Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

müslüman aile

Konusu 'İSLAM'DA AİLE' forumundadır ve Mu@YMe tarafından 2 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Mu@YMe

    Mu@YMe Vip Üye Özel Üye

    Mesajlar:
    9.258
    Beğenileri:
    147
    Ödül Puanları:
    1.017
    [​IMG]

    Bismillahirrahmanirrahim
    Hamd Alemlerin Rabbine, salat ve selam onun Resulünün, ashabının ve onların yollarını sürdürenlerin üzerine olsun…

    Aile toplumun en küçük ve en önemli parçasıdır. Aile, sadece karşı cinse duyulan fiziki bir ilgi sonucu ortaya çıkan bir kurum değildir. İnsan soyunun davamını sağlamakla birlikte gerek erkek, gerek kadın ve gerekse çocukların karşılıklı olarak, ruhen ve bedenen yardımlaştıkları bir birlikteliktir. Erkek, kadın ve çocukların sevgi/saygı içinde yaşadıkları kutsal bir kurumdur.

    Toplum, ailelerden ve aileyi meydana getiren bireylerden oluşur. Bu nedenle ailenin toplumu, toplumun da aileyi etkilemesi söz konusudur. Çünkü aile, toplumun sosyal yaşantısından ve değerlerinden etkilenir.

    Aile, insanlığın en eski olduğu kadar, en temel ve vazgeçilmez kurumudur. Çünkü insan yaratılış icabı yalnız başına değil, birileri ile birlikte yaşamaya, himaye etme ve edilmeye, yaşadıklarını birileriyle paylaşmaya muhtaçtır. İşte insan bu paylaşımı aile ortamında en iyi şekilde gerçekleştirebilir. Bundan dolayı aile insan için hayati bir öneme sahiptir.

    Erkek, eşini ve çocuklarını koruyup her türlü tehlikeden muhafaza etmeye çalışmaktan hoşlanır. Kadın ise, hayatın her türlü zorlukları karşısında dayanabileceği, güvenilir bir omuza, sevgi ve şefkatle kucaklayacağı çocuklara sahip olmak ister.

    EvliIiğin temel amacı olan [​IMG]‘ın rızasını kazanmanın bir yoluda hayırlı nesil yetiştirmektir. Böylece yeryüzünde müslümanların sayısının artması sağlanmış olur. Anne ve baba, [​IMG]‘ın kendilerine emanet olarak verdiği evlatlarını, [​IMG]‘ın sevdiği kul, Habibinin sevdiği ümmet olarak yetiştirmekle görevlidir. Bu görevi yerine getirebilmek için, ihlasla harcanan tüm çabalar, [​IMG]‘ın rızasına uygun amellerdir. Müslümanın, yüreği gibi sıcak yuvası olmalıdır. Sevgi, saygı, güven, fedakarlık, şefkat ve merhametle sıcaklaşan bir yuva. Çünkü, islam ailesi, terbiye ocağıdır. Oradan, gelecek nesillere islami şahsiyet kazandırılmaya çalışılmalıdır.

    Ayrıca, islam ailesi, en güzel bir hayat okulu olmalıdır. İşte böylece, hayırlı nesiller yetiştirilmeye çalışılarak [​IMG]‘ın rızasına erişilmeye gayret edilmelidir. Kadın ve erkeğin birbirlerine olan sevgi, şefkat ve muhabbetleri yaşlandıkça devam etmelidir. Çünkü onlar, yalnızca bu kısa dünya hayatında geçici eşler değil, ebedi hayatlarında (cennette) da birbirlerine eş olacaklardır. O halde, yaşlandıkça birbirlerine daha fazla şefkat ve merhamet ile davranmaları gerekir. Üstad Said-i Nurs-i hazretlerinin ifadesiyle, ihtiyarladıkça daha ziyade hürmet ve merhamet etmek lazım gelir. O halde, kadın ve erkek birbirleriyle her türlü duygu, düşünce, sevinç ve üzüntüleri paylaşabilmelidirler. Birbirlerine yalnız bedenen değil, ruhende yakın olabilmelidirler.

    Yuvada huzurun sağlanabilmesi eşlerin, karşılıklı olarak hak ve görevlerini yerine getirmesiyle mümkün olur. Bu hak ve görevler içerisinde en önemlilerinden ikisi, kadının itaatkar erkeğin ise adil olmasıdır. İslamın insan ilişkilerinden en çok hassasiyet gösterdiği nokta, karşılıklı olarak adaletli davranılmasıdır. Adaletli davranabilmek için, mutlaka şefkat taşıyor olmak gerekir. Erkek, kadının kendisine itaatinin AlIah‘ın emriyle sınırlı olduğunu bilmeli ve bu sınırın dışına çıkmamaya özen göstermelidir. Kadın ise, [​IMG]‘ın emrine aykırı olamayan konularda, eşine itaate gayret etmelidir.

    Hz. Peygamber bir hadis-i şerifte; „Kadın beş vakit namazını kılar, yılda bir ay orucunu tutar, namusunu korur, kocasına itaat ederse, cennet kapılarından dilediğinden girsin.“ diye buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şerifte ise; „İki zayıfın, yani yetim ile kadının haklarını çiğnemekten sakınınız.“ buyurarak kadınlara haksızlık edilmemesini ister.

    Kısacası itaat edilen de, eden de haddini bilmeli, [​IMG]‘ın çizdiği sınırların dışına çıkmamalıdırlar. O halde, erkek hanımı ve çocukları üzerindeki hakimiyet hakkını adaletli ve şefkatli bir biçimde kullanmalı, kadın ise, uysal davranışlarıyla yuvasındaki huzur ve mutluluğu devam ettirmeye özen göstermelidir.

    Gerek kadın gerekse erkek, eşi ile ana-babası arasında adaletle davrana bilmelidirler. Ana-babayı tutup eşe haksızlık etmek haram olduğu gibi, eşi tutup ana-babaya da haksızlık etmek haramdır. Elbette ana-babaya itaat etmek ve rızalarını almak çok önemlidir. Onlar bizi en çok bakıma muhtaç olduğumuz günlerden başlayarak korumuş, kollamış, beslemiş ve bu uğurda çeşitli fedakarlıklara katlanmışlardır. Onlara elden geldiği kadar iyilik yaparak hayır dualarını almaya çalışmak, her evladın ilk görevleri arasında yer alır. Yüce Rabbimiz; „Biz insana, ana-babasına iyilik yapmayı vasiyet ettik ki, anası onu zorluk üstüne zorlukla taşıdı, onun sütten kesilmesi iki yılda olur. Bana ve anne-babana şükret, çünkü dönüşünüz banadır (şükür ve küfrüne göre karşılık veririm.)" (lLokman 14) diye buyurmaktadır.


     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. *TuanA*

    *TuanA* Vip Üye Özel Üye

    Mesajlar:
    7.092
    Beğenileri:
    79
    Ödül Puanları:
    1.017
    ALLAH cc. razı olsun
    Faydalı bi paylaşım...
     
  3. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    her evladın ilk görevleri arasında yer alır. Yüce Rabbimiz; „Biz insana, ana-babasına iyilik yapmayı vasiyet ettik ki, anası onu zorluk üstüne zorlukla taşıdı, onun sütten kesilmesi iki yılda olur. Bana ve anne-babana şükret, çünkü dönüşünüz :tşk::birinci:
     
  4. sahasan

    sahasan © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Forum Administrator

    Mesajlar:
    13.118
    Beğenileri:
    4.065
    Ödül Puanları:
    9.820
    Allah Razı Olsun, güzel bir konu İslamda Aile forumuna taşınmıştır.
     

Sayfayı Paylaş