Bilemeyeceksin

Mu@YMe

Vip Üye
Özel Üye
#1
Bilemeyeceksin
Sen bu romanda dile getirdiğim her şeysin
sana yazıp da sabahlarca senin bilmediğin
defalarca bakmak isteyip de göremediğin
yırtmaya çalışıp kıskançlık krizine girdiğin
başka birine yazıp aşkımdan şüphelendiğin
kimdi bu kadın şimdi duymak ister misin?
ama hiçbir zaman bunu bilemeyeceksin
sayfalar isyan etti kıskandı seni
yazdığım mum ışığında ölüme atlar gibi
yapraklarını yaklaştırdı
küçücük ateş alev olup aktı satırlara
korku veren ihtişamıyla son hücumuna kalktı
belliydi seni sevmediği sana kızdığı
yoksa seni yakmak ister miydi
bu senin için yazılmış bir romandı
bu kitapta neler vardı ahh bilemedin
sana seni anlatmak bu kadar mı
bu kadar mı zordu
seni sana yazarken zorlanıyordu satırlar
nerden girip nerden çıkacaktı ki
seni anlatmak imkansızdı bana
sen benim önümde duran
ucu bucağı görünmeyen bir okyanustun
bazen karşıma geçip bana bakan
baktığında gözlerimi yakan
güneş bile kifayetsiz kalıyor
sana olan sevdam evrenlere sığmıyor
ummanlar derdime çare değil
atlayınca dünya taşıyor
susuzum sana anlamıyorsun
susuzluğumun çaresi yok
aklıma gelen her bakışın beyin sancısı
koparıp atamıyorum bu ne baş belası
geçiyorum artık kendimden
karşı konulacak bir güç değil
amansız bir hastalığın koynuna düşmüşçesine
sonunu bekleyen bir hastayım artık
ilacım ise yok biliyorum
ilacım olduğunu düşüneceksin bir gün
senin o kokuşmuş bedenin gelecek son günlerime
acıyarak bakacaksın belki de
acınacak durumda olduğunun farkına varmadan
sana söyleyecek o kadar çok şey var ki
üstüne mi alınıyorsun yoksa yine
sen bu tozlu satırların arasından
hiçliğe doğru akıp gideceksin
çünkü sen bu satırları
hiç göremeyeceksin.

07.08.2007
Hakan Albayrak
 

Mu@YMe

Vip Üye
Özel Üye
#4
RABBİM cümlemizden razı olsun inşeALLAH

aslına bakarsanız Hakan Albayrak'ın şiirlerinden çok
cesur yüreği ile yazdığı yazıları beğeniyorum
inşeALLAH birgün onlarıda yayınlamak nasib olur
 

#5
Sürgün
-ammar'a sevgiyle-


macaristan'da bir tren istasyonu
iç hatlar
gelen tren nereye gidebilir ki?

afrikalı leo da olmasa hüngür hüngür ağlardın
yitirdiğin iklimden bir şeyler var bu kitapta
buhur kokulu bir rüzgar
kırık kalbini okşayan
annene götürüyor seni


annen bir buse konduruyor yanağına
tren kalkıyor
kaybolmadan gidiyorsun


mehdi'yi bekleyen çocuklar

-asaf hüseyn'e-

her şey bir rüzgâra bakıyor ağabey
bakma esrar çekip mayıştıklarına
bir gün var ya bu mağribli çocuklar
bir gün yakacaklar paris'i


wish you were here
işte böyle sevgili humeyni
seni pink floyd'un bir şarkısıyla anmak da varmış
how I wish you were here
bu beş yıldızlı otelde
rulet masasının dibinde
islam düşüncesini tartışırken üstadlarımız
pat diye peydah olmalıydın sen
yerde eski bir seccadenin üstünde
oturup öylece susmalıydın
bir de mehdi haşimi olmalıydı yanında
bre gafiller diye gürlemeliydi
kurşun geçirmez camlardan halkın sesi geçer mi?
ah hurma dalları...
yoksul mescidim...

Allahu ekber diyen Adam
Etrafına bakıp Allahu ekber dedi
Ve bu aşamada
Aslında bütün aşamalarda
Ekleyecek birsey yoktu....
H.A
 

zeyd

KF Ailesinden
Özel Üye
#7
hakan albayrak kardeşimizin kalemi pek kavi imiş

keşke birde efendimize olan sevgiyi dile getirse
ne lalüğüherler dökülür o sevgi tiğından nice kaneviçeler örğüler kimbilir ne desenler ?

sağolun varolun okunası vede ihtiyacı olanlara gerekli bir aşkın ızdırabın serzenişi olmuş muayme hocam