Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

İmam Şafi'nin eski ve yeni içtihatları diye bir durum var mıdır? Varsa sebebi nedir?

Konusu 'ŞAFİ MEZHEBİ' forumundadır ve sultan_mehmet tarafından 23 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. sultan_mehmet

    sultan_mehmet © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Yönetici Forum Administrator

    Mesajlar:
    16.603
    Beğenileri:
    2.897
    Ödül Puanları:
    9.598
    Soru

    İmam Şafi'nin eski ve yeni içtihatları diye bir durum var mıdır? Varsa sebebi nedir? Hayatı nerelerde geçmiştir?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Şafi mezhebi, Hicri 150 yılında Mekke’de doğmuş ve h. 204 yılında vefat etmiş olan Muhammed b. İdris eş-Şafii’nin fıkıh konusundaki yöntem ve görüşlerinin sistemleştirilmesiyle meydana gelmiş bir mezheptir. İmam Şafii’nin vefatından sonra talebeleri, onun görüşlerini derleyerek mezhebi teşekkül ettirmişlerdir.

    İmam Şafii, başta İmam Malik ve İmam Ebu Hanife’nin talebesi İmam Muhammed olmak üzere devrinin pek çok aliminden ilim almıştır. Aynı şekilde başta İmam Ahmed b. Hanbel ve Ali b. Davud ez-Zahiri olmak üzere pek çok alim yetiştirmiştir. Talebelerinden bazıları şunlardır: Zaferani, İbn Süreyc, Taberani, İbn Cerir et-Taberi, Büveyti, Müzeni, Rabi b. Süleyman el-Muradi.

    İmam Şafii ilim öğrenmek adına pek çok beldelerde bulunduğu için fıkhi görüşleri konusunda kavl-i kadim (eski görüş) ve kavl-i cedid (yeni görüş) olmak üzere çoğu konuda kendisinden iki görüş nakledilmektedir.

    İmam Şafii’nin fıkıhtaki metodu genel anlamda kendisini yetiştiren İmam Malik ve İmam Muhammed’in tesiriyle gelişmiştir. O da metodolojisinde hocaları gibi Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas’tan meydana gelen şer’i delilleri esas almıştır.

    Doğumu

    İmam Şafiî Hazretleri 150/767 yılında Gazze’de doğdu. Soy olarak Kureyş kabilesine mensuptur ve Hz. Peygamber s.a.v.’in üçüncü dedeleri ile akrabadır.

    Çocuklukta Başlayan İlim Yolculuğu

    İmam Şafiî, iki yaşında iken babasını kaybetti. Annesi onu ata yurdu olan Mekke’ye götürdü. Orada yedi yaşında iken Kur’an’ı ezberledi. Süfyan b. Uyeyne, Müslim b. Halid gibi Mekke’nin büyük alimlerinin derslerine devam etti. Daha on beş yaşında iken, hocası Müslim b. Halid ona fetva icazeti vermişti. Kur’an ve Sünnet dili olan “fasih Arapça”yı öğrenmek için çöle, Huzeyl kabilesinin yanına giderek uzun yıllar çölde kaldı.

    İlmini daha da ilerletmek için, Malikî mezhebinin kurucusu İmam Malik b. Enes Hazretleri’nin yanına Medine’ye gitti. Bu yolculuktan daha önce İmam Malik’in eseri Muvatta’yı ezberlemişti. Henüz yirmi yaşında olan İmam Şafiî’yle karşılaşmalarında, İmam Malik Hazretleri şöyle hitap etmişti:

    Oğlum, ileride büyük bir şanın olacak. Allah senin kalbine bir nur atmıştır. Günah ile o nuru söndürme!..

    İmam Şafiî, İmam Malik’in yanında dokuz sene kaldı. Daha sonra beş yıl kadar Yemen’de kadılık görevinde bulundu. Ancak Ehl-i Beyt’e duyduğu derin muhabbet sebebiyle Abbasi aleyhtarlığıyla suçlanarak tutuklandı ve Bağdat’a halife Harun Reşid’in huzuruna getirildi. Bu sırada otuz dört yaşındaydı. Suçsuzluğu anlaşılarak serbest bırakıldı. Burada, durumunu incelemek için kendisine havale edilen İmam Azam’ın öğrencisi ve Bağdat kadısı İmam Muhammed ile tanıştı. Bundan sonra bir müddet İmam Muhammed’den dersler alarak, Irak’ta tedvin edilen “rey fıkhı”nı öğrendi.

    İmam Şafiî, Bağdat’ta fazla kalmayarak Mekke’ye döndü. Hac dolayısıyla Mekke’ye gelen isteklilere ilim öğretti. Burada dokuz yıl süren ikametinden sonra tekrar Bağdat’a gitti. Bağdat’taki iki yıllık ikameti süresinde “kavl-i kadim” denilen “eski içtihatlarını” açıkladı. Hayatının sonlarına doğru Mısır’a göç etti ve ömrünü orada tamamladı.

    Mısır’a Hicret Ve Yeni Dönem

    İmam Şafi Hazretleri’nin Mısır’a gitmesinin sebebi olarak Mısır’ın mutedil iklimi gösterilirse de, Abbasi halifesi Memun’un hilafete geçmesi de gerekçelerden biridir. Çünkü Memun, başlangıçta İslâm düşüncesindeki büyük atılımın ortamını hazırlayıp fikir özgürlüğünü savunurken, sonraları Mutezile mezhebinin hakimiyetini zorla kabul ettirme yoluna gitmiş ve Ehl-i Sünnet alimleri üzerinde büyük bir baskı oluşturmuştu.

    İmam Şafiî, Mısır’daki ikameti sırasında da “kavl-i cedit” denilen yeni içtihatlarını açıkladı. Mısır halkının yaşayışının, örf ve adetlerinin Hicaz ve Irak’tan daha değişik olduğunu görünce, halkın ihtiyaçlarına göre görüşlerinde bazı değişiklikler yapmış ve yeni içtihatlarda bulunmuştu. Böylelikle, Hanefi Mezhebi’ne şekil veren İmam Azam, İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in farklı içtihatları gibi, Şafii Mezhebi’ni şekillendiren İmam Şafiî’nin iki farklı içtihadı ortaya çıktı.

    Şfiîlerde, çeşitli konularda fetvâ, İmam Şâfiî'nin yeni mezhebine göredir, İmam Şafiî, eski mezhebini temsil eden el-Hucce'den dönmüş ve; "Onu benden rivayet edene hakkımı helâl etmiyorum" demiştir. Ancak on yedi kadar meselede eskiye göre fetva verilmiştir. Meselâ; eski görüşü, muarızı olmayan bir hadisle desteklenirse onunla fetva verilir.

    İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Muhammed’in derslerine devam ederek Hanefî ve Malikî mezheplerinin içtihat usullerini öğrenmiş ve bu iki yolu birleştirerek ayrı bir mezhep kurmuştur. Mezhebi, “Hadis Ekolü” ile “Rey Ekolü” arasında orta bir yerdedir. Bununla birlikte hadisin önemini hiçbir zaman göz ardı etmemiş, bu noktada “hadis sahih olduğu zaman benim mezhebim odur” buyurmuştur.

    İmam Şafiî, “er-Risale” adlı eseri ile “Fıkıh Usulü” üzerine ilk kitabı yazan alim olarak kabul edilir. Bundan başka “Müsned”, “el-Ümm” ve “Divan”ı, önde gelen eserlerindendir. “el-Ümm”ün yanında İmam Nevevî’nin “Minhac”ı, Hatib Şirbinî’nin “Muğni’l-Muhtac”ı, İbn Hacer Mekkî’nin “Tuhfetu’l-Muhtac”ı, Şafiî fıkhını anlatan önemli eserlerdendir.

    Şafiî mezhebi, Hanefî mezhebinden sonra en çok yayılan mezheptir. Mısır, Şam, Mekke, Medine, Endonezya, Malezya, Filistin, Azerbaycan, Kafkasya ile Anadolu’nun doğu ve güneyinde yayılmıştır.

    İmam Şafiî Hazretleri, 204/820 yılında Mısır’da elli dört yaşında iken vefat etti. Kabri, Kahire’de Kurafe kabristanındaki türbesinin içindedir. Eyyubî sultanlarından el-Melikü’l-Kaim tarafından türbesinin üzerine bir kubbe, Selahaddin Eyyubî tarafından da yanına bir medrese yaptırılmıştır.

    Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselamın “Kureyş’e sövmeyiniz, zira Kureyş’li bir alim yeryüzünü ilimle doldurur” (Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2/53, 54) diye verdiği haberin, İslâm bilginleri tarafından İmam Şafiî Hazretleri hakkında olduğu söylenmiştir.

    Muhammed b. İdris eş-Şafii hakkında bilgi için tıklayınız.

    Şafii Mezhebi konusunda bilgi için tıklayınız.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör
     
    Sponsorlu bağlantılar

Sayfayı Paylaş