Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Peygamber Efendimiz ve gül ilişkisi nedir?

Konusu 'DiNi SORULAR ve CEVAPLAR' forumundadır ve sultan_mehmet tarafından 5 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. sultan_mehmet

    sultan_mehmet © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Yönetici Forum Administrator

    Mesajlar:
    16.603
    Beğenileri:
    2.897
    Ödül Puanları:
    9.598
    Soru
    Efendimiz asv ve gül ilşkisi ne zaman başlamıştır kaynağı nedir. Uygun mudur. Allah cc ile lale bitkisi arasında gül gibi bağlantı kuranlar var, doğru mudur?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Bizim kültürümüz sembolcü kültürdür. Atalarımız daha Orta Asya'dayken belirli eşyaları, cisimleri ve şekilleri belirli manalara sembol yapmışlardır. Mesela, "ok" Tanrı'ya bağlılığın, "yay" da bu bağlılığın cihana yayılmasının sembolüydü. Keza davulun, tuğun devlet babında değişik anlamları vardı.
    İslam'ı kabulden sonra da devam eden bu sembolcü gelenek, Peygamber Efendimize de (sav) bir sembol bulmakta gecikmemiş ve O'na (sav) GÜL sembolünü layık görmüştür. Kültürümüzde gül, Peygamberimizin (sav), Peygamberimize (sav) duyulan muhabbetin sembolüdür. Peygamberimize (sav) bir an muhabbetini kaybeden imanını kaybedeceğinden, yani Peygamberimize (sav) muhabbet duymak ile iman çok yakından alakalı olduğundan, gül ayni zamanda iman hayatımızın da sembolü sayılır. Gül, Peygamberimizin (sav) sembolü olduğu içindir ki Fatih O'na (sav) olan muhabbetini belirtmek için gül koklar. Onun içindir ki edebiyatımızda sevgililer hep güle benzetilir. Onun içindir ki Necati Beg söyle der:
    Yılda bir kerre menâr-i sâhdan dîdâr gül,
    Gösterir nite ki nûr-i Ahmed-i Muhtâr gül.
    Gül, Peygamberimizin (sav) sembolü olunca, ad olarak da kullanılmıştır. Bu Gül (sav) sevgisi, "Gül, Gülbahar, Gülbeden, Gülistan, Gülhan, Gülsan, Gülcan, Gülten, Gülriz, Gülnur, Gülenaz, Gülay, Güler, Gülsever, Gülbey, Gülçin, Gülcihan vs." gibi, Peygamberimize (sav) muhabbetimizi ifade eden yüzlerce "gül"lü adı dilimize kazandırmıştır. Ve bu anlayış, Peygamberimizin (sav) sevgili zevcesi Hz. Aişe'nin adını, Peygamberimizin (sav) sembolüyle birleştirmiş AYŞEGÜL yapmıştır. Anadolu'nun bazı yörelerinde de Gül'e (sav) öncelik verirler, GÜLAYŞE, derler. (Onk. Dr. Halûk Nurbaki, Gönül Penceresinden Fahr-i Kâinat Efendimiz)
    Lafzatullah yani Allah lafzı ile Lale ilgisine gelince:
    Ebced hesabında bir durum var lâle ile Lafzatullahın değeri İkisi de 66 ya tekabül ediyor bu nedenlede lale’yi Cenab-ı hakkın simgesi olarak sayanlar vardır. Bazı yörelerimizde işi 66 ya bağlamak deyimi hala kullanılır.
    Biz millet olarak hilâl'i islamın simgesi, haç'a karşı bizim simgemiz olarak görmüşüzdür. Hilâl kelime olarak ebced hesabına göre 66 ediyor.
    Yani hilâl, lâle ve Cenab-ı Hakk'ın en muazzam ismi olan Allah lafzı aynı sayı değerindedir.
    Lâle, hilâl ve Allah (cc) lafızlarının ebced değerinin aynı olmasından dolayı kültürümüzde lâleye apayrı bir değer verilip sevgi beslenilmiştir.
    Bir devre adını veren bu tefekkür simgesi çiçek o dönemde 1108 çeşit renkte üretilmiştir.
    Lâle’nin Osmanlılar tarafından çok sevilmesi sadece çok güzel bir çiçek olmasından dolayı değildir. Arapça harflerle yazıldığında Lâle kelimesiyle Allah lafzında aynı harfler kullanılıyor olmasındandır. Bir de Arap harfleriyle yazılan Lâleyi tersten okursanız Hilâl kelimesi ortaya çıkıyor ki bu da biliyorsunuz Osmanlı bayrağının, ambleminin sembolüdür.
    Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya güzel anlatmış:
    "Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten, izahı zor bir
    şuur, o zamanın yazılarında 'lâle' kelimesi ile ''Allah kelimesini
    aynı harflerden meydana getirirdi. Üstelik ebcedde Hilâl, lâle, Allah aynı sayıyı verirdi..
    Biri güzelliğiyle yurdumu, biri ulviliğiyle dinimi, biri şerefiyle istikbâlimi anlatan…”
    Kelimelerdeki ebcet beraberliği sizi bilmem fakat ben, tesâdüf
    deyip geçemeyeceğim."


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten, izahı zor bir
    şuur, o zamanın yazılarında 'lâle' kelimesi ile ''Allah kelimesini
    aynı harflerden meydana getirirdi. Üstelik ebcedde Hilâl, lâle, Allah aynı sayıyı verirdi..
    Biri güzelliğiyle yurdumu, biri ulviliğiyle dinimi, biri şerefiyle istikbâlimi anlatan…”
    Kelimelerdeki ebcet beraberliği sizi bilmem fakat ben, tesâdüf
    deyip geçemeyeceğim."
    :spr::gül2::tşk::gül2:
     

Sayfayı Paylaş