Ey Sevgili!

  • Konuyu başlatan SevdamDavam
  • Başlangıç tarihi
SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye
http://www.kunfeyekun.org/forum/redirector.php?url=http%3A%2F%2Fimg03.blogcu.com%2Fimages%2Fe%2Fs%2Fm%2Fesmalale%2Fsevgil_esmalale_1248611945.jpg

"Bir genç, mahallesinden bir kızı sevmişti. Sonra yolları ayrıldı ve genç gurbete gitmek zorunda kaldı. Aradan uzun yıllar geçti, içindeki aşktan zerre miktar eksilme olmadı. Geri dönebildiğinde sevgilisi ona sitem etmiş ve şöyle demişti.



- A gönlüme hükmeden!.. Bunca yıl geçti, yolunu gözledim.
Ne bihaber, ne bir mektup?!... Meğer ne kadar vefasızmışsın?!...


Hakiki aşık başını yere eğdi, gözlerinden yaşlar boşandığı
sırada cevap verdi:


- Ey Sevgili! Yüzünü görmek benim için uğruna ölünecek bir hasret iken,
o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..."

İskender Pala

 

Moderatörün son düzenlenenleri:
SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye


Aşktır ki, Gerisi Vesairedir...



Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib

Kılma derman kim helâkim zehr–i dermanındadır
Fuzuli

Sevgili!..

Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim... Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim. Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak, Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.

Sevgili!..

Şimdi senden uzakta, aşk şudur diyebilsem eğer, son defa kendimi ve ilk defa okuyucumu kandırmış olacağım. Bildim dediğim bir aldanıştır çünki o, duydum dediğim bir yanıştır. Şimdi ayın, şın ve kaf’ları çıkardılar elifbelerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi elif’lerle he’lerden. Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak, ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak. Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda, yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda. Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi yandığımız. Artık şüphedeyiz, canları yâre ulaştıran bir sel miydi aşk, şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi!.. Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesi miydi!..

Her şey sen olsun şu dünyada ve

olmasın sen olmayan dünya da.

İskender Pala


 

SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye

Aşık geldi...

akan kanım aşk olu damarlarımda ve kapladı bedenimi...

ilkin boşalttı beni benden ve dost ile doldurdusonra herşeyimi...

dost şöyle kapladı ki bütün zerrelerimi,

şimdi yalnızca bir ad kaldıbenden bana;

gerisi hep o oldu...

İskender Pala

MEVLANA

 

SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye


Duâsı olmayanın ola mı umudu;
Duâya durmayanın kala mı su'du?
Duâdan ayrılsa kul mu kalır, insan mı kalır;
Duâdan özge eylül mü kalır, nisan mı kalır?
Gelin duâ edelim, Hakk'a gidelim.
Mavi bir şeyler girsin hayallerimize,
Aklar ve yeşiller vursun hallerimize.
Zaman ve mekânı bahşedelim süveydalarımıza,
Sevdalarımızı nakşedelim zamanlar ve mekanlarımıza.
Kabul olunmayacak duâdan O'na sığınarak gelin duâ edelim,
Düşelim yollarına görüşelim, varalım illerine yalvaralım...





O vermek istemeseydi istemeyi vermezdi bize;
O sevmemizi istemeseydi sevmeyi istetmezdi bize!!






/İskender Pala
 

SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye




“Zaman bir çizgi... Sonu yok;başı da olmadığı gibi...
Herkese bölüştürüldü bir parçası ezel gününde,can meclisinde;
acıdan ve sevinçten nakış çizelim, desen işleyelim diye üstüne...
Rengi hiç olmadı bu yüzden,tezgâhta hiç dokunamadı...
Takv...imlerden eledik onu,ad koyduk,sınır çizdik...
Dilim dilim eyledik, civan iken kemale erdik,çocuktuk bahara girdik...
Onu ışık ile ölçenlerin ömürleri güneş ile birlikte gömüldü karanlığa;
kum ile tartanların ömürleri kumlar gibi aktı şişelerden.
Şimdi zaman, saatlerde bir tik...tak...ve takvimlerde bir yaprak...
Bize hatırlatıyor durmadan:
-Uyan ey!.. Eksiliyor saatler,günler,haftalar,aylar...”

İskender Pala



 

SevdamDavam

SevdamDavam

KF Ailesinden
Özel Üye




Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize.

Bir nihânice gamzene gamzede âşıkların adına.. Hani uykuya dalınca kenti ve yalnız başına kalınca kendi... Hani yalnız gecelerde konuşmadan kalınca dilleri ve hâl üzre gönüller anlar olunca bütün dilleri... Vicdan sesinden bizar kürek mahkûmlarınca, hani âşıkların hasreti özleme karınca... Hani gurbetin uzunda gönlüme gömen de sen, hani sen gurbet gurbet gönlüme gömende.. Güneş ve ay nurunu aşkından alırken; güneşin ışığı aya vurur gibi âşığı aydınlatırken.. Gel ey Sevgili bir huzmecik bahşeyle asi ve âciz üftadene ve umut ver peykin olmaya teşne kem zerrene. Aşkları unutan bendene aşkını unutturma!

Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da.





İskender Pala, Kırk Güzeller Çeşmesi
 

Similar threads


Üst