Feyz ne demektir?

ma'vera

Emektar
Özel Üye
Feyz:
Ölmek.


Feyz:
(C.: Füyuz) Bolluk, bereket.
* İlim, irfan. Mübareklik.
* Şan, şöhret.
* İhsan, fazıl, kerem. Yüksek rütbe almak.
* Suyun çoğalıp çay gibi taşması. Çok akar su.
* Bir haberi fâş etmek.
* İçindeki düşüncesini izhar etmek.
(Hakaik-ı imaniye ve esasat-ı Kur'aniye, resmî bir şekilde ve ücret mukabilinde dünya muamelâtı suretine sokulmaz. Belki bir mevhibe-i İlâhiye olan o esrar, hâlis bir niyet ile ve dünyadan ve huzuzat-ı nefsaniyeden tecerrüd etmek vesilesiyle o feyizler gelebilir. M.)


Feyz-i safâ:
Neşenin feyzi, safânın bolluğu.


Feyz-ü rif'at:
İlerleme, bolluk ve yükseklik.


Feyza feyz:
Feyiz ile dolu, bol.


Feyz-âver:
f. Feyz getiren. Feyiz veren.
* Bolluk veren.


Feyz-bahş:
f. Feyiz ve bereket veren, feyiz bağışlayan.


Feyz-dar:
f. Feyizli, bol, bereketli, gür.


Feyz-efza:
f. Feyiz artıran, bollaştıran.


Feyzî:
Bolluk ve berekete ait ve müteallik. Feyze mensub.


Feyz-nâk:
f. Feyizli, bereketli, bol.


Feyz-resân:
f. Bolluk ve bereket getiren, feyiz bahşeden.


Feyz-yab:
f. Bollaşan, feyiz bulan. Feyze nâil olan.


K:Yeni Lûgat
 
Üst