Dünyaya önem vermemek ( 2 )

ma'vera

Emektar
Özel Üye
DÜNYAYA ÖNEM VERMEMEK ( 2 )

Âişe (r.a)’dan. Şöyle demiştir:

“ Rasûlullah (s.a.v) vefat ettiğinde rafımda bir miktar arpa dışında, bir canlının yiyebileceği hiç bir şey

yoktu.Bu arpayı uzun süre yedim, derken onu ölçtüm, bu sefer o da tükeniverdi.”

( Müttefekun aleyh)

********************
Ka’b b. İyâz (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’i şöyle buyururken işittim, demiştir:

Her ümmetin bir imtihanı/ fitnesi vardır. Benim ümmetimin imtihanı/fitnesi ise maldır. “ buyurmuştur.
( Tirmizî )

******************

Sehl b. Sa’d es-Saîdî (r.a)’dan. Şöyle demiştir: Hz. Peygamber (s.a.v)’e bir adam geldi ve: “Ey Allah’ın

Rasûlü, bana öyle bir amel göster ki onu işlediğimde Allah’ da insanlar da beni sevsin.” Dedi. Bunun

üzerine Rasûlullah (s.a.v):

Dünyaya değer verme ki , Allah seni sevsin, insanların elindekilere değer verme ki , insanlar seni sevsin.

Buyurdu.”

Hadis hasen hadistir. Hadisi İbni Mâce ve diğer hadisçiler hasen bir senetle rivâyet etmiştir.

********************
Habbâb b. Eret (r.a)’dan. Şöyle demiştir:

“ Hz. Peygamber (s.a.v) ile beraber Allah rızasını arzu ederek hicret ettik, sevabımız Allah katında

gerçekleşmiştir. Bizlerden kimimiz sevabından (dünyada) bir şey yiyemeden vefat etti.Mus’âb b. Umeyr

(r.a) da bunlardan biridir. Uhud savaşında şehid oldu. Geriye üzerindeki çizgili kumaştan bir kaftan

bırakmıştı. Onu baş tarafına örttüğümüzde ayakları açıkta kalıyor, ayaklarını örttüğümüzde ise baştarafı

açıkta kalıyordu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) baştarafını örtüp, ayaklarına izhir (Mekke ayrığı otu)

koyup defnetmemizi emretti. Bizden kimimize ise sevabın meyvesi erişti, o , (dünyada iken meyveleri )

toplamaktır.

(Müttefekun aleyh)

*****************
Abdullah b. Amr (r.a)’dan. Şöyle demiştir:

“ Yıkılmaya yüz tutmuş olan bir kulübemizi tamir ettiğimiz sırada Rasûlullah (s.a.v) yanımıza uğradı ve:

Bunu ne yapıyorsunuz?” buyurdu.

“ Yıkılmaya yüz tutmuştu, biz de onarmaya çalışıyoruz.” Dedik.

Sizin ecelinizin bununkinden daha önce gelebileceği kanaatindeyim.” Buyurdu.

( Hadisi, Ebû Dâvûd ve Tirmizî, Buhârî ve Müslim’in senediyle rivayet etmiştir.Tirmizî, hadis hakkında:

“ Hadis, hasen ve sahîh hadistir.” Demiştir.

*******************
Osman b. Affan (r.a)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v):

Şunlar dışında Âdemoğlunun (zaruri ihtiyaç ) hakkı yoktur. Oturacağı birev, örtülmesi gereken yerlerini

örtecek bir elbise, katıksız bir ekmek ve su.
” Buyurmuştur.

( Tirmizî)

********************

Abdullah b. Şıhhîr (r.a)’dan. Şöyle demiştir: “ Hz. Peygamber (s.a.v)’in yanına gelmiştim. Kendisi

<< Çokluk sizi oyaladı….>> suresini (Tekâsür suresini) okuyordu. Şöyle buyurdu:

Âdemoğlu, malım da malım, diyor. Ey Âdemoğlu, yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden ve sadaka

vererek (gereğini) yerine getirdiğinden başka malından sana fayda var mı ki?


(Müslim)

********************

Abdullah b. Muğaffel (r.a)’dan. Şöyle demiştir: Bir kimse Hz. Peygamber (s.a.v)’e:

“ Ey Allah’ın Rasûlü, Allaha yemin olsun ki, ben seni seviyorum.” Dedi. O da:

Ne söylediğine iyi bak.” Buyurdu. O kimse üç defa:

“Allaha yemin olsun ki, ben seni seviyorum.” Dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v):

Eğer beni seviyorsan, fakirliğe karşı bir zırh hazırla. Çünkü beni seven kimseye fakirlik, yukarıdan inen

selden daha çabuk gelir.”
Buyurdu.

( Tirmizî)

*****************

Abdullah b. Mes’ûd (r.a)’dan. Şöyle demiştir:

“ Rasûlullah (s.a.v) bir hasırın üzerinde uyudu, sonra uykudan kalktı, hasır kendisinin yan tarafına iz

bırakmıştı. Kendisine:

“ Ey Allah’ın Rasûlü, sana bir döşek edinsek?” dedik. O da:

Dünya benim neyime? Ben dünyada, bir ağaç gölgesinde gölgelenip de, sonra oradan ayrılıp giden yolcu

gibiyim.
” Buyurdu.”

( Tirmizî )

******************

İbni Abbas (r.a) ile İmran b. Husayn (r.a)’dan. Hz. Peygamber (s.a.v):

Cennete baktım ve cennetliklerin en çoğunun fakirler olduğunu gördüm. Cehenneme de baktım ve

cehennemliklerin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.
” Buyurmuştur.

(Müttefekun aleyh)


Kaynak: Riyâzü’s-Sâlihîn.

S: 275 – 276 – 277 – 278 – 279


 
Üst