bekleyenler vardı bir zamanlar

Mu@YMe

Vip Üye
Özel Üye
#1
Bey kapı çaldı sanki!

Yok be hanım sana öyle gelmiştir.

Ne bileyim sanki tıkırdadı.

Rüzgârdır kim çalacak kapınızı.

Sobanın üstündedir çay usul, usul demlenmekte.

Gelmeyenler bin bir umutla beklenmekte.

Zaman mı zalim? Böyle vefasızca geçmekte.

Yalnızlık Allah’a mahsus ama elden ne gelir.

Kopup gidenler dönmemekte.

Pencerenin kenarında bir çift yürek,

Hasretle demlenmekte.

Gelmeyenler bin bir umutla beklenmekte.

Bey sanki bir ses duydum kalkıp bir bakayım.

Otur canımın yoldaşı sen yorulma ben kalkayım.

İhtiyar ayaklar akar gider bir umutla kapıya.

Yürekte bin bir hasret, gözlerde boşluğa alışmış bir sükûnet.

Kapı açılır gözler kapanır, dua dökülür yürekten.

Korkulur tekrar, tekrar boşlukla yüzleşmekten.

Kimmiş gelen yoksa bizimkiler mi? Efendi.

Yok be canım nerde, küçücük bir yaramaz bu seferki.

Kapkara bir yavru kedi çok üşümüş besbelli.

Bak nasılda mahsun bakıyor, hiç tereddütsüz doğruca sana yaklaşıyor.

Gel bakalım hasretle beklenen misafir, yalnızlığımıza sende ortak ol

Gel hey ihtiyar bekleyişlerin küçücük ikramiyesi.

Kederlidir gönüller bir kez daha.

Kapı yavaşça kapanırken umut yine düşer pencereye.

Bu kaçıncı irkiliştir bilinmez ne var ki gidenler bir türlü geri gelmez.

Kapanır bir biri ardına gözler bu amansız bekleyişte.

Susar gönüller, kanar yürekler kimsesiz bu son gidişte.

Perdeler sımsıkı kapalıdır artık.

Gelen olsa ne fayda, bekleyen kalmamıştır artık bu matemli evde.

Ağlayışlar kâr etmez, pişmanlıklar fayda vermez.

Ne kadar yansan da boş, zaman asla geri gelmez.





HAKAN DİDİNİR