluklara göğüs gerip İslam
Davetini taşıdılar.Onlar Resulullah(s.a.v)ile birlikte bu daveti yüklenen bir kitle idiler. Dolayısıyla yüklendikleri asıl davet , İslam’ın hayata hakim kılınması için , nefisleri değiştirmek ve bu uğurda
özellikle yöneticiler ve fasit nizam olmak üzere İslam’a muhalif her şeyle mücadele etmekti. Çünkü nefisleri değiştirmek için nizamın batılığını gözler önüne sermek , İslam akidesini akıllara açmak ile mümkündür.
Aksi halde yönetime ve yöneticilere çatmazlardı . bunca sıkıntıyı görmezlerdi .Günümüzde ise Davet’in bu boyutu ve ibadetlerin tamamı üzerimize farz’dır.Böyle bir dönemde islam’i hayatın yeniden başlatılması için İslam’ın siyasi çalışmasını yüklenen kimselere sadece ibadetleri yapmaları ve siyasi çalışma yapmamaları karşılığında rahat bırakılacakları teklifiyle , Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem ve ashabına sadece ibadetleri yapmaları Mekke yönetimine , putlara karışmama karşılığında kendilerinin rahat bırakılacakları teklifi ne kadar uyuşmaktadır.
Resulullah sallalahu aleyhi vessellemin Mekke’de İslam’i hayatı başlatmak amacı ile yaptığı çalışmayı siyasi bir çalışma değilde sadece ruhi yönü ile bir tebliğ olarak düşünmek büyük eksikliktir.Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallalahu aleyhi vessellem ve kitlesini bir çok ibadet henüz ortada yokken veya farz değilken bu kadar işkence ,ambargo ve daha başka sıkıntıları neden yaşamışlardır. Çünkü onlar İslam akide’sine muhalif her şeye meydan okudular.Günümüzde İslam’la tamamen zıt bir sistem(yönetim)var iken susmak hiçbir şeye karışmamak veya onları ürkütmemek için güya saman altından su yürütmek ne ile açıklanabilir? Bu fikirler hangi şeri deliller ile açıklanabilir?Allah subhanehu ve tealanın kelimesi(tevhid akidesi)nin yüceltilmesi yeryüzünde fitne kalmaması ne ifade eder?
İşte böylece İslam siyasetini benimseyen en az bir kitle’nin olmaması ümmeti helaka götürür.Bu akli olarak böyle olmakla beraber şer’anda böyledir.
‘’Sana indirilene ve senden önce inandıklarını idea edenleri gördünmü? Tağut’a muhakeme olunmak istiyorlar.Halbuki tağut’u(insanların hükmünü)inkar etmeleri emredildi.Şeytan onları uzak delalete (sapıklığa) düşürmek istiyor.Kendilerine Allah’ın indirdigine ve Resulüne gelin denilirse Münafıkların senden tam şekilde yüz çevirdiklerini görürsün.’’(Nisa 60-61)
Son olarak diyoruz ki Resulullah sallallahu aleyhi vessellemin müjdelediği ahir zamanda gelecek olan
İslam’i hayatı yeniden inşa için ihlasla gece gündüz çalışan samimi Müslümanlarla birlikte olun çağrılarına kulak verin hem dünya hayatında izzetli ve şerefli bir yaşam hem de ebedi yurt olan
Ahiret hayatında Allah Subhanehu ve Tealanın müjdelediği Firdevs cennetini kazanmak için haydi
hayırda çalışın,öncülerden olun.
Mumin Secim
 

enes61

KF Ailesinden
Özel Üye
#2
‘’Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla<salihlerle> beraber olun.’’(et Tevbe 119)


inş. kur'an-ın emri üzere butun hayatımızı degerlendiririz