Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

İstanbul 2010 Kültür Şehri mi ?

Konusu 'KÜLTÜR - SANAT' forumundadır ve enes61 tarafından 21 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. enes61

    enes61 KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    6.934
    Beğenileri:
    173
    Ödül Puanları:
    8.752
    İstanbul 2010 yılı dünya kültür merkezi etkinlikleri geçen gece muhteşem bir açılışla başlamış... Evde oturuyordum, geceleyin havaî fişekler atıldı, maytablar yakıldı, çatırtılar, gürültüler, patırtılar duyuldu. Kültür başlamışmış...

    Muhteşem kelimesine doğrusu çok güldüm.

    Fişekle, maytabla, şarkıyla, türküyle, resepsiyonla kültür olmaz, mültür olur.

    İstanbul'da en az 15 milyonluk dünya çapında ciddî ve değerli bir kütüphane olmadıkça kültür olmaz.

    Bazıları şehrin nüfusu 10 küsur milyondur diyor, hayır 20 milyonu geçmiştir ve bu yirmi milyon nüfus atalarının Türkçe mezar taşlarını okuyamayacak derecede cahil bırakılmıştır. Böyle kültür olur mu?

    Osmanlı, batarken bile nefis mimarlık eserleri yapmıştır. En sonuncusu Sultanahmet Cezaevidir.Sirkecideki Posta ve Telgraf Nezareti (Büyük Postahane), Cağaloğlu'nda Düyun-i Umumiye Nezareti (İstanbul Erkek Lisesi), Sultanahmet'teki Defter-i Hakanî Nezareti (Tapu ve Kadastro Müdürlüğü), Ziraat ve Meadin Nezareti (Marmara Üniversitesi Rektörlüğü), Şehremi'nindeki Darü'l-Muallimat-ı Aliyye, Sirkeci'deki Vakıf Hanları, Galata'da Osmanlı Bankası, Taksim'deki Topçu Kışlası (Yıktılar!..) gibi binalar, üslubunu beğenmeseniz de birer mimarlık şaheseridir.

    Son elli-altmış yıl içinde onlara benzer bina yapılabildi mi?

    Haydarpaşa vapur iskele binasına bakınız. Çinili Köşk'ten ilham alınarak inşa edilmiş küçük bir şaheserdir. Cephesindeki çini üzerine sülüsle yazılı Osmanlıca nefis "Haydarpaşa" yazıları 1928'de hoyratça kazınmış, yok edilmiş, daha sonra yine Osmanlıca fakat çirkin mi çirkin bir yazı konulmuştur.

    Bizans ve Osmanlı zamanında İstanbul gerçekten bir kültür şehriydi.

    1929'da bu şehirde beş adet Fransızca günlük gazete yayınlandığını biliyor musunuz?

    Eski İstanbul'u kültür şehri yapan büyük şairler, büyük edipler, büyük sanatkarlar nerede?

    Yahya Kemal'in yeri doldurulabildi mi?

    Necip Fazılsız İstanbul.

    Abdülhak Şinasi Hisar'sız İstanbul.

    İbnülemin'siz İstanbul.

    Hüseyin Rahmi'siz İstanbul.

    Ahmet Mithad Efendi'siz İstanbul.

    Ahmed Cevdet Paşa'sız İstanbul.

    İstanbul'un bundan altmış yetmiş sene önce beş ciltlik "Türkiye Maarif Tarihi" kitabının yazarı Mektupçu (Vali yardımcısı) Osman Nuri Ergin'i vardı. Şimdi var mı?

    Fuat Şemsi bey nerede?

    Üstad Mahir İz?

    Nihat Sami Banarlı, Orhan Şaik Gökyay, İsmail Hami Danişmend, Ali Fuad Başgil, Nurettin Topçu... Onlar nerelere gittiler?

    Karaköy'de Yeraltı Camii imamı meşhur Hafız üsküdarlı Ali Efendi... Sultanahmet Camii imamı Gönenli Mehmed Efendi... Beyazıt Camii imamı Hendekli Abdurrahman Gürses Efendi... Yine Sultanahmet'te imamlık ve hatiplik yapan meşhur Saadettin Kaynak... Vaiz Alasonyalı Cemal Efendi... Vaiz ve Nâsıh Beykozlu (Medineli) Osman Efendi... Üsküdar'da imamlık yapan hezarfen Necmeddin Okyay...

    Şeyh Abdülhakim Arvasî... Şey Ali Haydar Efendi... Şeyh-i şehid Erbilli Es'ad Efendi... Şeyh Mehmed Zahid Efendi... Şeyh Adanalı Sami Efendi... Şeyh Muzaffer Efendi...

    Meşhur Hafız Sâmi Efendi... Zamanının Bilal-i Habeşîsi Aksaray Pertevniyal Valide Sultan Camii Başmüezzini Cemal Efendi...

    İstanbul'u kültür merkezi yapan beyefendiler, hocaefendiler, hocalar, üstadlar, ayaklı kütüphaneler, edib-i lebibler, muharrir-i şehîrler, şairler, tarihçiler, sanatkârlar hangi atlara bindiler, hangi esrarlı alemlere gittiler?

    Süheyl Ünver'siz bir İstanbul kültür şehri olur mu?

    Sanatsız kültür olur mu?

    O eski nefis İstanbul (Kandilli) yazmaları artık yapılmıyor. İstanbul'da artık el yapımı kağıt üretilmiyor.

    Göksu'daki çömlek atölyelerinin, biri dışında hepsi kapandı.

    Redingotlu, İstanbulinli, kolalı yakalı beyler yok.

    Yakup Kadri'ye "Çarşafa ve Peçeye Dair" başlıklı o güzel yazıyı yazdıran eski hanımlar nerede?

    Eski Türk evleri yok... Eski bahçeler yok edildi... Eski rüzgarlar esmiyor.

    Bir eski Osmanlı mezar taşlarına bakınız, bir de yeni kabir kitabelerine. Aradaki kültür ve kültürsüzlük farkını anlarsınız.

    Bahçekapı'da Arpacılar Camii Aralığında İstanbul dondurması satan Arnavut gitti.

    Karaköy taraflarında bundan yüz küsur sene önce bir börekçi varmış. Nefis börekler yaparmış. Bir gün müşteriler kepenkleri kapalı görmüşler, üzerinde şu yafta varmış: "Velinimet müşterilerimizin ağzına layık tereyağı bulamadığımız için birkaç gün kapalıyız..." Sahiden o börekçi şimdi nerede?

    Bir şehrin kültür merkezi olması için halkın bol bol efendim, teşekkür ederim, estağfirullah demesi gerekir. Saat kaç efendim?.. Saat beşe çeyrek var efendim... Nasılsınız efendim? Teşekkür ederim hamdolsun iyiyim, siz nasılsınız, efendim... Efendimin yerini aha oha yuhanın aldığı bir şehre siz kültür merkezi mi diyorsunuz?

    Tramvaylarda, otobüslerde, banliyö trenlerinde, vapurlarda gençlerin oturduğu, yaşlıların ayakta seyahat ettiği bir şehir kültürlü müdür?

    Nüfusu yirmi milyonu aşmış, kitap tirajları bir iki bin civarında... Aman ne kültür ne kültür.

    Eski kültür şehri İstanbul'dan bir manzara: Üsküdar'ın bir semtinde oturan Doktor Sibgatullah bey fakir bir hastaya çağrılır. Koşar gider, muayene eder, reçetesini yazar, dörde büker, hastanın yastığının altına koyar... Ev sahipleri "Doktor bey borcumuz ne kadar." diye sorar. Bu sefer borcunuz yok der gider. Reçeteyi açıp bakarlar, içinden ilaç parası çıkar... (Merhum Profesör Ahmet Yüksel Özemre'nin "Hasretini Çektiğim Üsküdar" adlı kitabında yazılıdır.) Bana bugün bir tane Dr.Sibgatullah bulabilir misiniz?

    Eski kültür şehri İstanbul'da sadaka taşları varmış. Yol kenarında içi oyuk bir taş. Parası olan yanından geçerken bir miktar para atıyor içine. İhtiyacı olan fakir, yanından geçerken elini sokup bir miktar (hepsini değil!) para alıp gidiyor. Var mı böyle bir taş 2010 kültür merkezinde?

    Yitirdiğimiz yerine yenilerini koyamadığımız hangi kültür değerini sayayım.

    Bir şehir gökdelenlerle, asfalt yollarla, beton binalarla, apartmanlarla, alış veriş merkezleriyle, lüks otomobillerle, sefahat ve eğlence merkezleriyle, fuhuşla, mafyayla, kokuşmayla, rantla, lüks hayatla medenî olmaz, kültür merkezi olmaz.

    Özenti başkadır, kültür başka...

    Keşke kültür olsaydı da alkışlasaydım...


    "alıntı"
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    :) Yinede iyi açıdan bakmak gerekir.
     
  3. *Mujaahed*

    *Mujaahed* KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    7.972
    Beğenileri:
    374
    Ödül Puanları:
    8.762
    özür dileyerek da ayrı:salla:

    :tşk:
     
  4. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Düzelttim :P
     

Sayfayı Paylaş