Sermayesi Eriyen Adam...

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
Sermayesi Eriyen Adam...

Sıcak bir yaz günü adamın biri buz satıyor, bir yandan da bağırıyordu:

-Sermayesi tükenen adama yardım edin! Sermayesitükenen adama yardım edin!

Adam bu sözünde haklıydı. Zira buz durmadan eriyip yok oluyordu. Oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadi (h.z.), bu sözleri duydu ve bir an durakladı, düşünmeye başladı. Yavaş yavaş benzi sarardı ve olduğu yere yığılıp kaldı.

Etrafına insanlar toplandı ve bir süre sonra Cüneyd-i Bağdadi (h.z.) kendine geldi.

-Ne oldu sana böyle, dediler.

O da cevap verdi:

-Tükenmekte olan, adamın bahsettiği buz değil, benim ömrümdür.


// "Ömür sermayesi pek azdır; lüzumlu işler pek çoktur. " ( onbirinci Şua )
 

Son düzenleme:

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#2
"...
Sonra, bir fakir insana değil fâni ve muvakkat bir tarlayı, bir haneyi, belki koca kâinatı ve dünya kadar bir mülk-ü bâkiyi kazandıran ve bir fâni adama ebedî bir hayatın levazımatını bulduran ve ecelin darağacını bekleyen bir bîçareyi idam-ı ebedîden kurtaran ve saadet-i sermediyenin hazinesini açan en kıymettar sermaye-i insaniyenin İmân olduğunu bilen mezkûr misafir ve hayat yolcusu, kendi nefsine dedi ki: "Haydi, ileri! İmanın hadsiz mertebelerinden bir mertebe daha kazanmak için kâinatın hey'et-i mecmuasına müracaat edip, o da ne diyor, dinlemeliyiz; erkânından ve eczasından aldığımız dersleri tekmil ve tenvir etmeliyiz" diye, Kur'ân'dan aldığı geniş ve ihatalı bir dürbünle baktı, gördü:


Bu kâinat, o kadar mânidar ve muntazamdır ki, mücessem bir kitab-ı Sübhânî ve cismânî bir Kur'ân-ı Rabbânî ve müzeyyen bir Saray-ı Samedânî ve muntazam bir şehr-i Rahmânî suretinde görünüyor. O kitabın bütün sûreleri, âyetleri ve kelimatları, hattâ harfleri ve babları ve fasılları ve sayfaları ve satırları, umumunun her vakit mânidarâne mahv ve ispatları ve hakîmâne tağyir ve tahvilleri, icma ile, bir Alîm-i Külli Şeyin ve bir Kadîr-i Külli Şeyin ve bir Musannıfın, herşeyde herşeyi gören ve herşeyin herşeyi ile münasebetini bilen, riayet eden bir Nakkaş-ı Zülcelâlin ve bir Kâtib-i Zülkemâlin vücudunu ve mevcudiyetini bilbedâhe ifade ettikleri gibi, bütün erkân ve envâıyla ve ecza ve cüz'iyatıyla ve sekeneleri ve müştemilâtiyle ve varidat ve masarıfatıyla ve onlarda maslahatkârâne tebdilleriyle ve hikmetperverâne tecditleriyle, bil'ittifak, hadsiz bir kudret ve nihayetsiz bir hikmetle iş gören âli bir Ustanın ve misilsiz bir Sâniin mevcudiyetini ve vahdetini bildiriyorlar. Ve kâinatın azametine münasip iki büyük ve geniş hakikatın şehadetleri, kâinatın bu büyük şehadetini ispat ediyorlar."

Yedinci Şua
 

Moderatörün son düzenlenenleri:
M

Murat KARTAL

Ziyaretçi
#4
Sıcak bir yaz günü adamın biri buz satıyor, bir yandan da bağırıyordu:

-Sermayesi tükenen adama yardım edin! Sermayesitükenen adama yardım edin!

Adam bu sözünde haklıydı. Zira buz durmadan eriyip yok oluyordu. Oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadi (h.z.), bu sözleri duydu ve bir an durakladı, düşünmeye başladı. Yavaş yavaş benzi sarardı ve olduğu yere yığılıp kaldı.
Bu sahabe döneminde olmuş bir olaydır