Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır

Konusu 'Dini Hikayeler' forumundadır ve tuba tarafından 27 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. tuba

    tuba Tecrübeli

    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    7


    Üniversitede derslerin bitmesine az bir zaman kalmıştı. Birkaç ay sonra diplomasını alacak, öğretmen olacaktı. Hayalleri ve hedefleri vardı. Arkadaşlarına karşılık beklemeden yardım eder, herkes onu daha çok bu özelliğiyle tanırdı. Ders kitaplarının ilk sayfalarına güzel sözler yazar, bunları hayatına uygulamaya çalışırdı.
    Bu güzel sözlerden biri, “Sizin en hayırlınız, insanlara en faydalı olanınızdır.” Hadîs-i Şerifiydi.

    O gün Salim Bey, “Osmanlı Tarihi” dersinin vize sonuçlarını açıklıyordu. Elindeki son yazılı kâğıdı Tayfun Şahin’indi. Üzerinde 100 yazıyordu. İsmini okumadı; ama Salim Beyin yüz ifadelerinden sınıf arkadaşları bu kâğıdın ona ait olduğunu anlamışlardı. Sınıfı birden derin bir sessizlik kapladı. Herkesin üzüntüsü yüzünden okunuyordu.

    Tayfun, bir öğrenci yurdunda kalıyordu. Yurt idarecilerini çok seviyor, onlardan insanî değerler adına çok şeyler öğrendiğini söylüyordu. Yurt, onun için evi kadar sevdiği bir yuvaydı. Ona ek bir bina daha yapılmıştı. Kendisi gibi daha birçok talebe orada barınacaktı. Buna çok seviniyordu. Sadece temizlik işleri kalmıştı; o da tamamlanınca yeni öğrenciler gelecekti. Temizlik yapmak için öğrenciler arasından birkaç gönüllü aranınca, Tayfun ve iki arkadaşı, “İnsanlığa hizmet, Hakk’ın rızasını kazanmaktır.” diyerek hemen kolları sıvayıp işe giriştiler. Gayretli bir çalışmayla iki gün içinde binanın temizliği bitti. İkinci gün akşam geç vakitte toz toprak içerisinde odasına döndüğünde, Tayfun sıcak bir duş alıp rahatlamak istedi. İşte ne olduysa o anda oldu. Bu bir dalgınlık mıydı, yoksa bir davetiye mi yollanmıştı kendisine? Şofbenden sızan gazın tesiriyle derin bir uykuya daldı. Kimsenin bundan haberi yoktu. Uzun bir süre sonra, yurt müdürü, banyonun ışığını açık görünce olayın farkına vardı. Derhal Tayfun’u hastaneye kaldırdılar. Ama yapılacak bir şey kalmamıştı.

    Müdür, gece yarısına doğru yurda döndü. Bitkin bir halde idare odasına geçti. Üzüntüsünden ne yapacağını bilemiyordu ki telefon çaldı. Gecenin bu saatinde arayan da kimdi? Ahizeyi korkuyla kaldırdı. Telefondaki ses, yurdun ihtiyaçlarının temininde kendilerine yardımcı olan emekli öğretmendi. O, yurda on kilometre kadar uzakta bir evde oturuyordu. Gördüğü bir rüyanın tesiriyle uyanmış, bir daha uyuyamamıştı. Yurdu aramadan içi rahat etmeyecekti. Hemen gördüğü rüyayı müdüre anlattı: “Rüyamda, Kâinatın Efendisi (sallallahu aleyhi ve sellem) ile yeni yapılan yurdu gezdik. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yurttan ayrılırken, sevdiği bir genci yanında götürdü”






    Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,Gök yarıldığı zaman,Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).(Bu) hangi güne ertelenmiştir?Hüküm ve ayırım gününe.Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.O gün vay yalanlayanların haline!(mürselat 8/15)
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yurttan ayrılırken, sevdiği bir genci yanında götürdü” ..Afff çok güzeldi Allah zulcelal razı olsun.
     
  3. araf

    araf KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    3.867
    Beğenileri:
    98
    Ödül Puanları:
    3.847
    :gül2:çok güzeldi. ALLAH (c.c) razı olsun:gül2:
     
  4. sahasan

    sahasan © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Forum Administrator

    Mesajlar:
    13.118
    Beğenileri:
    4.065
    Ödül Puanları:
    9.820
    "Elbette hidemât-ı hayatiye ve hayattaki tesbihât-ı Rabbâniyede defaatle bir zerre bulunmuş ise ve hizmet etmiş ise, o zerrenin mânevî alnında o mânâların hikmetlerini hiçbir şeyi kaybetmeyen kader kalemiyle kaydetmesi, muktezâ-i ihâta-i ilmîdir."
     

Sayfayı Paylaş