Saksıda ki mektup..

  • Konuyu başlatan sultan_mehmet
  • Başlangıç tarihi
sultan_mehmet

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator


Posta kutusunda Zübeyir’in adına gelmiş bir mektup vardı. Zübeyir şimdiye kadar hiç kimseden mektup almamıştı, şaşkındı. Merakla mektubun kimden geldiğine baktı. Mektup dedesinden geliyordu çok mutlu olmuştu dedesini de çok özlemişti. Zarfı açtı ve mektubu okumaya başladı.

Mektupta şöyle yazıyordu:

‘’ Azimli, çalışkan, akıllı torunum; sizlerden iki aydır ayrıyız, sizleri çok özlüyoruz. Bize bu kadar çok nimeti veren Rabbimize şükürler olsun ki bizler iyiyiz en büyük sıkıntımız sizlerden ayrı olmamız. İnşallah sizler de iyisinizdir.

İnsanlar nerede ve nasıl olurlarsa olsun zannediyorum ki en mutlu oldukları an sevdiklerinin sürekli yanında olduğu anlardır. Rabbimiz içimize öyle güzel bir duygu vermiş ki hiç ayrılmaksızın sevdiklerimizi yanımız da arzuluyoruz. Bu dünyanın geçici ve fani olması sebebiyle sevdiklerimizin de bu dünya da sürekli yanımız da olmaları mümkün olmuyor. Ya ölüm kapıyı çalıyor ya da başka bir sebepten dolayı ayrı kalıyoruz. Fakat şükürler olsun ki Rabbimiz bizlere sevdiklerimiz ile ebediyen, hiç ayrılmaksızın mutlu bir şekilde yaşayacağımız cenneti verecek. Bizlerde bu mutlu, sıkıntısız, birçok güzel nimetin, hediyelerin, süslü bahçelerin bulunduğu güzel hayatı, büyük ödülü kazanmak için Rabbimizin hoşnut olacağı davranışlar da bulunup Onun sevgisini kazanmalıyız.

İşte cennette sizlerle hiç ayrılmadan birlikte olabileceğimizi düşündükçe hasretim hafifliyor ve bunun için Allah’a dua ediyorum. Sizlerde ediniz.

Burada bahar’ın gelmesiyle arkadaşlarım çoğaldı. Her sabah pencereme gelen şirin bir kuşum var geldiği zaman gagasıyla penceremi tıklar halimi hatırımı sorar, sohbet ederiz. Küçük bir kaba su koyarım afiyetle içer bana bir mektup bırakır sonra da kanadını vurarak evine geri gider.

Kâinatta bizim için yaratılan her şey birer mektuptur. Rabbimizin bizlere gönderdiği bir mektuptur.Bu mektuplar ile Kendisini bize tanıtır.Evde odanda ki saksının için de sana gönderilmiş bir mektup daha var al ve oku .Eğer okuyup dedene cevap yazarsan çok sevinirim sevgili torunum..

Herkese selam eder gözlerinden hasretle öperim

Allah’a emanet olun.

Deden.’’

Mektubu okuyunca dedesine olan özlemi daha da artmıştı Zübeyir’in. Aklına dedesinin bahsettiği mektup geldi ve odasına koştu.

S.Demirel

Risale Çocuk
 

sultan_mehmet

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
Odasına girer girmez pencerenin önünde ki çiçeğin yanına gitti. Dedesinin bahsettiği çiçek bu olmalıydı. Dedesi bu çiçeği çok sever, özenle sular onunla konuşurdu. Saksının içine baktı. Fakat içerisin de dedesinin bahsettiği mektup yoktu. Saksının sağına baktı, soluna baktı, önüne baktı, arkasına baktı, fakat dedesinin bahsettiği mektubu bulamadı.

Üzülmüştü.

Yatağına uzandı mektup nerdedir diye düşüne düşüne uyuya kaldı.

Rüyasında kendini büyük bir bahçede buldu. O kadar büyük bir bahçeydi ki içinde aklına gelen her türlü meyve ağaçları, çeşit çeşit rengârenk çiçekler vardı.

Birden irkildi omzuna bir ağaç dalı dokunarak’’hoş geldin’’ diyordu. Zübeyir çok şaşırdı bu ağaç konuşuyordu.

—Ama nasıl olur sen konuşuyorsun dedi.

Ağaç meyveleri ile birlikte salınarak;

—Evet dedi Allah’ın OL emri ile her şey olur bizler ancak Onun emir ve izni ile hareket edebiliriz. Bizler Rabbimizin isimlerinin sergicisiyiz.
Nasıl ki büyük bir sarayın padişahının birçok ünvanları vardır isimleri vardır. O saraydaki misafirlerde padişahı bu isimleriyle tanır.
İşte biz de Rabbimizin birer ismiyiz, mektubuyuz. Sizler bizi görüp Rabbimizi tanıyın; bizleri ne kadar güzel şekilde yarattı izleyin diye yaratıldık.

Zübeyir hem şaşkın hem de çok mutluydu. Ağaçlar dalları ile çiçekler yaprakları ile selamladılar Zübeyir’i.

Sadece ağaç konuşmuyordu bu bahçede güller, laleler, nergisler, sümbüller bülbüller hepsi konuşuyorlardı.

Zübeyir etrafını seyre dalmıştı. Birden yerden incecik bir ses geldi.



-ştt,şştt bana bak ben küçücük bir çiçeğim.Daha önce yoktum.Rabbimiz ‘’Halık’’tır.Yani yaratıcımızdır.yoktan ve hiçten var edicidir.Bizler Allah’in yoktan var ettiği varlıklarız .Hem küçücük bir çekirdektim Rabbimiz ‘’Fâlık’’tır.Yani tohumları çatlatan,çekirdekleri açan,taneleri sümbüllendiren,tohumlardan bitkiler yaratan tohumlara hayat verendir.Rabbimizin isimleri ne güzeldir.

Zübeyir küçücük çiçeği küçücük elleriyle sevdi.

—Allah seni ne güzel yaratmış dedi.

Biraz ötede ki kırmızı gül seslendi.

—Bana da bak şu rengime bak. Rabbimiz’’MÜLEVVİN’’ dir. Yani her şeyi farklı renklerle yaratır. Bana kırmızı rengi veren MÜLEVVİN olan rabbimizdir. Ağaçlara yeşil rengini, Portakala turuncu rengini, böcekleri ayrı ayrı renklerle donatan, sizlerin göz ve saç renklerinizi veren rabbimizdir. Rabbimizin isimleri ne güzeldir.

Zübeyir ellini kırmızı güle uzattı. Yapraklarına baktı.

—Allah MÜLEVVİN dir. Rabbimiz ne kadar güzel renklerle süslemiş bizleri dedi.

Kiraz ağacı seslendi bu sefer:



—Benim dallarıma, yapraklarima ve meyvelerime bak Rabbimiz ‘’MÜZEYYİN’’ dir. Beni en güzel şekilde yaratıp süslendirip şekil varmiştir. Bu güzel yaprakları üzerime bir kıyafet yapıp bu minicik, şirin ve tatlı meyveler ile süslemiştir. Rabbimiz’’MUSAVVİR’’dir her birimizi çeşit çeşit şekillerde yaratmıştır. Her baharda hepimiz öylesine yeni şekillerle donatılıp öyle güzel süsler ki hepimiz ‘’ya MUSAVVİR ya MUSAVVİR ‘’ diyerek Rabbimizi zikrederiz. Rabbimizin isimleri ne güzeldir.
Zübeyir elini kiraz ağacının en yakın dalına uzattı. Kirazlar o kadar güzel görünüyordu ki dayanamadı birkaç tane aldı ve yedi.
—Rabbimiz ‘’REZZAK’’dir.
Dedi gülümseyerek.
— Kâinattaki bütün varlıkların yiyeceklerini veren rabbimizdir. En gizli ve umulmadık yerlerde, yerin karanlıklarında, denizin diplerindeki balıklara yiyeceklerini veren Allah’tır. Rabbimizin isimleri ne güzeldir.

Bahçede bulunan bütün ağaçlar, çiçekler, sümbüller Zübeyir’i alkışladılar, tebrik ettiler.

Zübeyir gözlerini açtığında bunun bir rüya olduğunu anlamıştı. Saksıda ki çiçekte başucunda duruyordu. Gülümsedi.

—Rabbimizin isimleri ne güzeldir. Demek ki dedemin bahsettiği mektup sendin dedi.

Hemen eline bir kalem ve kâğıt alarak dedesine gördüğü rüyayı yazmaya başladı. Çok mutluydu. Allah’ın ne kadar güzel ve bilmediği ne kadar çok isimleri olduğunu, Rabbimizin her yarattığı şeyde bu isimlerle Allah’ı tanıyabileceğimizi, kâinattaki yaratılan her şeyin Rabbimiz tarafından gönderilen birer mektup olduğunu öğrenmişti. Daha öğrenmesi geren çok isim vardı.
S.Demirel

Risale Çocuk
 

Üst