Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Hâl Dili

Konusu 'TASAVVUF' forumundadır ve AhDe_VeFaLi tarafından 3 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Abdülhakim Bilvanisî k.s. bir sohbetinde şöyle anlatıyor:

    “Gavs-ı Hizanî k.s. hazretlerinin huzurunda cezbe ehli ve kalabalık bir cemaat her zaman hazır bulunurdu. Cezbenin ve muhabbetin çokluğundan kimse huzurunda normal olarak oturamazdı. Halbuki Gavs-ı Hizanî k.s. fazla sohbet de etmezdi; çoğunlukla sükut ederdi, fakat tasarrufu maneviydi. Bir seferinde oğlu vaaz ve nasihat etmek için müsaade ister. Müsaade alır ve sohbete başlar. Allah Tealâ’dan bahseder. Bir iki saat kadar vaaz eder. Hiç kimseden ses çıkmaz, muhabbet ve cezbe emaresi görülmez. Sohbet biter. Babası Gavs-ı Hizanî ‘Haydi, kamet getirin’ der demez cemaatin içinde büyük bir cezbe dalgasıyla birlikte feryat figan kopar. Gavs’ın oğlu, ‘İki saattir sohbet ediyorum, hiç kimsede ses yok. Babam, haydi kamet getirin, diyor, bütün millet cezbeye kapılıyor.’ diyerek hayrette kalır.”
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. Vuslat

    Vuslat Deneyimli Üye Acemi

    Mesajlar:
    61
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    15

Sayfayı Paylaş