Zindandan Sultanlığa Yusuf Peygamber

  • Konuyu başlatan cenneteyn
  • Başlangıç tarihi
cenneteyn

cenneteyn

Yolcu..
Kademeli
Yusuf aleyhisselâm Yakûb peygamberin oğludur. Kur’an-ı kerimde Hazreti Yusuf’un kıssası, başına gelen hâdiseler geniş olarak bildirilmiştir. Yusuf suresi ile En’âm ve Mümin surelerinde ondan bahsedilmiştir.

Yusuf aleyhisselâmın kıssası birçok ibretleri, hikmetleri, incelikleri; âlimlerin, devlet adamlarının ve onların emirlerinde olanların hâllerini düşmanların eziyetlerine sabretmeyi, gücü yettiği hâlde düşmanından intikam almamayı, iffet, tevhid,rüya tabiri, idarecilik, iktisadî tedbirlerle alâkalı dünya ve ahirete dair pek çok faydaları, hasedin noksanlık ve Allahü teâlânın yardımından mahrum kalmaya; sabrın ise, sıknıtı ve gamlardan kurtulmaya sebep olduğunu; Hazreti Yakûb’un sabrettiği için maksuduna kavuştuğunu Yusuf peygamberin de sabredenlerden olduğunu ihtiva etmektedir.
 

Son düzenleme:
cenneteyn

cenneteyn

Yolcu..
Kademeli
Kıssaların en güzeli

Yusuf aleyhisselâmın kıssasına, tarih kitaplarında ve başka eserlerde de yer verilmiştir. Ancak, Kur’an-ı kerimde, eşsiz bir ifade; benzeri olmayan bir fesahat ve belâgatla anlatılmıştır. Böylece başka kitapların anlatımları Kur’an-ı kerimin yüksek fesahat ve belâgatı yanında pek sönük kalmıştır. Bu yüzden Yusuf aleyhisselâmın kıssasının anlatıldığı Yusuf suresi için, bizzat Al-lahü teâlâ mealen buyurmuştur ki:

(Bu sure-i celîleyi sana vahyetmemizle ahsen-ül-kasas [kıssaların en güzelini] anlatacağız. Hâlbuki, sen daha önce bundan [Yusuf aleyhisselâmın kıssasıdan] asla haberdar değildin.) [Yusuf 3]
 

cenneteyn

cenneteyn

Yolcu..
Kademeli
Mekkeli müşrikler, Resûlullah efendimize suâl sorarak sıkıntı vermek, Onu zor durumda bırakmak için, Medine Yahudilerine adam gönderip, çeşitli suâller öğrendiler. Bu suâllerden biri de; “Yakûb aleyhisselâmın evlâd ve ailesi neden Mısır’a göç etmiştir? Hazreti Yusuf’un kıssası nedir?” şeklindeki suâllerdi. Mekkelilerin bu soruları üzerine Allahü teâlâ, Yusuf suresini gönderdi. Böylelikle, Yusuf aleyhisselâm hakkında en doğru ve en güzel bilgileri Müslümanlar öğrenmiş oldular. Yakûb aleyhisselâmın 12 oglu olmuştur. Bunlardan Hazreti Yusuf ile kardeşi Bünyamin, Hazreti Yakûb’un en küçük oğulları idi.

Yakûb aleyhisselâm, Hazreti Yusuf doğunca alnındaki nübüvvet nurunug görmüş bu yüzden ona diğer oğullarından daha fazla ihtimam gösterir olmuştu.
Bilhassa annesinin, Bünyamin’in doğumundan sonra vefatı ve Yusufi ilekardeşinin öksüz kalması, babalarının onlara karşı olan ilgisini daha da artırdı. Diğer kardeşleri onları kıskanmaya başladı.
Babası, Hazreti Yusuf’u küçük olduğu için, halasının yanına bıraktı. Hazreti Yusuf halası ölünceye kadar onun yanında kaldı.
Yakûb aleyhisselâm, kız kardeşinin vefatından sonra kendi yanına alıp, bir an bile ayrı kalamaz oldu. Bu durum kardeşlerinin kıskançlıklarının iyice
artmasına sebep oldu.
 

Son düzenleme:
cenneteyn

cenneteyn

Yolcu..
Kademeli
Bir rivâyette, Yûsuf'tan ayrılmaya bir türlü râzı olmayan halası, dedesi İbrâhim aleyhisselâmdan kalan kemeri veya kuşağı, Yûsuf'un uyuduğu sırada gömleğinin içine bağladı. Bu işi, ağabeyi Ya’kûb aleyhisselâm gelmeden önce yapmıştı. Ya’kûb aleyhisselâm gelip, çocuğu götüreceği sırada kızkardeşini çok üzgün gördü. Sebebini sorunca, İbrâhim aleyhisselâmdan kalan kuşağın kayıp olduğunu söyledi. Berâberce her tarafı aradılar. Hiç bir yerde bulamayınca, Ya’kûb aleyhisselâmın ısrârı üzerine kızkardeşi, Yûsuf'un (aleyhisselâm) üzerini de aradı. Kuşağı orada buldu. İbrâhim aleyhisselâmın dînînin hükümlerine göre, bir şeyi çalan yakalanınca, mal sâhibine belirli bir süre hizmet ederdi. Ya’kûb aleyhisselâm, kardeşinin Yûsuf'u bu kadar çok sevmesi ve böyle bir hîleye başvurması üzerine, onu bir müddet daha halasının yanında bıraktı. Kız kardeşinin vefâtından sonra kendi yanına alıp bir an bile ayrı kalamaz oldu. Yûsuf aleyhisselâm Allahü teâlânın lütfuyle gittikçe güzelleşiyor, ahlâk ve yüz güzelliği ile insanların sevgisini cezbediyordu. Çünkü onda Allahü teâlânın verdiği ayrı bir güzellik vardı ve gerçekten çok güzeldi. Nitekim Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), mîrâç gecesi semâya götürüldüğünde Yûsuf'u (aleyhisselâm) gördü. Cebrâil'e (aleyhisselâm); “Bu kimdir?” diye sordu. Cebrâil aleyhisselâm; “Yûsuf'tur (aleyhisselâm)” dedi. Eshâb-ı kirâm (radıyallahü anhüm); “Onu nasıl gördün?” diye suâl ettiler. Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) “Ondördüncü gecedeki ay gibi” buyurdular.
 

Üst