Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

ümit Tomurcukları

Konusu 'KİTAPLARDAN NAMELER' forumundadır ve <<sevde>> tarafından 6 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. <<sevde>>

    <<sevde>> Deneyimli Üye Acemi

    Mesajlar:
    72
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    17
    ÜMİT TOMURCUKLARI
    Yüksek Îslâm Enstitüsü Talebelerine;
    Bir kış gecesi kadar uzun, karanlık ve soğuk fetretten sonra, bir nevbahar elbette beklenmekteydi... O rüyayı sen gerçekleştirdin. Ümitlerin bitmek üzere olduğu demde, semamızdan kasvetli bulutları silip, hasret dolu kâlp dudaklarına tebessüm getirdin. Kadir bilmezlerin elinde değersiz emtia gibi atılıp itilen cihan değer hakikatlar, seni görmekle antikacısını bulmuş gibi dırahşân akisler arz etmeye başladılar.
    Adın en ücre yerlere ulaştı... Şanın karanlığın ödünü kopardı, uğradığın yerlerde. Canı dudağına gelmişlere can, eli boynunda bedbinlere, dine hizmet şevkini ulaştırdın. Anadolu'nun taşına toprağına sinmiş mukaddes ruh, senin sayende, düşmanların işmizazına rağmen bir kere daha şehbal açtı ve bu uğurda adını ebedileştirecek âbideler ma'nâsına binlerce binalar kuruldu. Fecrindeki bu tarrakalar büyük bir toyun davul sesleri veya tül tül zuhur eden şafaklar arkasında, mevcudiyeti hissedilen gündüz ışıkları...
    Şafağından ürken, gündüzüne tahammül edemeyen yarasaların şem'ini söndürmeye kanat çırpışları, seni yıldırmadı ve yıldırmayacak. Bizler, mağrur ve vakur âhenginde geçmişe ait çizgileri okuyabildiğimiz cephenin takallus ettiği gurur ve savletinin kırılmak istendiği şu günlerde, sesinin daha gür ve daha samimî çıkacağına katiyyen emin bulunmaktayız.
    Uzak ve yakın bütün düşman dairelerin ifna etme politikalarına, âtıl hale getirme gayretlerine karşılık, göründüğün günden bugüne binlerce tepeyi aştın. Yüzbinlerce girdaba kement vurdun. Artık rüşdüne ermiş bulunduğun şu andan itibaren ruh ve gönlünü okşayan veya onları törpüleyen hiç bir kuvvet seni saptıramaz, hiçbir el ayağına zincir vurup esaret altına alamaz.
    Bugünün sefalet nevhaları seninle dinecek, yarının ümit tomurcukları, âb-ı hayat olan nefesinle dirilecek.
    Bir zamanlar Avrupa eteklerinde muzır bir şey gibi deniz sahillerine atılan Endülüs Müslümanları, hangi insafsız zihniyet tarafından o meşum ve menfur muameleye tabi tutulmuşsa, topyekûn bu asrın Müslümanları da elbette aynı kem anlayışın ifadesi olarak çöp sepetine atılmak istenecektir. Bin nefrin onlara ve emellerine!
    Fakat senin dinç ve zinde keyfiyetin, bu ve daha binlerce taşlayışı ters-yüz edecek; şebabet ve taravetin, adını memleket ve millet bütünlüğünün sembolü hâline getirecektir. Elverir ki, hasbilik ve safvetin, şimdiye kadar olduğu gibi devam etsin ve tefekkür ufkun gereksiz şeylerle bulanmasın.
    Senin esas hizmetin bundan sonra başlıyor. Her zerresi hayat yüklü potansiyelin henüz devreye giriyor. Garb'ın baş döndürücü zaferlerle, Ay'a sancak dikip, fezaya istasyon kurması; ülkende hayret dolu gönüllerin, şaşkın bakışların ve eziklik hisseden ruhların mevce mevce kabarmasına yol açmış; mazi ve kök düşmanlığı fikirlerinin, nemalanmasına zemin hazırlamıştır. Ona eski vekar ve şerefi sen iade edeceksin.
    Dinin ilimle omuz omuza olduğunu sen gösterecek, sazdan, kamıştan, topraktan yapılmış evlerde; daha doğrusu harabelerde, Merih'de, Zühal'de yetişmeyen çiçekleri yetiştireceksin.
    Ayağına dikenler saplanacak... Karşına kandan, irinden deryalar çıkacak.. Binlerce, yüzbinlerce kâbus üzerine çullanacak, sen yine derin şevk, fevkalâde bir metanetle gözünü diktiğin kâlb-i umumînin tamiri ufkuna durmadan ilerliyeceksin.
    Alâka beklemek, milletten alkış ummak senin pâk dâmenine ulaşamayacak bir kısım densiz toz ve topraktan ibarettir. Esasen senin, ne dalkavukluk ederek alkış toplamaya, ne de mesleğin mukaddes ismini, şöhret vesilesi yapmaya ihtiyacın vardır. Hakk'a bende, Kur'ân'a talebe olma gibi bir gayen var, elverir sana... Senin semanın şimşekleri cihan güneşinin fer kaynağıdır.
    Ulvî duyguların yağmur habbeleri hâlinde kaynaştığı kâlp ve kafan, rahmet yüklü bulutların göremiyeceği İrem bağlarına, âb-ı hayat taşımaktadır. Sen bu şeref ve gaye ile ulvî mahiyetine uygun bir âli makamda bulunuyorsun ki, cihan sultanlıkları ona nazaran toprak kadar aşağı kalır.
    Binler selâm olsun Kur’ân'a sahip çıkanlara ve Hakikat-ı âzâmın yılmaz usanmaz yolcularına!
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    eline yüreğine sağlık
    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş