Huzur Ne Demektir?

ma'vera

Emektar
Özel Üye
Huzur:
Hazır olmak. Mevcud bulunmak.
* Hürmet edilmesi lâzım gelen kimsenin yanında olmak.
* İbadet neticesi hâsıl olan rahatlık, gönül ferahlığı.

(İşte, rahmet seni, ey insan, o Müstağnî-i Alelıtlakın ve Sultan-ı Sermedînin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziyâsı, güneşin aksini, cilvesini senin aynan vâsıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdese ve o Şems-i Ezel ve Ebede biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat Onun ziyâ-i rahmeti Onu bize yakın ediyor.

İşte, ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazîne-i nur buluyor. O hazîneyi bulmanın çaresi, rahmetin en parlak bir misâli ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisânı ve dellâlı olan ve Rahmeten li'l-âlemîn ünvânıyla Kur'ân'da tesmiye edilen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetidir ve tebâiyetidir. Ve bu Rahmeten li'l-âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesîle ise, salâvâttır.
L.)



Huzur-u kalb:
Kalb huzuru, gönül rahatlığı.


Huzur-âver:
f. Huzur ve rahatlık verici, sükunet veren.


Huzur ü hâb:
Rahat ve uyku.


Huzur-ü sükûn:
Rahatlık ve eminlik.


K:Yeni Lûgat
 
Üst