Şefaat Nedir?

sultan_mehmet

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Yönetici
Forum Administrator
#1
Şefaat Nedir?

„Şefâat iki nevidir.

Biri, kişinin kendi amelinin iktizâsı;

Diğeri de, Resûlullah Efendimiz’in zâtına âid olan şefâattir.

Bundan mahrum olmamak lâzım.

Şefâat mahşerde, arasatta, sıratta olur.

Bir de, cehennemden çıkıp cennete girmek, cennette derecâtın terfîi ve Cemâl-i İlâhî’ye nâil olmak için şefâat vardır.”

Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.a.)
 

FERASETLİ

KF Ailesinden
Özel Üye
#2
Bir de, cehennemden çıkıp cennete girmek, cennette derecâtın terfîi ve Cemâl-i İlâhî’ye nâil olmak için şefâat vardır.”
:gül2::gül2::gül2::tşk:
 

Vuslat 71

Çalışkan Üye
Kademeli
#3
Ş E F A A T K O N U S U N D A O R T A Y O L

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ


azda olsa araştırma zahmetine katlananlar şunu açıkça göreceklerdir ki ; gerek geçmiş cahiliye toplumlarında ve gerekse günümüz cahiliyesinde göze çarpan en çirkin arızalardan bir tanesi, inananların dinleri hususundaki aşırılıklarıdır…. Ve bu aşırılıkları yüzünden de bir çok meselede ya ifrat yada tefrit noktasına gelmişlerdir.

Halbuki İslam, her zaman inananları bu hususta uyarmıştır. Gerek geçmiş ümmetleri ve gerekse bu ümmeti….. Allah’u Azze ve Celle, - bu ümmet ibret alsın diye - geçmiş ümmetleri helak eden bu çirkin durumu yüce kitabında şöyle dile getirmektedir :

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ وَلاَ تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ إِلاَّ الْحَق …….

“ Ey kitap ehli ! dininizde aşırılığa gitmeyin.Ve Allah hakında doğru olandan başkasını söylemeyin …………… “
NİSA : 171.AY.

قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلاَ تَتَّبِعُواْ أَهْوَاء قَوْمٍ قَدْ ضَلُّواْ مِن قَبْلُ وَأَضَلُّواْ كَثِيراً وَضَلُّواْ عَن سَوَاء السَّبِيلِ لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُواْ يَعْتَدُونَ

“ Deki : Ey kitap ehli ! dininizde haddi aşmayın ve daha önce sapıtan,bir çoklarını da saptıran ve doğru yoldan uzaklaşan kimselerin heva ve heveslerine uymayın. İsrail oğullarından kafir olanlar,Davud ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bunun sebebi ise,isyan etmeleri ve – dinleri hususunda – haddi aşmalarıdır. “
MAİDE : 77.78.AY.

Allah resulü s.a.v de bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :

.... عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ؛ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم : يَا أَيُّهَا النَّاسُ ! إِيَّاكُم وَالْغُلُوَّ فِي الدِّينِ ، فَإِنَّهُ أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ الْغُلُوَّ فِي الدِّينِ

“ ........... Ey insanlar ! Din de aşırılığa gitmekten sakının. Çünkü o, sizden öncekileri helak etmiştir.”
İBNİ MACE : 8.C.3029.N - AHMED : 1.215. 347

İşte bu ve emsali Ayet ve hadisler,dinde aşırılığın - diğer bir ismiyle - haddi aşmanın çirkinliğinden bahsetmekte ve onu şiddetle kınamaktadır.

Ama ne yazık ki,bu kadar uyarılara rağmen yine de bir çok inanan - bu arıza sebebiyle – bir çok çirkin inanç ve ameller içerisinde yüzmekte-dirler.

İşte bunlardan bir tanesi de, bu sohbetimizde üzerinde durmaya çalışacağımız şefaat meselesidir…Yani şefaat meselesinde de inananlar arasında aşırılığa gidilmiş ve biri diğeriyle zıt olan farklı farklı fikirler ortaya atılmıştır.

BİRİNCİ TAİFE : Sapık Hırıstiyan,Yahudi ve müşrik taifesinden olan kimselerdir ki,bu kimseler Kur’an’ın karşı çıktığı bir şefaatin varlığına inanırlar.Bunlar, haklarında hiç bir delilin ve bilginin olmadığı bir takım insanları kendi kendilerince tezkiye ederek onların Allah katında kendi-lerine şefaat edeceklerine inanan kimselerdir.

İKİNCİ TAİFE : Bunlar da Hariciler ve Mutezile fırkasıdır.Bu kimseler, Peygam-ber s.a.v in büyük günah sahiplerine şefaatçi olacağını kabul etmezler. Hatta, kıyamet gününde hiç kimsenin başkasının şefaatinden ve duasından yarar sağlıyamıyacağını iddia ettikleri gibi,hayatta olanların dahi ölü adına sadaka vermesinin ve oruc tutmasının ona bir fayda sağlamayacağına inanırlar ...... Bu kimseler de , Allah’u Azze ve Celle’nin kendi kafalarına göre şefaatçi edinenleri kınadığı Ayetlerini kendilerine delil gösteren kimselerdir.

ÜÇÜNCÜ TAİFE : Bunlar ise, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği bu ümmetin öncü ve önderleri ile onların yolundan ayrılmayan tevhid ehli kimselerdir.
Bunlar,Kur’an ve sahih sünnet’in reddettiği şefaat anlayışını reddeden, kabul ettiği şefaat anlayışını da kabul eden vasat yolun yolcularıdırlar.

Elbetteki burada isabetli taraf,Kur’an’ın ve Sünnet’in çizdiği yolda yürüyen üçüncü taifedir.

Öyleyse böyle karışık bir ortamda basiretli insanlara düşen de, Kur’an ve Sünnet çizgisinde olaların izini takip etmektir.Çünkü ben müslümanım diyenlerin bundan başka seçenekleri olamaz.