Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Domuz Gribi Aşısında neler var?

Konusu 'GENEL TARTIŞMA , ELEŞTİRİ' forumundadır ve enes61 tarafından 10 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. enes61

    enes61 KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    6.934
    Beğenileri:
    173
    Ödül Puanları:
    8.752
    Domuz Gribi aşısı ile yatıp kalkıyoruz. Başbakanın "Aşı olmayacağım" çıkışının arkaplanında olduğu tahmin edilen Sade Hayat Derneği'nin raporunu yayınlıyoruz.

    AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER

    (Zorunlu tutulan veya kullanılması için baskı oluşturulan aşılar hakkında)

    Ağustos 2009'da İngiltere ve Fransa'da Domuz Gribi aşısı, hayvanlardan sonra az sayıda insan üzerinde, ABD'de ise 2 bin kişinin üzerinde denenmiştir. Ancak sonuçlar en fazla 2 aylık verilerle sınırlıdır.

    Büyük ihtimalle, domuz gribi aşısı Türkiye’de aşıyı satan firmanın kendi personeli vasıtasıyla uygulanacaktır. Böylece Faz-1 deneyi Türkiye'de 28 milyon kişi üzerinde yapılmış olacaktır. Önceden hiçbir olumlu verisi olmayan, tehlikesi büyük olan bir aşının 6-36 aylık bebeklere, çocuklara, sağlık çalışanlarına ve savunma mensuplarına uygulanması bugüne kadar Türkiye'nin göreceği en büyük tehlike olabilir.

    Aşılar Zararlı mı?

    Grip aşıları dahil tüm aşıların, aşılanan kişiyi ömür boyu etkileyecek derin zararları vardır. Yeni üretilen bir aşının yan etkilerine yönelik araştırmalar kısa vadeli sonuçlar verir. Dolayısıyla yan etkilerinin 2-10 yıl sonra ortaya çıkabileceği gözardı edilmektedir. Çocuklarımıza yapılacak bir aşı eğer kısırlığa yol açıyorsa, bu, 15-20 yıl sonra çok acı bir şekilde anlaşılacaktır. AIDS virüsü çocuk felci aşılamasından 10-12 yıl sonra, otizm 2-4 yıl sonra, kas-kemik ve bağ dokusu hastalıkları 4-6 yıl sonra; sinir sistemi hastalıkları 2-10 yıl sonra ve Guillain-Barre sendromu hemen veya birkaç yıl sonra ortaya çıkmıştı. Aşının yan etkileri aşıdan hemen sonra ortaya çıkmayabilir. Aşının sebep olacağı bir hastalık 20-30 ve hatta 50 yıl sonra ortaya çıkabilmektedir.

    Her ilacın kutusunda hangi maddeleri içerdiğine dair bir prospektüs bulundurma zorunluluğu vardır. Fakat uygulanan bir aşı partiler halinde gönderilmekte ve tek bir prospektüs taşımaktadır. Dolayısıyla hastanın prospektüsü inceleme imkanı yoktur.

    Grip aşılarının Bilinen İçeriği

    1-Alüminyum hydroxide, alüminyum fosfat, amonyum sülfat, amphotericin B

    2-Domuz dokuları, At kanı, Tavşan beyni, Köpek böbreği, Maymun böbreği.

    3-Civciv embriosu, Tavuk-Kaz yumurtası, Sığır serumu, Betapropiolacton

    4-Doğmamış sığır serumu, Formaldehyde, Formalin jelatin, Köpekbalığı karaciğeri yağı.

    5-İnsan fetusu ( Üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadarki devre içinde ana rahmindeki canlıya verilen ad)

    6-Maymun böbrek hücreleri

    7-Yıkanmış Koyun kanı

    8- Monosodyum Glukomat

    9- Polioksidonyum (Sentetik proteinler ve nano materyaller içerir. Bunlar gende değişiklik yaptığı gibi fenotipte de değişmeler yapmaktadır)

    10- İnsan spermi

    11- Etilen gliserol (antifriz)

    12- Antibiyotikler

    13- Skualen

    Tüm aşılarda etki arttırıcı ve koruyucu olarak kullanılan maddeler bellidir ve hemen hemen aynıdır. Çoğunun özellikleri araştırılmamıştır ve etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu maddelerin deride kabarcıklar, beyin zarı iltihabı, kan yapısında bozulma, sinir iltihabı gibi rahatsızlıklara sebep olduğu tespit edilmiştir.

    İmmünolojist Hugh Fudenburg'un ifade ettiğine göre son 10 yılda art arda 5 grip aşısı olan kişilerin alzheimer olma ihtimalleri 10 kat artıyor. Bunun sebebi ise kullanılan aluminyum ve civadır. (thimerosal)

    Formaldehid kanserojen olma özelliğinden dolayı mobilya üretiminde bile yasaklanmıştır.

    Thimoresal, çocuklarda konsantrasyon problemi, öğrenme zorluğu, konuşma bozukluğu, havale, epilepsi, hiperaktivite, sürekli ve yüksek sesle ağlama ve daha bilinmeyen bir çok probleme yol açmaktadır.

    Alüminyum hidroksit kas ve kemik gelişimi bozuklukları ve felçlere sebep olabilir.

    Skualen, Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerlerine verilen şarbon ilaçlarında mevcuttu ve ALS gibi immün sistemi tahrip eden çok ağır hastalıklara yol açtığı tespit edilmiştir.

    Dr. J. f. Graetz aşının yanetkileri nedeniyle hastalananların hemen hemen hepsinde farklı derecede beyin tahribatı olduğunu tespit etmiştir.

    Aşılar ve içerdiği katkılar sebebiyle ölümle sonlanabilen şiddetli alerji, tansiyonda ani düşme, ateş, havale, eklem iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf bezlerinde büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, bütün vücut kıllarında dökülme, kapanmayan yaralar, hafıza kaybı, sara nöbetleri, felç, kansızlık, ruhsal ve sinirsel problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi ve daha pek çok rahatsızlık ortaya çıkmaktadır.

    Aşı Denen Şey Korur mu?

    Dr. G. Buckwald'a göre: Herhangi bir aşının (domuz gribi aşısı da dahil) hastalıklara karşı koruyucu olduğunu ispat eden herhangi bir veri yoktur. Yani hiçbir aşı korumaz. Aksine her aşı bağışıklık sistemine karşı açılan bir savaş, büyük hastalıklara hatta ölüme açılan bir kapıdır.

    Peki Bu Israrın Sebebi Ne?

    Tüm bunlar karşısında neden aşılama üzerinde bu kadar ısrar edilmektedir sorusu akla geliyor.

    Günümüzde bütün aşıların üretiminde genetik klonlama ve rekombinant DNA teknolojisi kullanılmaktadır. Kullanılacak DNA parçası, maymun ve domuz da dahil olmak üzere herhangi bir organizmadan alınabilir. DNA parçasında genleri manipüle edilir ve bu şekilde rekombine edilmiş DNA parçası aşılarda kullanılır. Aşılardaki Rekombinant DNA insan DNA’sına 'sıçramakta’ ve kalıcı olarak yerleşmekte, özelliklerini değiştirmekte ve bozmaktadır.

    Ayrıca aşı üretiminde, tavuk embriyosu, tavşan beyin hücresi, maymun böbrek hücresi, buzağı ve domuz doku hücresi kullanılmakta ve bu dokuların hücre ve proteinleri aşının içeriğinde kalmaktadır. Bu doku kalıntıları çeşitli virüsler ve kanser hücreleri taşıyabilir. Bu şekilde kanser ve benzeri ağır hastalıklar aşılar vasıtasıyla yayılabilir.

    Maymunlaşmak ve Domuzlaşmak!

    Aşı, enjeksiyon, ağız, burun, vajina mukozası veya genetiği degiştirilmiş besinler yolu ile hücre çekirdeğine ulaşmakta, yumurta ve sperm hücreleri dahil hücre genomuna yerleşmektedir. Tavuk, buzağı, tavşan, maymun ve domuz DNA’sı aşı ile kalıcı olarak insan genomuna karışmaktadır. Bu demektir ki insan, tavuklaşacak, sığırlaşacak, tavşanlaşacak, maymunlaşacak veya domuzlaşacak ve gelecek nesilde bu hayvanların fiziksel ve ruhsal özellikleri gibi fenotipik değişiklikler görünür hale gelecektir. Kur-an'ı Kerim'de Maide Suresi 60. ayette bu durum şu şekilde bildirilmiştir:

    De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”

    Yakın zamanda domuz endometrimundan (rahim iç zarı) insanda kullanılabilecek özellikte kök hücre elde edildi. Bu, ilaç üreticileri için çok sevindirici bir buluştu. Çünkü ilaç üretimindeki zorluklar ve maliyetler bir anda ortadan kalkmış oluyordu. Domuz rahmini kürtaj ederek hemen hemen bedava, istendiği kadar kök hücre elde edilebilir.

    Ancak kök hücrenin hedef hücrelere nasıl aktarılacağı araştırma konusuydu. Öyle görünüyor ki en kolay ve en etkili yol bulunmuştur: Domuz gribi aşısı burun mukozası yoluyla, yani hipofize giden en kısa yol ile verilmektedir. Hipofiz, bütün iç salgı bezlerini yöneten, bütün hormonların üretiminde ve hormonlar vasıtasıyla bütün süreçlerde rol alan en önemli salgı bezidir. Bu yolla fenotipik değişimler çok kısa zamanda gerçekleşmektedir.

    Genetik Yapıyı Değiştirmek... Ne Demek?

    Bu komplo teorisi gibi görünebilirdi. Ancak modern tıpta ve biyoteknolojide “Bugün hastalıkları ve belirtilerini ilaçlarla tedavi etmek yerine hastaların Genetik Yapısının Değiştirilmesi ya da eksik olan genin verilmesi tercih edilir” temel prensibine karşı her teori zayıf kalır.


    Halbuki Kur'an-ı Kerim'de sadece aşılarda bulunan Genetik Müdahalelere değil genetik yapının değiştirilmesine dair her türlü müdahaleye karşı Nisa suresi 118 ve 119. ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:


    “Allah o şeytana lânet etti ve o da, “Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım” dedi. Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.”


    Hastalık Üreten de İlaç Üreten de Aynı

    İlaç şirketleri, 20. yüzyılda keşfettikleri “Hasta olanlara zaten ilaç satılıyor. Yeni hedef kitlemiz hasta olmayanlar” prensibi ile 'koruyucu hekimlik' adı altında sağlıklı bireylere aşı, biyolojik aktif maddeler ve vitaminler satıyor. İlginç olan şu ki, her ilaç firması sadece ilaç değil, GM tohumlar, tarım ilaçları, aromalar ve katkı maddeleri de üretiyor. Yani hastalık üreten maddeler de “tedavi” için sunulan maddeler de aynı şirketler tarafından üretiliyor. Ancak daha ilginci şu ki, milyarlarca insan şifa umuduyla hastalık üreticilerinden “ilaç” satın almaya devam ediyor.

    İçeriğinde domuz hücrelerinin bulunması fıkhi olarak aşının durumunu ortaya koymaktadır. Fakat bazı din adamları 'zaruret' halini ileri sürerek, henüz ortaya çıkmamış, hatta belki hiçbir zaman da oluşmayacak bir salgını ‘zaruret’ kabul etmektedir. Hatta bu zaruret halini belirlemede Dünya Sağlık Örgütü gibi İslam dışı otoritelerin, İslam kaynaklı olmayan görüşlerini temel almaktadır.

    Korunmak İçin Ne Yapmalı?

    Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta aşı hakkında şöyle diyor: “Domuz gribi ağır bir hastalık değildir. Belirtileri diğer grip türlerine göre daha hafiftir. Hastaların ateş düşene kadar evde istirahat etmeleri yeterlidir. Hastalık kendiliğinden geçer”

    Ayrıca hastaların, iştahı gelene kadar yemek yememesi, bol miktarda limon suyu, greyfurt suyu içmesi, sarımsak ve soğan yemesi daha kısa zamanda iyileşmelerini sağlar.

    Aşıların Etkili Olma İhtimali Var mı?

    Bugüne kadar 863 tür grip virüsü belirlenmiştir. Bu 863 türden sadece 3 zincire karşı aşı geliştirilmiştir. İlaç şirketleri tarafından her yıl bu 863 türden biri için aşı geliştirildiği ve bu aşının da o türe karşı ortalama olarak %30 oranında koruma sağlayabileceği biliniyor. Ancak bu yıl 863 grip türünden hangisinin aktif olacağını doğal olarak kimse bilemiyor. Üstelik her sene başında tesadüfen seçilen türün, aşı üretildikten sonra mutasyon geçirmiş olma olasılığı yüksektir. Dolayısıyla aşı büyük ihtimalle hiçbir olumlu etki göstermeyecektir. Çünkü bu durumda aşı tamamen başka bir virüse karşı üretilmiş olacaktır.

    Bu durum çok komik olabilirdi, trajik olmasaydı. Öyle görünüyor ki birisi insanlarla açıkça alay ediyor.

    Ünlü Amerikalı çocuk doktoru Henry Bieler’e göre “Aşıların hastalıklar üzerinde hiçbir olumlu etkisi yoktur çünkü hastalıkların asıl sebebi mikroplar değildir. Hastalıkların sebebi toxemia (vücutta toksik madde toplanması) ve toxemia’nın hücre düzeyinde sebep olduğu bozulma ile mikropların çoğalması ve aktifleşmesine uygun ortam oluşmasıdır.” Toxemia’nın sebepleri arasında ise işlenmiş et ürünlerini, pastörize sütü, gıda katkı maddelerini, aşıları, ilaç ve deterjan tüketimini, tarım ilaçlarını sayabiliriz.


    Dr. G. Buchwald 40 yılı aşan araştırmaları sonunda aşının bir faydası olmadığını ama pek çok zararı olduğunu tespit etmiştir. O şöyle diyor: “Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip eder.”

    Dünya, Aşılara Karşı Mesafeli

    2 Kasım 2000’de Amerikalı Doktorlar ve Cerrahlar Birliği (AAPS) St. Louis’deki 57. toplantılarında çocuk aşılarının zorunlu olmasının kaldırılması için oy birliği ile karar aldı. Bu karara bir tane bile hayır diyen çıkmadı.

    ABD Kongresi üyesi Dr. Ron Paul'un ifade ettiği üzere “1997'de geliştirilen Domuz Gribi aşısından ölenlerin sayısı 25, gripten ölenlerin sayısı sadece 1 idi.”

    İngiltere’deki doktorlar şu anda ciddi bir korku içindeler. Tahminlerine göre bugün kullanılan grip aşısı Amerika’da 1976 yılında yaşanan grip salgınında kullanılan aşının analogudur (eşi).

    Aşılar Birçok Derin Hastalığa Sebep Oluyor

    1976’da Amerika’da kullanılan grip aşısının sonuçları:

    Aşıdan ölenlerin sayısı gripten ölenlerin sayısından daha fazlaydı.
    500 kişide Guillain-Barre sendromu tesbit edildi.
    Guillain-Barre sendromuna yakalanma riski 8 kat arttı.
    Grip aşısının Guillain-Barre sendromuna sebep oldugu ispat edildikten 10 gün sonra aşılama durduruldu.
    Amerikan hükümeti tazminatlar için milyonlarca dolar ödemek zorunda kaldı.

    Aşıların sebep olduğu belirtilen bazı rahatsızlıklar şöyledir:

    Çocuk Felci Aşısı: AIDS’e

    Tetanos: Beyin iltihabı’na

    Hepatit B: Multiple Skleroz’a (MS)

    Kızamık: Kalın bağırsak iltihabı, Beyin iltihabı’na

    Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Nörölöjik hastalıklar’a

    Karma Aşılar: Ani çocuk ölümleri’ne

    Grip Aşısı: Guillain-Barre sendrom’una, genetik ve fenotipik değişimlere sebep olmaktadır

    Düşünün ve Karar Verin

    Kendinize ve ailenize yaptırılacak her aşı için geniş bilgi toplayın. İçindekileri ve etkilerini öğrenin. Aşı olup olmamak konusunda SADECE SİZ karar verebilirsiniz. Unutmayın; aşıların sonuçları karşısından TEK SORUMLU SİZ OLACAKSINIZ.

    Ne ilaç üreticileri, ne doktorlar, ne de devlet birimleri aşı ile oluşacak zararlar karşısında sorumluluk kabul etmezler.

    Sade Hayat Derneği

    Kaynakça

    http://www.thenewamerican.com/index.php/usnews/health-care/1813

    http://www.falseflagflu.com/pdf/Fliers/SwineFLuVaccineFactSheet.pdf

    Dr. Brenda Wehrman,"Get a Clue to the Swine Flu”
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    :S:S:höng:::? Bunlar duygularıma tercüman olmaya yeter heralde.
     
  3. Bunlarında bilinmesinde fayda var.

    *******************

    Bundan yaklaşık 10 yıl önce kuş gribi çıktığında bütün gazeteler bizi bilgiye boğdu: "Bütün diğer salgınlardan daha tehlikeli... Dünyayı tehdit eden salgın !"... Gazeteler sadece bu tavukların korkunç hastalığından bahsediyordu. Buna rağmen toplam insan kaybı 10 sene de 250. Yani senede 25. Normal grip senede yarım milyon can alıyor. 25’e karşı YARIM MİLYON!....

    Niçin kuş gribinden bu kadar bahsedildi?

    Çünkü bu tavukların arkasında bir “horoz" vardı, büyük ibikli bir horoz: Uluslararası Roche ilaç grubu.... Bu şirket Asya ülkelerine milyonlarca doz Tamiflu sattı, Ingiltere 14 milyon doz satın aldı. Kuş gribi sayesinde Roche, milyarlarca dolar kar ettiler.

    Bugün de domuz gribi psikozu başlatıldı. Tüm dünya medyası sadece bundan bahsediyor. Kuzey Amerikan Gilead Sciences şirketi Tamiflu ilacının patent sahibi. Bu işletmenin en büyük hissedarıysa Donald Rumsfeld: George Bush dönemi savunma bakanı, Irak savaşının stratejisti. ..

    Gerçek "Pandemie" (dünyayı etkileyen büyük salgın), çıkar salgınıdır, sağlık paralı askerlerinin çıkarları. Eğer domuz gribi söylendiği gibi gerçekten dünyayı tehdit eden büyük bir salgınsa (pandemiyse) dünya sağlık örgütü bu hastalıktan bu kadar tedirgin oluyorsa neden bu hastalığı dünya sağlığını tehdit eden bir
    hastalık olarak ilan edip, hastalığa karşı aynı ilacın jenerik türevlerinin üretilmesini önermiyorlar? Roche’un haklarının iptalini isteyip yerine her
    ülkenin kendi üreteceği jenerik türevlerini üretmiyorlar?

    Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok insana iletiniz, herkes bu büyük salgının arkasındaki gerçeği görsün.

    Çünkü medya sadece kendi sponsorlarının haberlerini veriyor.

    Dr. Carlos Alberto Morales Paitán, Pérou
     
  4. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi Guest

    Çok doğru aslında haklısınız,salgın salsın salgın... Kuş gribi bitti, kene çıktı kene bitti, domuz gribi ilerleyen zamanlarda da kim bilir neler çıkacak. ÇIKAR salgınına karşı UYANIK olmamız lazım!
     
  5. enes61

    enes61 KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    6.934
    Beğenileri:
    173
    Ödül Puanları:
    8.752
    en iyisi bunlardan her halukarda gıdalarından ilaçlarına kadar butun sektörlerde uzak durmak lazım o zaman ne salgın tehlikesi olur nede panik.
    örnek olarak köyüm ordaki insanların hiç bir derdi telaşesi yok hiç bir tehdidin ve telaşesin esareti altında kalmadan yaşayabiliyolar
     
  6. tuba

    tuba Tecrübeli

    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    7
  7. zumra

    zumra Tecrübeli

    Mesajlar:
    40
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    7
    Cenabı Hak bizlerin ömrünü ne kadar biçti ise,ölüm sebebimiz ne ise o gerçekleşir.Depremden korunalım sağlam binalar yapalım,aşı olalım hınzır gribinden korunalım,sel felaketlerine karşı hazırlıklı olalım vs.vs.vs.........

    Hiç düşünmüyorlarmı ki Yüce Rabbim neyi dilerse neyi isterse o olur. ''Kun Feyekun'' O ol derse olur.Daha geçenlerde tv de izlemiştim;tren raylarına devrilen bir bebek arabası metrelerce sürükleniyo rda,bebeğin sadece başı hafif bir şekilde şişiyor.Hikmetinden sual olunmayan Rabbim öldürmeyince ölmüyor işte.

    BİR GÜN SÜLAYMAN PEYGAMBERİMİZ ZAMANINDA
    ADAMINDAN BİRİ ÇARŞIDA GEZERKEN AZRAİL AS
    GÖRMÜŞ. VE ONUN CANINI ALACAĞINI DÜŞÜNEREK
    SÜLEYMAN PEYGAMBERİN YANINA GELMİŞ İKİ GÖZÜ İKİ ÇEŞME AĞLAYIP AZRAİL AS GÖRDÜĞÜNÜ KENDİSİNİ KORKUTTUĞUNU SÜLEYMAN PEYGAMBERDEN KENDİSİNİ RÜZGARINLA HİNDİSTANDAKİ ADLARDAN BİRİNE BIRAKAMSINI İSTER SÜLEYMAN AS MİKAİL ASRÜZGARIN ADAMI ALIP ADALARDAN BİRİNE BIRAKMASINI SÖYLER
    MİKAİL AS RÜZGARLARIN YAĞMURLARIN DOĞA OLAYLARIN GİDİŞATI İLE İLGİLENDİĞ İÇİN ALIR VE ADAMI HİNDİSTANDAKİ BİR ADAYA BIRAKIR.ERTESİ GÜN CEMATİNİ İSTİŞARE İÇİN TOPLAYAN SÜLEYMAN AS AZARAİL AS SURETİNİ CEMATİN İÇİNDE OLDUĞUNU GÖRÜR VE YANINA ÇAĞIRIR. VE ŞU SÖZLERİ SARF EDER.
    BİLİRİM İYİ OLANA İYİ GÖRÜNÜR CANINI ALIRSIN KÖTÜ OLANA KÖTÜ GÖRÜNÜR IZDIRAPLI CANINI ALIRSIN DÜN FİLANCAYA GÖRNMÜŞ KORKUTMUŞ CANINI ALMAMIŞSIN NEDEN DİYE SORUNCA.
    AZRAİL AS DA BEN ONU KORKUTMADIM HAYRETLE BAKTIM. RABBİM BANA GİT FİLANCANIN CANINI HİNDİSTANDAKİ ADADA AL DEYİNCE ONU BURADA GÖRDÜM 100 FERSAH KANADI OLSA BİLE NASIL GİDECEK DİYE HAYRETLE BAKTIM DEMİŞ.

    Kıssadan hisse;herkes eceliyle ölür hadiseler bahanedir.....:gül2:
     
  8. Vuslat 71

    Vuslat 71 Çalışkan Üye Kademeli

    Mesajlar:
    475
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    7
    ALLAH ın dilediği olur....onun dışında herşey bahane
     
Daha önce açılmış benzer konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş