çoraplar

#1
Akıl hastanesinde doktor, davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin hastanede bulunduğunu sorar.
Hasta :
-Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için, diye cevap verir.
Şaşıran doktor :
-Bunun anormallik neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim, der.
Hasta sevinçle karşılık verir :
-Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu, yoksa sirkeli mi?
 

#2
NASIL BİLSİN
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, bir şeyler yazdığını gördü :
-Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
-Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa... Kime yazıyorsun?
-Kendime...
-Peki, ne yazılı mektupta?
-İlahi doktor bey, deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki... İçinde ne yazdığını bileyim.
 

#3
12'NİZDE Mİ?
Katil, suçunu itiraf etti, yargıç da durumu jüri heyetine iletti. Biraz sonra jüri başkanı kararı açıkladı:
-Bu sanık suçsuzdur...
Yargıç adamakıllı kızdı:
-Canım, ne biçim iş bu!... Adam, ben katilim diyor suçunu itiraf ediyor sizde suçsuzdur kararına varıyorsunuz... Acaba, suçsuzdur kararını neye dayanarak verdiniz?
-Delilik efendim, delilik...
Yargıç bütün jüri üyelerini teker teker süzdü. Başını sallayarak :
-Sahi mi? 12'niz de mi?..
 

#4
Bir İngiliz doktor diyor ki : Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz.

Alman doktor diyor ki : Bu hiçbir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz.

Amerikalı doktor da diyor ki ; Beyler siz çok geridesiniz. BizTeksastan bir beyinsizi aldık ve Beyazsaraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor.
 

#5
Esselamün Aleyküm ve Rahmetullah...

Profesyonel bir fotoğrafçı olan, Alman bir arkadaşım, tatil için Türkiye'ye
gelmişti. Bana Türklerin nasıl ibadet yaptıklarını merak ettiğini ve
ibadetden fotoğraflar çekmek istediğini söyledi. Ben de, bir cuma günü
Beyazıt Camii'ne gidebileceğini söyledim ve fotoğrafları çekerken,
insanların burnunun dibine girmemesi için de özellikle ricada bulundum.
Micheal bu ricam karşısında endişelendi ve "niye kızarlar mı?" diye sordu.
Ne de olsa bir ibadet olduğunu, fotoğraflarının çekilmesinden
hoşlanmayabileceklerini ama burunlarının dibinde de olmadığı sürece, kızacaklarını sanmadığımı söyledim. Micheal, makinelerini yüklendi ve bir cuma namazının fotoğraflarını görüntülemek için Beyazıt Cami'ne gitti.
Döndüğünde Micheal acayip bir korkuyla neler olduğunun anlattı;
"Makinelerimi onlardan biraz uzak bir yere kurdum. Işık ayarlarını
yapıyordum. Tam o sırada yüzlerce insan kafasını bana doğru çevirdi.
N'apıcamı şaşırdım, makinelerimi topladığım gibi kaçtım. Fena halde dayak yiyecektim." O korkmuş halde bunları anlatırken, ben gülmekten bir "S" harfi oluşturmuştum. O kafa çevirmelerinin ibadetin şekli olduğunu söylediğimde Micheal benden beter haldeydi.
 

Bitter

KF Ailesinden
Özel Üye
#9
12'NİZDE Mİ?
Katil, suçunu itiraf etti, yargıç da durumu jüri heyetine iletti. Biraz sonra jüri başkanı kararı açıkladı:
-Bu sanık suçsuzdur...
Yargıç adamakıllı kızdı:
-Canım, ne biçim iş bu!... Adam, ben katilim diyor suçunu itiraf ediyor sizde suçsuzdur kararına varıyorsunuz... Acaba, suçsuzdur kararını neye dayanarak verdiniz?
-Delilik efendim, delilik...
Yargıç bütün jüri üyelerini teker teker süzdü. Başını sallayarak :
-Sahi mi? 12'niz de mi?..
Jüriler, katile deli diye ceza vermiyorlar,delilikten diyorlar ..
Yargıç,verilen kararı eleştiri anlamında jürileri kastederek 12niz de mi delisiniz diyor.. eğer yanlış anlamadıysam...!