Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Bu fânî ömür bitti; az Önce

Konusu 'NESİR (düz yazı)' forumundadır ve FERASETLİ tarafından 14 May 2010 başlatılmıştır.

  1. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    Bu fânî ömür bitti;
    az önce!



    Kendimize göre ne kadar emîniz. Hayatı
    mızda hiç kimseyi aldatmadık!
    oyalamadık. Fakat far
    kına varmadan oyaladığımız, aldattığımız
    birisi var: Kendimiz...
    Her zaman sığındığımız bir kelime:
    “Biraz sonra yaparım.” Dilimizde küç
    çük bir cümle… O anda rahatlatıcı bir ilaç
    gibi.
    Çocukken alışmışızdır; annemiz çağır
    dığında, “Biraz sonra giderim.” “Ödevlerimi
    yarın yaparım.” Derken gençlik zamanımız
    geldi. Ertelemekten hiçbir şey yapamadık!
    Kazandığımız bir tek kuytu kafes var: “AZ
    SONRA!”
    Yememizde, içmemizde kısacası fânî
    ömrümüzde hiç aksama yok. Hatta sipariş
    verdiğimiz bir yemek on dakika gecikse kı
    pır kıpır olur, yerimizde duramayız. “Vüc
    cûdumuzun gıdası!” deriz. Peki, ya rûhu
    muzun gıdası olan namazımız, ibâdetlerimiz
    gecikince neler oluyor? O kadar huzursuz
    oluyor muyuz? Niye huzursuz olalım ki,
    ilâcımız hazır: “AZ SONRA!”
    “Bugünün işini yarına bırakma!”,”Bir gün
    nün öncekinden daha mükemmel olsun!” düs
    turlarına rahatlıkla göz yumabiliyoruz!
    Derken bir gün, bir ay, bir yıl, bir ömür
    geçip gidiyor…
    Az bir ömür olan dünya hayatı için
    “Az sonra!” denilebilir. Fakat ilim veya
    ibâdet cihetinde bu kafes bizi hüsrâna sü
    rüklüyor. Söz gelimi ibâdetteki sabrımızı
    sağa sola dağıtırsak, merkezi zayıflatırız.
    Yani o andaki vakti öldürür, nefis düşma
    nının silahını kuvvetlendiririz.
    Gençliğini hep ertelemekle geçiren bir
    insan sayısız nimetleri kaybeder. Başta Pey
    gamberimiz (asm)’ın, “Sancağımdan başka
    hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde
    Allah’a ibâdet ile büyüyen gençler benimledir.”
    mükâfatından mahrum kalır. “İhtiyarlayınca
    yaparım!” der, ömür biter!
    İşlediği bir kusurda tövbesini erteleyen
    kimse kiri birikmiş çamaşır gibidir. Bedîüz
    zaman Hazretleri’nin dediği gibi “Günah,
    kalbi siyahlandıra siyahlandıra nûr-ı îmânı
    kalpten çıkarır.” Tövbesiz bir seher vakti,
    bir Berat, bir Kadir, geçer giderken diğer
    Berata kadar belki ömrü biter. Beynimizde
    yine aynı efsunlu bir levha: “BİR DAHA
    Kİ SENEYE!”
    Rahmetli dedem anlatırdı: Bir gün do
    kuma tezgâhında çalışan işçi, patronundan
    namaz kılmak için izin ister. Îman ve itâ
    atten nasipsiz zavallı patron, işçiye der ki:
    “Namaz kazâ olur iş kaza olmaz!” Bu hatıra
    zaman zaman aklıma gelir. Bizim namazı
    mız, ilmimiz, okumamız gibi uhrevi haya
    tımız hep kazalarla süslü; hep ertlemelerle
    dolu. Oysa dünya hayatımız dakik mi da
    kik. Dünyamızla ilgili neleri erteliyoruz
    Hak aşkına? Uhrevî işlere gelince “Ebedi
    dünyada kalacak gibi” nazlanıyoruz maalesef!
    “Hiç kat i senedimiz var mı ki gelecek seneye
    belki yarına çıkacağız!”
    Ne bir dakika geri ne bir dakika ileri;
    ertelenmeyen ölüm zamanı gelince kimse
    demiyor, diyemiyor: “AZ SONRA!”
    Daha önce hiç karşılaşmadığımız ve îfâ
    etmediğimiz gibi aceleci bir tavırla işlem
    lerin tamamlanıyor. Ertelediğin amellerin,
    ilimlerin, tövbelerin ile baş başa kalıyorsun!
    O anda, yepyeni bir nidâ yükseliyor: “BU
    FANİ ÖMÜR BİTTİ; AZ ÖNCE!”
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 14 May 2010
    sahasan ve Rüya bunu beğendi.
    Sponsorlu bağlantılar
  2. ALLAH-U ALEM

    ALLAH-U ALEM KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    446
    Beğenileri:
    111
    Ödül Puanları:
    17
    O anda,yepyeni bir nida yükseliyor,"BU FANİ ÖMÜR BİTTİ:AZ ÖNCE."

    Allah razı olsun çok doğru biz en fazla zamanı israf ediyoruz.
     
    sahasan bunu beğendi.
  3. Rüya

    Rüya Tecrübeli

    Mesajlar:
    51
    Beğenileri:
    86
    Ödül Puanları:
    27
    Az bir ömür olan dünya hayatı için
    “Az sonra!” denilebilir. Fakat ilim veya
    ibâdet cihetinde bu kafes bizi hüsrâna sü
    rüklüyor. Söz gelimi ibâdetteki sabrımızı
    sağa sola dağıtırsak, merkezi zayıflatırız.
    Yani o andaki vakti öldürür, nefis düşma
    nının silahını kuvvetlendiririz.
    Gençliğini hep ertelemekle geçiren bir
    insan sayısız nimetleri kaybeder. Başta Pey
    gamberimiz (asm)’ın, “Sancağımdan başka
    hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde
    Allah’a ibâdet ile büyüyen gençler benimledir.”
    mükâfatından mahrum kalır. “İhtiyarlayınca
    yaparım!” der, ömür biter!
    İşlediği bir kusurda tövbesini erteleyen
    kimse kiri birikmiş çamaşır gibidir. Bedîüz
    zaman Hazretleri’nin dediği gibi “Günah,
    kalbi siyahlandıra siyahlandıra nûr-ı îmânı
    kalpten çıkarır.” Tövbesiz bir seher vakti,
    bir Berat, bir Kadir, geçer giderken diğer
    Berata kadar belki ömrü biter.
     
    sahasan ve Ahmed1 bunu beğendi.
Daha önce açılmış benzer konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş