Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Her kitap okunmaz

Konusu 'Her kitabı okumak ve çoğunluğa uymak' forumundadır ve AhDe_VeFaLi tarafından 15 May 2009 başlatılmıştır.

  1. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Her kitap okunmaz
    Sual: İbni Rüşd, Efgani, Abduh, K. Marx gibi yazarların kitaplarını niçin tavsiye etmiyorsunuz? Her kitapta faydalı bilgi olabilir. İyisini alır, kötüsünü atarız. Tek açıya kendimizi mahkum etmek doğru mudur?
    CEVAP
    Kitap, bilgi öğrenmek için okunur. Bir şeyin hak veya bâtıl, faydalı veya zararlı, iyi veya kötü olduğunu bilen, o konudaki kitabı niçin okusun? Bilmiyorsa, bâtılı hak, kötüyü iyi, zararlıyı faydalı zannedebilir. Pisliğin içinde faydalı şey ararken, üstüne necaset bulaşmasa bile, en azından kokusundan zarar görür. Bir yere atılan çamur yapışmasa bile iz bırakır.

    Sivri akıllının biri, şeytanı görmek istermiş. Bir evliyaya yalvarmış. Evliya da, (Şeytandan insana fayda gelmez) demişse de, adam çok yalvarmış. Nihayet duası kabul olup şeytanı görmüş. Şeytan, bunu görünce, (Seni bir vuruşta öldürürdüm. Ancak ömrüne daha 40 yıl var) demiş. Adam ise, (20 yıl günah işlerim. Sonra tevbe eder, kalan 20 yılı da ibadetle geçiririm) demiş. Adam, 20 yıl yaşamadan günah içinde ölüp gitmiş.

    Efgani ve K. Marx gibi, şeytanın yoldaşlarının kitaplarını okuyanın, oradaki zehirlerden etkilenmemesi mümkün değildir. Zehirle şaka olmaz. Şu kadarcık zehirden ne zarar gelir denmez.

    Elini bir defa yılanın veya kaplanın ağzına koyup, acaba bir zararı olur mu diye tecrübeye kalkmak ahmaklık olur. Kaplan, insanı öldürebilir. Fakat şeytan ve yoldaşları ise, insanın sonsuz felaketine sebep olur.

    Her kitabı okumak
    Mezhepsiz yazar, (Her bid’at ehlinin kitabını okumak gerekir) diyor. Hadis-i şerifte, bu ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı, 72sinin bid’at ve dalalet ehli, yani mezhepsiz olduğu bildirilmiştir. Fırka-i naciyye denilen tek kurtuluş fırkasının Ehl-i sünnet vel-cemaat olduğunu bütün Ehl-i sünnet âlimleri bildirmiştir.

    Mezhepsiz yazara göre, sadece Ehl-i sünnet yetmez, 72 sapık fırkanın her birini de incelemek, kitaplarını okumak gerekir. Bir o fırkaya, bir öteki fırkaya baka baka, insanın gözü şaşı olmaz mı? Ehl-i sünnetteki bilgiler eksik mi de başka fırkaların kitaplarını okuyalım? Mutezileyi, Cebriyyeyi okumakla ne kazanacağız? Hak belli iken, yeniden hakkı aramak için yollara mı düşeceğiz? Karşıda koca bir saray olsa, ona giden ana bir cadde bulunsa, oraya gitmek için bütün çıkmaz sokaklara girmeye ne lüzum vardır?

    Yalnız Ehl-i sünnet kitaplarını okumak, tek açıya kendini mahkum etmek değil, hak içinde hür yaşamaktır. Hak ortada iken ne diye mezhepsizlerin kitaplarını okuyalım? Mezhepsizler yokken ortada din yok muydu? Yahut hâşâ dinimizde bir noksanlık mı var da mezhepsizler bunu tamamlıyor?

    Echel bir mezhepsiz de, (İbni Teymiyeci, selefi, Necdi, Kadiyani, Rafizi, Abduhçu ve 72 fırka mensupları olarak Ehl-i sünnetten çok olduğumuza göre, biz haklıyız) diyor. Sayıca çok olmak önemli değildir. Çünkü iyilik, doğruluk, güzellik, hak gibi hususlar, hep çoğunluğun bulunduğu yerde olmaz.

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (İnsanların çoğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar.) [Enam 116]
    Bid’at ehli çok diye onlara uyup da sapıtmamak gerekir. Az da olsa Ehl-i sünnete uymalıdır! Genelde kıymetli ve iyi olan şeyler azdır. Mesela şükretmek çok faziletlidir, fakat şükreden azdır. Âyet-i kerimelerde mealen buyuruluyor ki:
    (Şükreden azdır.) [Sebe 13]

    İman edip iyi işler yapanlar da azdır. (Sad 24)

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Susmak, hikmettir; susan azdır.) [Deylemi]

    Bazı bid’at ehli kimseler de (Hak veya bâtıl bütün İslam mezhepleri birleşmelidir) diyor. On bardak sütün içinde bir bardak idrar konsa, hepsi de necis olur. Koyun sütü, köpek veya hınzır sütü ile karıştırılırsa, elde koyun sütü de kalmaz.

    Böyle acayip teklifler kıyamet alametlerindendir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlar.) [İ.Asakir]

    (Ahir zamanda âlimler, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler, Kur’anı ticarete, menfaate alet ederler.)
    [Deylemi]

    (Kötüler iyi, iyiler kötü gösterilmedikçe, Kıyamet kopmaz.)
    [Haraiti]
    İslam âlimleri kötü, mezhepsizler iyi gösterildiğine göre, kıyamet yaklaşıyor demektir.

    Sual: Niçin günümüzdeki insanların yazdıkları kitapları değil de, eski âlimlerin kitaplarını tavsiye ediyorsunuz?
    CEVAP
    İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Rabbani hazretleri, dörtyüz sene önce buyurdu ki:
    (İslam âlimleri, bugün garip oldu, azaldı. Şimdiki tarikatçıların yoluna bid'atler karıştığı ve bu yolu bozdukları için, Resulullahın sünnetine sarılmış olan büyük âlimleri, bu millet tanımaz oldu. Bu bilgisiz kimseler, milletin kalbini, bu bid'atleri ile kazanmaya çalıştılar. Böyle yapmakla dini yayacaklarını, hatta İslamiyet’i olgunlaştıracaklarını sandılar. Hâşâ öyle değildir. Bunlar, dini yıkmaya çalışıyorlar. Allahü teâlâ bunları doğru yola kavuştursun! Şimdi büyük âlimlerden bu ülkede pek az kalmıştır. İslamiyet’i sevenlerin, bu âlimlerin kitaplarının bildirdiği yolda gitmeleri gerekir.) [c.2 m.62]

    Hadis-i şeriflerde (Kıyamete yakın ilim azalır, cehalet artar), (İlmin azalması âlimlerin azalması ile olur. Cahil din adamları, kendi görüşleri ile fetva vererek fitne çıkarırlar, halkı yoldan saptırırlar) ve (Her asır, önceki asırdan daha bozuk olur. Böylece kıyamete kadar hep bozulur) buyuruldu. İnsanların en iyileri olan âlimlerin yazdıkları kitapları beğenmeyip, bozuk asrın bozuk insanların kitaplarına aldanmaktan sakınmalıdır! (Hadika)

    Din yeni gelmedi. Hem de kâmil olarak geldi. Eksik olarak gelmedi. İslamiyet saf, berrak şekildedir. İslami ilimler, nakli ve akli ilimler olmak üzere ikiye ayrılır. Nakli ilimler, yani din bilgileri zamanla değişmez, kıyamete kadar hep aynıdır. Zamanla değişen, âdetler ve fen bilgileridir. Nakli ilimlerin saf, berrak, bid’atsiz şekli geridedir. Akli ilimlerin ise en gelişmiş şekli ileridedir. Zamanla gelişirler. Fende değişiklik olur, dinde değişiklik olmaz. Nakli ilimleri yani din bilgilerini fen bilgileri ile karıştırmak, cahillik değilse, nedir? Din düşmanlarının oyunlarını anlayalım, tuzaklarına düşmeyelim.
    Sual:
    Dini yönden "O kitap, o yazı muteber değildir. O yazar dini bilmez" deniyor. Bir yazının muteber olmadığı veya bir yazarın dini bilmediği nasıl anlaşılır?
    CEVAP
    Bir yazı, Ehl-i sünnet âlimlerinin ekserisinin muteber olarak bildirdiği eserlere aykırı değilse, o yazı muteber demektir. Bir yazarın yazısı, bu eserlere uygunsa, o yazarın dini bildiği anlaşılır. Bu eserlere uymuyorsa, o yazarın dini bilmediği ve yazısının da muteber olmadığı anlaşılır.

    Kur'an-ı kerimi kendi görüşüne göre yorumlayanların yazıları da muteber değildir. Bu bakımdan nakli esas almayanların yazılarına, sözlerine itibar edilmez.

    Sual:
    Günümüzde yazılan dini kitapların muteber olup olmadığı nasıl bilinir?
    CEVAP
    Günümüzde müctehid, muhaddis ve müfessir bulunmadığı için yazılan bir kitabın muhakkak muteber kitaplardan nakledilmiş olması gerekir. Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde manaları açık olmayan yerlerden bid’at sahipleri yanlış tevil ederek, yanlış mana çıkarmışlardır. Halbuki Mektubat-ı Rabbanideki hadis-i şerifte, Kur’an-ı kerimden kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaranların, din büyüklerinin Peygamber efendimizden ve Eshab-ı kiramdan alarak yaptıkları tefsirlere aykırı tefsir yazanların Müslümanlıktan çıkacağı bildirilmektedir. Berika’daki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kur’anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]

    (Kur’an-ı kerime ehliyeti olmadan mana veren, Cehennemde azap görür.) [Tirmizi]

    Hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı gibi, bir kimse, ehliyeti olmadan Kur’an-ı kerime doğru mana verse bile, hata ettiğinden Cehennemde azap görecektir.
    Hadis-i şerifleri ve âyet-i kerimeleri hadis kitaplarından ve Kur’an-ı kerimden değil, hakiki İslam âlimlerinin kitaplarından alarak nakletmek gerekir. Mesela, (İhya’daki hadis-i şerifte ve Mektubat’taki âyet-i kerimede şöyle buyuruldu) diyerek nakletmek gerekir.

    Kur’an-ı kerime yanlış mana verdikleri için 72 sapık fırka meydana çıkmıştır.
    Hanefi mezhebindeki bir kimse, bir hükme delil olarak başka bir hak mezhepteki müctehidin ictihadını alamaz. Hatta kendi mezhebindeki müctehidlerin kavillerini değil, sadece fetva verilen hükmü almak, (sahih olan budur) denilen hükmü bildirmek gerekir.

    Eshab-ı kiramın hepsi birer müctehid olduğu için, bizim gibi müctehid olmayan kimseler, bunlardan da nakil yapamaz. Mesela Hazret-i Ali’nin veya Hazret-i Ömer’in (Bu husustaki hükmü şudur, biz de öyle yaparız) demek caiz olmaz. Çünkü onların hükmü kendileri için muteberdir. Eğer bir sahabinin bildirdiği hüküm, mezhebimizde de varsa uyarız. Kısacası biz mezhebimizin hükümlerine uyarız. Diğer mezheplerdeki hükümlere ancak ihtiyaç halinde uyarız. Mesela seferde güçlük anında, öğle ile ikindiyi veya akşam ile yatsıyı birleştirerek kılabiliriz. Çünkü çeşitli muteber kitaplardaki hadis-i şerifte, âlimler arasındaki ayrılığın rahmet olduğu bildirilmiştir.

    Edille-i şeriyyenin dört olması, müctehidler içindir. Mukallidler, yani dört mezhepten birinde olanlar için delil, senet, bulunduğu mezhebin hükmüdür. Çünkü, mukallidler, nasstan yani âyetten ve hadisten hüküm çıkaramaz. Bunun içindir ki, bir mezhebin, bir hükmü, Nassa uymuyor gibi görünse de yine o mezhebe uymak gerekir. Çünkü Nass, ictihad isteyebilir. Tevil edilmesi gerekebilir. Nesh edilmiş olabilir. Bunu da ancak müctehid anlar. (Berika s.94)
     
    eternafelicity, SETR, *Mujaahed* ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
    Sponsorlu bağlantılar
  2. İlim Talebesi

    İlim Talebesi KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    1.422
    Beğenileri:
    1.826
    Ödül Puanları:
    2.002
    Bunlar kanaatimce okunabilir :

    İlmihal:Ömer Nasuhi Bilmen
    Fıkıh:Vehbe Zuhayli,İslam Fıkhı
    Hadis: İbrahim Canan,Kütübü Sitte
    Tefsir:Taberi Tefsiri
    Dua:İmam Nevevi,Ezkar
     
    SETR, KaraHilal, cenneteyn ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  3. sahasan

    sahasan © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Forum Administrator

    Mesajlar:
    13.118
    Beğenileri:
    4.065
    Ödül Puanları:
    9.820
    Allah razı olsun, bu güzel konunuzu size de hatırlatarak sabitliyorum.
     
    SETR, KaraHilal ve cenneteyn bunu beğendi.
  4. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    10.248
    Beğenileri:
    278
    Ödül Puanları:
    8.772
    Biraz önceki konuya verdiğim cevaptan ötürü utanmama vesile oldu. Hakikaten belli yazarların birçok kitabında empoze etmeye çalıştığı düşünceyi fark ettiğim halde okumaya devam ediyorum. Bir nevi tokat gibi geldi. Allah İstikâmet nasip eylesin.
     
    SETR, sahasan, KaraHilal ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  5. sahasan

    sahasan © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Forum Administrator

    Mesajlar:
    13.118
    Beğenileri:
    4.065
    Ödül Puanları:
    9.820
    est. ben ikisini bağımsız olarak güncellemiştim halbuki.
    Yeni üyeler yeni ve güzel konularıyla gelene kadar, rastgele konulardan seçip güzel gördüğümüz eski konuları güncelliyoruz, herkese de tavsiye ederiz.
     
    AhDe_VeFaLi bunu beğendi.
  6. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    10.248
    Beğenileri:
    278
    Ödül Puanları:
    8.772
    Ben diğer cevabı yazarken siz bu konuyu güncellemiştiniz zaten. Mesajlarınızda art niyet aramadım aksine benim için yol gösterici oldu. \:)
     
    sahasan bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş