Zü'l-celâli ve'l-ikrâm

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1
Zü'l-celâli ve'l-ikrâm



Zü’l-celâli ve’l-ikrâm, hem büyüklük, yücelik ve kerem sahibi, hem de sonsuz ikramların sahibi demektir.
Celâl, büyüklük ve ululuk anlamındadır dostlar. Hz. Allah’ın bu ismi kudretin sonsuzluğunu; kendisine sığınanı en mükemmel şekilde korumayı, kendisinden yardım isteyene yol göstermeyi ve büyük bir rahmeti taşır içinde.
Kerem sahibi olmak da, yardım ve ikrâmın nâmütenâhî, yani, bol ve sınırsız olduğunu anlatır.
Bu isim, Kur’ân-ı Kerîm’de; Rahmân sûresi’nde iki yerde geçer dostlar. Bu isim, Arşı, kâinatı ve de yürekleri titreten vurgularla da Yaradanın ululuğunu anlatır.
Âlimlerimiz, bu ismin “İsm-i A’zam” olduğu yolunda görüş bildirmişlerdir.
Ve O, Kâinatın Sultanı, büyüklüğünü, saltanatındaki kudretini göstermek, hükümranlığındaki rahmetini hissettirmek, celâlini anlatmak, lütuflarını ve ikramlarını göstermek için, kâinat sarayını binbir nakışla, latîf desenlerle ve akıl almaz güzelliklerle donatmış; yarattığı canlı, cansız her şeye de saltanatının mührünü vurmuştur dostlar.
Rahmân sûresi (55), 26-28: “Yer üzerinde bulunan her şey fânidir. Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?”
Esmâ-i Hüsnâ çalışırken, Rahmân sûresi’ni mutlaka okumalısınız dostlarım. O muhteşem “kelâm”ın her bir satırında Rabbinizin sizinle nasıl konuştuğunu, size, Kendini nasıl anlattığını hissetmelisiniz mutlaka!
O, merhametli ve sonsuz ikrâm sahibi yüce Allah kuluna; “Kâinatı seyret, ondaki intizamı ve dengeyi gör. Denge insanı ol. Sırât-ı Müstakîm’de yürü, insanlara adaletle davran, senin için yeryüzünü dayayıp döşediğimi, seni belli bir süre için dünya üzerinde ağırlamakta olduğumu gör” buyurur, dostlarım.
Sadece balçıktan yaratılan insanoğlu değil; enerji boyutlu yaratık olan cinler de Allah’a ibadet halindedir.
Allah, doğunun ve batının Rabbidir. O, yerin, göğün ve yerle gök arasında ne varsa hepsinin Rabbidir.
O, Zü’l-celâli ve’l-ikrâm’dır. O, celâl ve ikrâm sahibidir.
Allah, insandan kendine lütfettiği zenginliklerden ihtiyaç sahiplerine ihsanda bulunmasını ve Habibinin yolundan ilerlemesini ister. Allah, kuluna Cennette ebedî ihsanda bulunmak için, kendisine şirk koşmamasını ister.
Allah, kulunun ruhuna, aklına ve yüreğine hükmeder:
Duhâ sûresi (93), 11: “Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.”
Ben, âciz kardeşinizden bu kadar dostlarım! Nefesim tıkanmış, beynim, kalemim durmuş haldeyim.
Ne olur açın Kur’ân-ı Kerîm’i Rahmân sûresi’nin tefsirini okuyun. Eminim, sizlere de çok şey anlatacaktır o muhteşem kitap:
Rahmân sûresi (55), 78: “Celâl/büyüklük ve ikrâm sahibi Rabbinin adı ne yücedir!”
Çok büyüksün Allah’ım! Seni seviyor ve yalnız Sana ibadet ediyorum. Ve son nefesime dek, beni korumanı diliyorum! Âmîn.