Hidayet ve İrade HK

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1


HİDAYET VE İRADE


Sapıklık ve kötü yol gibi anlamlara sahip bulunan dalalet kelimesinin zıddı olan hidayet, sözlük olarak doğruluk, doğru yol, doğru yola yönelme gibi manalara gelmekte; teknik anlamda ise Müslüman olmayı, kurtuluşa ermeyi ifade etmektedir.

İslam kültüründe ve Kur’an’da hidayet, son derece önemli bir konudur. Ayetler, hidayet yolunda olan, doğru yolu bulma iradesi gösteren insanlara aradıkları hidayet yolunun açılacağını bildirmektedir.

Gerçekten de insanın hidayeti, yani doğru yolu bulması ve Müslüman olması, kendi iradesiyle gerçekleşmektedir. “Hidayet, Allah’ın hidayetidir.” diyen Kur’an (Bakara, 2/120; Al-i İmran, 3/73; En’am, 6/88),

Allah’ın, hidayet için çalışan insanların önünü açacağını; aynı şekilde sapma yönünde tercihte bulunanların da, bu tercihlerinin sonucuyla karşılaşacaklarını belirtmektedir. “De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinizde vekil değilim.” (Yunus, 10/108) ayeti ile buna benzer ayetler (İsra, 17/15; Zümer, 39/41), hidayet ve dalalette insan iradesinin yerini açıkça ortaya koymaktadır
.