Peygamber hata yapar mı?

  • Konuyu başlatan ma'vera
  • Başlangıç tarihi
ma'vera

ma'vera

Emektar
Özel Üye
Mehmet Kırkıncı Hoca Efendi’ye gelen bir zât, misyonerlerin sıksık sordukları bir soruyu hatırlatarak:
"Hocam, der. Hz. Peygamber hiç hâtâ yapmamış mıdır?"
Kırkıncı hoca,
"
Hayır" cevabını verdikten sonra devam eder:

"Mümkündür, fakat vâki değildir."
 

O

out of whack

© ◄ Ayarsız..! ►
Forum Administrator
Siz bunu söyleyince aklıma geldi;

Hani risalede geçerya:

Bir zaman, Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) Şeyh Geylânî'nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir hanımın birtek evlâdı bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bakıyor ki, oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyazattan zaafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona acımış. Sonra Hazret-i Gavs'ın yanına şekvâ için gitmiş. Bakmış ki, Hazret-i Gavs, kızartılmış bir tavuk yiyor. Nazdarlığından demiş: "Yâ Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor; sen tavuk yersin!"
Hazret-i Gavs tavuğa demiş: "Kum biiznillâh!" O pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp tavuk olarak yemek kabından dışarı atıldığını, mutemet ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-ı harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zâtın bir kerameti olarak, mânevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin."


(Ondokuzuncu Lema)

Birgün fırıncı abi tavuk yemiş, tavuğun kemiklerine kumbiiznillah demiş, kardeşler hayretler içinde irkilerek beklerken hiçbirşey olmamış, tavuk kalkmayınca fırıncı abi demiş; nerde o eski tavuklar!..
:konudışı:
 

ma'vera

ma'vera

Emektar
Özel Üye
Siz bunu söyleyince aklıma geldi;

Hani risalede geçerya:

Bir zaman, Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) Şeyh Geylânî'nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir hanımın birtek evlâdı bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bakıyor ki, oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyazattan zaafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona acımış. Sonra Hazret-i Gavs'ın yanına şekvâ için gitmiş. Bakmış ki, Hazret-i Gavs, kızartılmış bir tavuk yiyor. Nazdarlığından demiş: "Yâ Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor; sen tavuk yersin!"
Hazret-i Gavs tavuğa demiş: "Kum biiznillâh!" O pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp tavuk olarak yemek kabından dışarı atıldığını, mutemet ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-ı harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zâtın bir kerameti olarak, mânevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin."


(Ondokuzuncu Lema)

Birgün fırıncı abi tavuk yemiş, tavuğun kemiklerine kumbiiznillah demiş, kardeşler hayretler içinde irkilerek beklerken hiçbirşey olmamış, tavuk kalkmayınca fırıncı abi demiş; nerde o eski tavuklar!..
:konudışı:
Allah razı olsun.İşte bu hakikaten güzeldi....:alkis:
 

Üst