Iyilik ve yardımseverlik

AhDe_VeFaLi

KF Ailesinden
Özel Üye
#1
Atalarımız “İyilik yap denize at, balık
bilmezse Hâlık bilir” diyerek daima iyilik
üzere bulunmamızı, öğütlemişlerdir.
Kişilere, duruma, yere, zamana göre
değil, herkese, her yerde, her zaman
iyilik yapılması gerekliliğini vurgulamışlardır.
İyilik geniş bir yelpazedir. Birinin
yoğuna çare oluruz, diğerinin derdini
dinler, gönlünü ferahlatırız. Bir öğrencinin
ödevine yardımcı olur, bir hastanın
çorbasını pişirir, bir yaşlının
torbalarını taşır ya da hayır kurumları
kurar; cami, okul, aşevi, hastane yaptırırız.
Kesemize, gönlümüze göre, elimizden
geldiğince, gücümüz yettiğince
mutlaka iyilik yaparız. Balığı değil Hâlık’ı
düşünerek. Hz. Peygamberin bildirdiği
üzere; iyilik edenin iyiliğini artırmamış
olduğuna ve kötülük edenin de
kötülüğünden vazgeçmemiş olduğuna
pişman olacağı ölüm anı gelmeden
yardımsever bir insan oluruz. Hatta
Allah, kurban ve zekât gibi ibadetlerle
yardımseverliği zorunlu bir hale getirmiştir.
Peygamberimiz de hayatı boyunca
herkesin yardımına koşmuş, her şeyini
insanlarla paylaşmış, isteyene istediğini
vermiş ve onlardan yüz çevirmemiştir.
Maddi imkânlarımız varken, aciz duruma
düşmeden, ihtiyarlayıp hareketlerimiz
kısıtlanmadan Allah’ın rızası
dahilinde iyilik namına ne varsa yapmak
bizim hayat düsturumuz olmalıdır.