el-Vâlî

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
el-Vâlî



el-Vâlî, mülkünü tek başına idare eden, kâinatın tek yöneticisi, bütün varlıkların hükümdarı, onların üzerinde istediği şekilde
tasarrufta bulunan ve onlar üzerinde bol bağış ve ihsanda bulunan demektir.
Bu isim, Kur’ân-ı Kerîm’de sadece Ra’d sûresi (13)’nin on birinci âyet-i kerîmesinde geçer:
”...Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de

imkân yoktur. Onlar için Allah’tan başka bir vâlî (işlerine sahip çıkan kimse) de bulunmaz.”
Allah, kâinatın ve mahlûkatın tek yöneticisidir; kâinat ve mahlûkat üzerinde dilediği şekilde tasarrufta bulunur:
Yâ-Sîn sûresi (36), 82, 83: “O’nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir. O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu

(hükümranlığı) elinde bulunan Allah’ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz.”
Gün gelecek, Hz. Allah dünya hayatına son verecek, yarattıklarının tümünü huzurunda toplayarak, dünyada yaptıklarından hesap soracaktır dostlar.
Allah, o dehşetli güne hazırlanması için, kullarına peygamberler göndermiş, kitaplar vasıtasıyla dünya hayatını nasıl değerlendirebileceklerini öğretmiştir.
İslâm’da toplumun temel taşı ailedir. Dinimizde aileyi teşkil eden kadın ve erkeğin eğitilmesine çok önem verilmiştir. İki Cihan Serveri Muhammed Mustafa

(sav) şöyle buyurmuştur:
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz. Devlet başkanı üstlendiği görevden sorumludur. Kişi ailesinin koruyucusu ve eli altında

olanlardan sorumludur. Kadın, eşinin, evinin koruyucusu ve eli altında bulunanlardan sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malının koruyucusu ve eli altında
bulunanlardan sorumludur. Dikkat ediniz. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz.” (Buhârî, Cuma, 11; Müslim, İmâre, 20.)
Ailenin eğitilmesiyle ruh yapısı, akıl ve yürek yapısı sağlam fertler yetişecek, güzel ahlâklı, vicdanlı insanların bir araya gelerek oluşturduğu bu yüksek

seciyeli toplumlardan da “tarihe mâl olacak şahsiyetler” yetişecektir dostlar. Tarih, asr-ı saadetten bu yana nice insanların destanını yazdı; tarih
sahnesinden ne muhteşem insanlar geldi, geçti!
Yûnûs sûresi (10), 3, 4: “Rabbiniz o Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir

eyliyor. O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O’na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? Dönüşünüz
hep O’nadır. Allah’ın vaadi haktır. Her şeyi ilk baştan yaratan O’dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri
döndürecek olan yine O’dur...”
Sana olan yolculuğumuzun dünya hayatındaki sürecini el-Vâlî isminin tecellileriyle yaşamamızı; elimizin altındakilere örnek olmamızı ve onların Sana

yönelmelerine vesile olmamızı nasip eyle Allah’ım!
Ey Allah’ım! Hükümlerini yaşamaya ve yaşatmaya, her durumda adaletle davranıp, adaletle hükmetmeye, senin bize yağdırdığın bağış ve ihsanı, sevgiyi, ilmi ve

varlığı ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya bizleri memur kıl. Her birimizi gönül dünyamızdaki insanlara vâlî tayin etmişsin; vazifelerimizi kusursuz yapmayı ve
huzurunda, sürülerimizden utanmamayı bizlere nasip eyle.