el-Musavvir

sahasan

© ◄ كُن فَيَكُونُ ►
Forum Administrator
#1


el-Musavvir, her mahlûku, ezelî hikmetinin gereği, çeşitli şekillerde yaratan, tasvir eden, her varlığa ayrı bir şekil ve özellik veren demektir.
Tîn sûresi (95), 4: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”
Bugün, bir boy aynasının karşısına geçin dostlar ve kendinizi seyredin. Belirli bir ölçüyle, vücudunuzun üzerine oturtulmuş başınıza ve yine belirli oranlarda büyümesine izin verilmiş ve ergenlik çağı geçince uzaması durdurulmuş ellerinize, kollarınıza ve bacaklarınıza bakın ibretle.
Bebekken, vücudun dörtte biri olan başınız, büyüyünce vücudun sekizde birine nispetleşebiliyor. Ya azalarımız sürekli büyüseydi, ne olurdu görüntümüz, hiç düşündünüz mü?
Kol ve bacaklarımız da hep aynı oranda büyüseydi, nasıl tipler çıkardı acaba ortaya?
Demek ki doğumumuzdan itibaren, bizi başıboş bırakmayan ve bizim hiç haberimiz olmadan vücudumuzu idare eden O Yüce Yaradan, her şeyi öylesine dengeli ve güzel yaratmış ki, bize sadece teşekkür ve tefekkür kalıyor dostlar!
Demek ki doğumumuzdan itibaren bizi başıboş bırakmayan var!
Dengeye, ölçüye ve ahenge bakınız lütfen:
Başınız, vücudunuzun yaklaşık 1/8’i,
Gövdeniz, başınızın 3 misli,
Eliniz, kol boyunun 1/3’ü,
Bacağınız, ayağınızın 3 mislidir.
İki göz arası mesafe bir göz boyuna eşittir!
O gözleri, kirpiklerle süsleyip, “kaş ormanı” ile koruma altına alan var!
O gözlerin dibine pınarlar yerleştirip, kalpten göze yol eyleyen, manen ruhu inceltip, rahmet sağanaklarıyla yıkayan, madden mikroplardan arındıran var!
Avuç içlerine, 99 adını işleyen; parmak uçlarına mühür vuran var!
Tek tek iç organlarımızın dizaynı, akıllara durgunluk verirken, dış dünyadaki yaratılmışlar, hep “O’nu” söyler dostlar!
Havada süzülen bin bir çeşitte ve süste kuşlarla, insanoğluna uçmayı öğreten O!
Yarasayı, tabiatın radarı yapıp, kullarına akıl veren O!
Arıyı teçhizatlandırıp, vahiy ile yol gösterip, kullarına “bal” sunan O!
İpek böceğine ipek dokutturup, kullarına ipekli elbiseler giydiren O!
Daha fazla düşünemez, haykırırsınız dostlar:
Varsın Allah’ım varsın!
Birsin Allah’ım birsin!
Bana şekil verensin.
“el-Musavvir” olansın!
Ve Kehf sûresi (18)’nin 109’uncu ayeti kerimesi takılır aklınıza:
“De ki: “Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için deniz mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden önce, deniz muhakkak tükenecekti, bir mislini daha yardımcı getirsek bile.”
Bu aciz, seni ancak bu kadar anlatabilir Rabbim! Mülkünün içinde bir “hiç” olan benim, ancak bu kadar gücüm var, seni anlatmaya!
Ama sen güç verdin ya kalemime, bu kadarıyla bile olsa seni anlatıyorum ya... Şükürler olsun Sana!
Ey benim Yaradanım!
el-Musavvir olanım!
Ben, Senin aciz kulun,
Sana müştâk olanım!
Yüce kêlâmın Kurân-ı Hakîm’de (Tegâbün sûresi (64), 3)
“Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O’nadır.” buyuruyorsun Rabbim!
Beni, güzel bir biçimde yaratan, benden “güzel ameller” bekliyor biliyorum! Senin için yaşamayı, verdiğin her azayı, senin rızana uygun şekilde kullanmayı nasip et Rabbim!
A’râf sûresi (7)’nde (11) : “ Andolsun ki sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.” buyuran Rabbim! Âdem’in şahsında melekler, eserin sahibine secde ederken, bir boyutta, insanlara meleklerden üstün olma yolunu açtın!
Sen Yüce Rabbim, öyle yollar aç ki biz kullarına, melekler kıskansın bizi!
Öyle bir hayat yaşat ki, sana varırken, gökler ağlasın ardımızdan!
İnfitâr sûresi (82), 7, 8: “O Allah ki seni yarattı, seni düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim verdi. Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.”
Âl-i İmrân sûresi (3), 6: “Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O’dur. Kendisinden başka ilâh olmayan, şan, şeref ve hikmet sahibi olan O’dur.”
Kıyâmet sûresi (75), 4: “Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.”
Âmennâ ve saddeknâ ya Râb!
Sana inanıyor ve Seni seviyorum Allah’ım!
Haşr sûresi (59), 24: “O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu resbih ederler. O, Azîz (gâlib olan ve her şeye gücü yeten)dir, Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi)dir.”