Berat kandili kuranda geçiyor mu?

  • Konbuyu başlatan Kayıtsız Üye
  • Başlangıç tarihi
K

Kayıtsız Üye

Ziyaretçi
#1
Berat kandili kuranda geçiyor mu? Bu mübarek berat gecesi kuranda var mı varsa hangi ayet ve surede yazıyor.
 
sultan_mehmet

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
#2
berat kuranda geçiyormu, berat kandili kuranda geçiyormu

''Apaçık kitab-a andolsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir''(Duhan, 44/1-4)

Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Kadir gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.

“De ki, Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin Şüphesiz Allah bütün günahları affeder Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir'' Zümer Suresi, 39/53

''Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız'' Duhan Suresi, 44/1-3
 
Son düzenleme:
E

Esra savas

Ziyaretçi
#3
Edit Sultan:// Konuyu anlamamışsınız. Efendimize ilk olarak kadir gecesinde indirildi. Fakat Berat Gecesi, Kur'an-ı Kerim'in levh-i mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir.

Hem eksik biliyorsunuz hem de bizleri cahil ve insanları yanıltmakla suçluyorsunuz. Fakat siz Kur'an-ı Kerim'in levh-i mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecenin berat gecesi olduğunu, kadir gecesinde ise Peygamberimiz (asm)'e ilk kez ve parça parça indirilmeye başlandığını bilmiyorsunuz. Umarım bu yazımızı görürsünüz ve kimin cahil olduğuna tekrar karar verirsiniz.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
kurtuluş

kurtuluş

KF Ailesinden
Özel Üye
#7
http://www.kunfeyekun.org/forum/kf/berat-kandili-hadislerle-berat-kandili.3255/

Yanlız kuran diyenler asla kuran ve sünneti birbirinden ayıramazsınız.

*“Bu, dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” *(Rûm: 30)

Allahın dinini kullari bozamaz.Bu gerceği kabullenin boşa uğraşiyorsunuz.Çünkü Allah her daim galibtir.Sizler herkezi saptırsanızda Allahın koruduğu kullar islamı yaşamaya devam edicek .Ta ki kıyamet kopuncaya dek.Peygamber Efendimiz (s.a.v)birçok ayeti bizzat kendisi açıklamıştır.Siz ise onu bile devreden cıkarmaya çalişip aklımız bize yeter biz kuranı anlarız diyirsunuz.E peki suzlerden başka kuranı anlayan yok mu.Sizler sadece ben diyor nefslerinize uyuyorsunuz.Allah hidayet versin ne diyelim.

Yanlız kuran diyenlerden namaz kılmayanlarıda gördük.Daha ileri derece sacmaliyanlarida gördük.Allah akıl fikir versin sizlere.
 
kurtuluş

kurtuluş

KF Ailesinden
Özel Üye
#8
BERAT KANDİLİ HAKKINDA BİLGİLER
http://www.kunfeyekun.org/forum/kategori/saban-ayi.107/

Sadece kandil günleri ortaya çıkan ve ilginçtir ki okadar bilgiye rağmen hala bu mübarek günlerde kullarını Allahtan uzaklaştırmaya çalışanlar var.Yahu dua edilecek kuranokunacak salavat getirilecek tevbe istiğfar edilecek ne diye engelliyorsunuz?Ayet var hadisler var hala bunlar görmezden gelinip her kandil cevaplar verilen soruları tekrar ekrana taşıyorsunuz .Ne için? Siz hadisleri inkar ediyorsanız bizene biz mübarek günleri değerlendircez inşaAllah.Fitne çıkarmak isteyen Allahın kullarını bu mübarek günlerde dahi zikirden ibadetlerden uzaklaştırmaya çalışanları Allaha havale ediyoruz.
 
Ö

Ömer Telli

Ziyaretçi
#10
ayet göster demiş sende göster yalancılar sizi hadislerden kafayı
yemişsiniz açın kuran okuyun
Değerli inanalar. fikir paylaşımında birbirimize daha nazik davranalım..Bilmemek ayıp değil. Ayıp olan bildiğinle insanlara katkıda bulunmamaktır. Kandil'ler, Kur'anda yoktur. Hz.Muhammet (SAV) İN ölümünden sonra kutlanmaya başlamıştır. Allah-ü taalanın farzleri ve Hz.Muhammet (SAV) in sünnetleri dışında yapılan her şey hurafedir. Son yıllarda kutlanmaya başlanan Kutlu doğum haftası, sakal'ı şerif!!!! ve benzeri kutlamalar Emeviler döneminde dinimize sokulmuştur. hepinize saygılar.
Kaynak.. İlahiyat prof, yazar Yaşar Nuri Öztürk ..Bütün kitapları.
 
U

Uğur dgn44

Ziyaretçi
#11
Lütfen böyle ciddi konularda ciddiyetsizce mesajlar yazmayın. Üye olun gelin edebinizls tartışın. Mümkünse misafirlere mesaj yazma sistemi kapatılsın?
Kardeşim Emevilerin dinşmize soktuğu bidatları sizde iyice tamamlayın bakalım hak mı kazanacak yoksa batıl mı siz Allah'tan daha iyi biliyorsunuz sanırım Allah eksik bıraktı siz tamamlıyorsunuz bu ilahlık iddiasında bulunmaktır
 
SETR

SETR

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
#12
Kadir dışındaki gecelerin kutsallığı hakkında Kur'an'da herhangi bir bilgi bulunmaz. Hadiste de Beraet gecesi dışındaki geceler hakkında kesin sayılabilecek bir bilgi ve yönlendirme yoktur. Bu nedenle bazı İslâm bilgin ve hukukçusu bu gecelerin kutlanmasına, hem de bu gecelerde toplu biçimde ibadet yapılmasına bid'at olduğu gerekçesiyle karşı çıkmışlarsa da, İslam toplumu içerisinde bu gecelerde ibadet etmek yaygınlaşmıştır. Ayrıca bu gecelerin kutlanmasını nehyeden bir rivayet de yoktur.

Zaman ve mekânlar bütün kıymet ve kutsiyetini, hakikatte Allah’ın dilemesinden alırlar. Bu İlâhî dileme ise varlıklar için binbir maslahat ve hikmetler içerir. Ayrıca o zaman dilimlerinde gerçekleşen mühim olaylar ve o mekânları dolduran kıymettar mekînler de, içinde bulundukları zaman ve mekâna değer kazandırmışlardır. İslâm’da mübarek zaman dilimlerinin kudsiyeti de meşiet–i İlâhî’den geldiği için, Müslümanlara sonsuz feyz ve bereketin nüzulü için birer vesile olmaktadırlar. Mübarek ay, gün ve geceler, İslâm’ın şeairindendir; hususi kıymetleri ve kerametleri vardır. Kâinat, semavat, feza–yı âlem ve bütün varlıklar1 bu kutlu zaman dilimlerine hürmet etmektedir.2

BERÂAT KANDİLİ

Üç ayların ikincisi olan Şaban ayının on beşinci gecesidir. Berâat gecesinde, beşerin kader programı nev’inden bir İlâhî icraat yapıldığı için, bu gece Kadir gecesi kudsiyetindedir; ve bütün senenin bir çekirdeği hükmündedir.42 Bu gece mahlukatın bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, ihya veya imate edileceklerine, ecellerine ve hacıların adetlerine dair Allah tarafından meleklere malumat verileceği beyan olunmaktadır. 43 Beraat, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir.

Sahih hadîslerin beyanına göre: Şaban ayının on beşinci gecesi tövbe eden mü’minler, Allah’ın afv ü mağfireti ile günahlarından ve dolayısıyla Cehennem’den berâat edecekler, kurtulacaklardır. Şaban’ın ortasındaki geceye Berâat isminin dışında; mâ'nen verimli, feyizli, bereketli ve kutsi bir gece olduğu için Mübarek Gece; iyi değerlendirildiği takdirde günahlardan arınma ve suçlardan temize çıkma imkânı taraf–ı İlâhî’den verildiği için Sâk (Berâat, Ferman, Kurtuluş Belgesi) Gecesi; Lutf u ihsanı aşkın, afv ü merhameti engin olan Allah’ın ikram ve iltifatlarına erişildiği için de Rahmet Gecesi de denilmiştir.44

Berâat gecesinin mübarekiyet ve hususiyeti hakkında sahih hadîs–i şerîflerden bir–ikisi şöyledir:

“Allah Tealâ, Şaban ayının on beşinci (Berâat) gecesinde –rahmetiyle– dünya semasına iner, orada tecelli eder ve Kelb Kabîlesi'nin koyunlarının tüyleri sayısından daha çok sayıda günahkârı affeder.”45

Başka bir rivayete göre de Hz. Peygamber (sas):

“Şaban’ın ortasındaki (Berâat kandili) geceyi ibadetle ihya ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Allah Tealâ o akşam güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen, onu affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim. Yok mu bir musibete uğrayan, ona afiyet vereyim. Yok mu şöyle, yok mu böyle!..’ der.”buyurmuştur.46

Bir diğer hadîste ise, Berâat kandilinde yapılacak duaların geri çevrilmeyeceği müjdesi verilmiştir.47

Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs’teki Mescid–i Aksa’dan Mekke’deki Kabe–i Muazzama istikametine çevrilmesinin Hicret'in ikinci yılında Berâat gecesinde vuku bulduğunu kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır. Bazı müfessirler,

“Biz Onu (Kur'ân’ı) kutlu bir gecede indirdik. Çünkü biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. O öyle bir gecedir ki, her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile o zaman yazılıp belirlenir.”48

âyetinde belirtilen gecenin Berâat gecesi olduğunu söylemişlerdir. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre ise bu gece Kadir gecesidir. Çünkü diğer âyetlerde Kur'ân’ın Ramazan ayında49 ve Kadir gecesinde50 indiği açıkça bildirilmektedir. Bu takdirde Kur'ân’ın tamamının Berâat gecesi Levh–i Mahfuz’dan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de görevli kâtipler tarafından istinsah edilip, âyetlerin Cebrail tarafından Efendimiz (sas)’e peyderpey indirilmeye başlandığı şeklinde bir yorum ortaya çıkmaktadır ki bazı müfessirler bu görüşü benimsemişlerdir.51

Bazı âlimlere göre: Berâat gecesi, emirlerin Levh–i Mahfuz’dan istinsahına başlanır, kâtip melekler bu geceden, gelecek seneye müsaadif ayın geceye kadar olacak olan vak’aları yazar ve bu işler, Kadir gecesi bitirilir. Rızıklarla alâkalı defter Mikail (as)’e; harpler, zelzeleler, saikalar, çöküntülerle ilgili defter Cebrail (as)’e; amellerle alakalı defter, dünya göğünün sahibi ve büyük melek olan İsrafil (as)’e; musibetlere ait nüsha da Azrail (as)’e teslim olunur.52 Rasûlulllah (sas):

“Allah Tealâ tüm şeyleri Berâat gecesinde takdir eder. Kadir gecesi gelince de bu şeyleri sahiplerine teslim eder.”

buyurmuştur. Berâat gecesinde eceller ve rızıklar; Kadir gecesinde ise hayır, bereket ve selametle alâkalı işler takdir edilir. Kadir gecesinde sayesinde dinin güç–kuvvet bulduğu şeylerin takdir edildiği; Berâat gecesinde ise, o yıl ölecek olanların isimlerinin kaydedilip ölüm meleğinin teslim edildiği de söylenmiştir.53

İslâm kaynaklarında Berâat gecesinde beş hasletin varlığından bahsedilmektedir:

1. Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.

2. Bu gece yapılan ibadetin (kılınan namazların, okunan Kur'ân'ların, yapılan dua ve zikirlerin, tövbe ve istiğfarların), gündüzünde tutulan oruçların fazileti çok büyüktür.

3. İlâhî ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir.

4. Mağfiret (bağışlanma) gecesidir.

5. Rasul–i Ekrem’e şefaat hakkının tamamı (şefaat–ı tamme) bu gece verilmiştir.54

Bu gece her tarafı kaplayan rahmet, merhamet ve lütuftan tövbe etmedikleri takdirde, şu kimseler istifade edemezler:

1. Allah’a ortak koşanlar.

2. Kalpleri düşmanlık hisleriyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler.

3. Müslümanların arasına fitne sokanlar.

4. Akraba bağını koparanlar.

5. Gurur ve kibir sebebiyle elbiselerini yerde sürüyenler.

6. Anne ve babalarına isyanda devam edenler.

7. Devamlı içki içenler.55

Hz. Peygamber (sas)’in Şaban ayına ve özellikle bu ayın içindeki Berâat gecesine ayrı bir önem vererek, onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri göz önüne alan çoğu âlimler bu geceyi namaz kılarak, Kur'ân okuyarak ve dua ederek geçirmenin çok büyük sevaba vesile olacağını söylemişlerdir.

Berâat gecesi kılınacak namaza Salâtü’l–Hayr/Hayır Namazıdenilmiştir. Bu namaz bir çok rivayete göre yüz rek’attir. Her rek’atinde Fatiha suresinden sonra on (veya on bir) kere İhlas suresi okunur.56 Bir rivayet göre ise on rek’attir; ve her rek’atinde fatiha’dan sonra yüz İhlas suresi okunur.57

Bediüzzaman Hazretleri talebelerine yazdığı bir Berâat Kandili tebriğinde bu gecenin değeri ve değerlendirilmesi ile alâkalı şöyle demektedir:

“Elli senelik bir manevî ibadet ömrünü ehl–i imânâ kazandıran Leyle–i Berâatınızı ruh u canımızla tebrik ederiz.”58

“Bu gelen gece olan Leyle–i Berâat (Berâat Gecesi), bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat–ı beşeriyenin (insanlığın kaderinin) programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle–i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin (salih amelin) Leyle–i Kadir’de otuz bin olduğu gibi; bu Leyle–i Berâat’ta herbir amel–i sâlihin ve her bir harf–i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, Şuhur–u Selâsede (Üç aylar) yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâlî–i meşhûrede (meşhur geceler), on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'ân’la ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."59


Dipnotlar

1) Risale–i Nur Tefsirinin pek çok yerinde, ister müellif Bediüzzaman, isterse talebelerinin hayatlarındaki bir takım olaylar ile mübarek gün ve geceler arasındaki manevî irtibatı ifade eder mahiyette pek çok beyanatları vardır. Bunlardan birkaç tanesi için bkz. Sikke–i Tasdik–i Gaybi, s. 205–208, 240; Emirdağ Lahikası, 1/37, 40, 46, 166.
2) Nursi, Bediüzzaman Said, Sikke–i Tasdik–i Gayb–i, s.208, Envar Neşriyat, İstanbul, 1998).
42) Nursi, Tarihçe–i Hayat, s.601, Envar Neşriyat, İstanbul, 1989.
43) Bilmen, a.g.e., s.188.
44) Canan, Kütüb–ü Sitte, 3/288.
45) Tirmizi, Savm, 39; İbn Mace, İkame, 191.
46) İbn Mace, İkame, 191.
47) Suyûtî, Celalüddin, Câmiu’s–Sagîr, 3/454, Beyrut, 1972.
48) Duhân, 44/3–6.
49) Bakara, 2/185.
50) Kadr, 97/1.
51) Yazır, a.g.e., 5/4293–4295.
52) Canan, Kütüb–ü Sitte, 3/287.
53) Razi, a.g.e., 23/293.
54) Şöyle ki: Rasulullah (sas) Şaban’ın 13. Gecesi Allah’tan ümmetine şefaat etme hakkı istemiş, üçte biri verilmiş; 14. Gecesi yine istemiş, üçte biri daha verilmiş; 15. Gecesi (Berâat gecesi) tekrar istemiş ve bu gece şefaatin tamamı kendisine verilmiştir.
55) İbn Mace, İkame, 191.
56) Bilmen, a.g.e., s.188.
57) Berâat gecesi namazını İmam Gazali İhya–u Ulumi’d–Din’inde (1/203) zikretmektedir. Ali el–Kari de bu rivayetin uydurma olduğunu belirterek Berâat gecesi namazının h. 400 (m.1010) yılından sonra Kudüs’te ortaya çıktığını kaydetmektedir. (el–Kari, el–Esrarü’l–Merfua, s.462). Ancak Fakihi’nin (ö.272/885’ten sonra) Mekkelilerin bu geceyi Mescid–i Haram’da ihya ettiklerine ve bazılarının yüz rek’atlı bir namaz kıldığına dair rivayeti (bk. Fakihi, Ahbaru Mekke, 3/84, Mekke, 1407/1986) dikkate alınırsa bu namazın h.400’den daha önceden de kılındığını söylemek mümkündür. (D.İ.A, 5/475, Bk. Berat).
58) Nursi, Şualar, s.426.
59) Nursi, Şualar, s. 426; Tarihçe–i Hayat, s.601.

sorularlaislamiyet
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
kurtuluş

kurtuluş

KF Ailesinden
Özel Üye
#13
Allah (c.c) razı olsun. Bu mübarek günleri bizlere nasip eden Rabbimize binlerce şükürler olsun.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
D

DeryaDerya

Ziyaretçi
#15
Nerde yazıyormuş Kuran-ı Kerimden ayetlerle ispatlasana,ordan burdan duyduklarını ağzınla taşımayı biliyorsun,Ayet göster ayettt.!!!
 
İ

İşitmezoğlu

Ziyaretçi
#17
Kimsenin hadisleri görmezden geldigi yok. Ayrıca birçok ayeti peygamber efendimiz (s.a.s.) kendisi bizzat açıklamış diyorsun ya, orada da yanılıyorsun.
Hadisleri yalanlayanlar sadece uydurma ve şüpheli hadisleri kabul etmiyor. Ayetleri açıklama olarak ta , peygamber efendimiz (s.a.s.) bütün ayetlerin tek açıklayıcısıdır . O bir elçi dir. Hem de Yüce Allah ın elçisi. O yüzden bütün ayetleri o açıkladı ve O nun açıklamaları ile biz biliyoruz. Ama elçilik ve Kuran 'daki emir ve yasakları uygulamada bize rehperlik etmesinden başka bir görevi yoktur. Hz. Muhammed (s.a.s.) i Allah gibi kusursuz ve tüm eksikliklerden munezzeh tutmaya çalışmak şirktir. Peygamberden yardım istenmez, ona ibadet edilmez, yetiş ya muhammet (s.a.s,) denmez, ezan okununca aziz Allah şefaat ya ResulAllah denmez !
Hadisi yok sayıyor diye iddia ettikleriniz sadece Peygambere tapmaya karşılar ve uydurma hadisler ile peygambere çamur atılmasına karşılar. Yoksa bir kertenkele öldürmenin 40 şehit sevabı vereceğine inanmak ve bu dinin bu peygamberine atılacak kocaman bir iftiradan başka bir şey değildir.
Bunun gibi daha binlerce uydurma hadis var .
 
H

hüseyin canik

Ziyaretçi
#18
..//edited

88.225.223.***.dynamic.ttnet.com.tr

küfür ve kötü sözden dolayı benim gibi bir dengesizi savcılığa vermediğiniz için teşekkür ederim
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
  • Namaz Kılmayanla Evlenilir mi?
    Hatice Kübra
    iyi günler ben namazlarımı 5 vakit kılıyorum hamdolsun, evlilik vaktimizde geldi bir...
  • Makyaj Yapmak Dinimizde Günah mı?
    İslami Sorular İslami Sorular
    Son günlerde sıkça sorulan bir husus hakkında sizlere bilgi vermek istiyoruz. Makyaj yapmak...
  • İstihare duası Okunuşu Arapça ve Türkçe
    sultan_mehmet sultan_mehmet
    İstihare duası Okunuşu Arapça ve Türkçe İnsan kendi hayatı hakkında bir şeyin hayırlı olup...
  • Evlenmeyi Düşünenlere Öğütler
    sahasan sahasan
    Evlenmeyi Düşünenlere Çok Önemli Öğütler “İçinizden bekâr olanları evlendirin” mealindeki...
  • Teenni
    ömr-ü diyar ömr-ü diyar
    Yavaş iş görme, ağırdan alma, ihtiyatlı davranma, acele etmeme, düşünceli ve yavaş hareket etme...
Üst