Düğünlerimiz nasıl olmalı?

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
#1
SelamunAleyküm

Bir müslümnın düğünü nasıl olmalı? Ne gibi etkinlikler yapılabilir? Şimdiki düğünlerimiz islama uygunmu?

GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM,Hazır düğün mevsimindeyken faydalı olur inşaAllah..
 

Mu@YMe

Vip Üye
Özel Üye
#2
düğünlerimizin islami kurallara uygun olmadığı bir gerçek
dinimize uygun düğünlerde yapılıyor fakat çok nadir
şimdi" islami kurallara göre düğünler nasıl olmalı" bunu hepimizde araştırıp burada paylaşabiliriz
lakin şahsi fikirlerimizi paylaşmak adına sadece bu kadar yazıyorum
dini kurallara göre yapılan hiçbir düğünde bulunmadım ,duyduklarımdan çok etkilendim
böyle bir düğünde bulunmak isterdim​
 

' Yaren

KF Ailesinden
Özel Üye
#3
Zamanee düğünleri..Kınayı eğlenceli yapsa,düğünü sohbetli yapar,kına sohbetliyse düğünü eğlenceli yapar.ve tonlarca masraf.İslami kuralları göre yapan çok nadir ve sözde tarikata bağlı insanlar içerisindeyim ama gelin görün ki iş düğüne eğlenceye oynamaya gelince senden önce koşar giderler.gerçekten tam manasıyla islam kurallarına uygun bir evlilik görmek isterdim,nişanından tutunda düğüne kadar.
 

ma'vera

Emektar
Özel Üye
#6
İkinci mesele: Otuz birinci ayetin işaretinin beyanında,
-
2-. bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hassası şudur ki, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani, kırılacak bir cam parçasını baki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş.
Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki, nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa, sair âzâ vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar. Öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede derc edilen bir cihaz-ı insaniye, çok esbapla yaralanmış, sair letaifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış; vazife-i hakikiyelerini onlara unutturmaya çalışıyor.
Hem nasıl ki bir cazibedar sefihane ve sarhoşane şâşaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi, büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar dahi o cazibeye kapılıp hakikî vazifelerini tatil ederek iştirak ediyorlar. Öyle de, bu asırda hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı içtimaiyesi öyle dehşetli, fakat cazibeli ve elîm, fakat meraklı bir vaziyet almış ki, insanın ulvî latifelerini ve kalb ve aklını nefs-i emmaresinin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor.
Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için, zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umur-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var. Fakat, yalnız bir ihtiyaca binaen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi terk eder.

K.L.

2 "Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler..." İbrahim Sûresi: 14:3.