Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Bölgedeki En Güçlü Devletin Tepkisini Ölçmek İçin Müthiş Fırsat!

Konusu 'GENEL TARTIŞMA , ELEŞTİRİ' forumundadır ve sahasan tarafından 2 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. sahasan

    sahasan © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Forum Administrator

    Mesajlar:
    13.118
    Beğenileri:
    4.065
    Ödül Puanları:
    9.820
    Bölgedeki En Güçlü Devletin Tepkisini Ölçmek İçin Müthiş Fırsat!

    [​IMG]

    İsrail devleti yardım taşıyan sivilleri hedef almasından sonra dünya kamuoyu tarafından "kınandı". Bir çok uluslararası ilişkiler uzmanı, İsrail'in meşruiyet zeminini bu saldırıdan sonra kaybettiğini yazdı. ABD'deki neocon yazarlar bile bu "üslup ile" İsrail'in yalnız kalacağı uyarısında bulundu. Başbakan Erdoğan merakla beklenen konuşmasında çok sert eleştirilerde bulundu: "Alanen cinayet işleyen, alanen katliam yapan saldırgan bir devletin, pişmanlık dilemeden ve hesap vermeden insanlığa kendisini anlatması mümkün değildir." Washington Post'ta "başarısız operasyondan" Netanyahu'yu sorumlu tutan bir yazı yayınlandı. İsrail hükümetinin operasyonu eline yüzüne bulaştırdığını iddia edildi.



    Öteki taraftan İsrail'in kanlı tutumuna şaşırmayanlar da vardı. İntifada sırasında İsrailli askerlerin taş atan çocukların ellerini kollarını taşla ezmek suretiyle kırdığını hatırlayanlar, İsrail'in "çılgınlığına" şaşıramadı ne yazık ki.

    Sürecin sonunda herkesin hem fikir olduğu nokta, İsrail giderek yalnız kalıyor olması. Herkesin gözü önünde gerçekleşen bu olay, İsrail'in kontrolü dışında gerçekleşiyor gibi gözüküyor. Ya peki tam tersi mümkünse? Ya gerçekten İsrail devleti bütün bu süreci hesaba kattıysa ve gerçekten böyle bir sonuç alınmasını istediyse? Yani Türkiye'yi toptan kaybederek tecrit olmak istediyse?
    Neden böyle bir şey istesin ki?
    Mantık işletelim. Neden dünya kamuoyunun önünde, yılların çabasıyla oluşturduğu "mazlum" kalkanını kendi eliyle delsin ki? Hiç de mantıklı gözükmüyor!
    Oysa biraz geriye çekilip, resmin bütününe baktığımızda, karşımıza çok farklı bir tablo çıkabilir.



    Eski Ahit'teki kıyamet senaryosu için zemin yoklaması.

    ABD'li Evanjelikler ile İsrail'deki fanatik Yahudi kesimin aynı şeyi istediği, yıllardır söylenir. Yani kıyameti getirmek ve Mesih'in krallığını dünya üzerinde başlatmak. Ve bunun için de Eski Ahit'te yazan kehanetleri gerçekleştirmek için harekete geçeceklerine dair, yıllardır uyarı yapılır.


    Bu konuda popüler kültür ile beslenen kitleleri hedef alan bestseller olmuş kitaplar bile yayınlandı. Joel Rosenberg adlı eski Netanyahu hükümetlerine siyasi danışmanlık yapmış kişinin yazdığı kitaplar, bu konuda en çarpıcı örnek. Ortadoğu ve dünyada yaşanan gelişmelere bakıp kurguladığı kitaplar, Yecüc-Mecüc savaşını konu alıyor. Rosenberg'e göre son savaş (Armagedon Savaşı) hiç de uzak bir gelecekte değil. Kehanetlerin üst üste geldiğini savunan Rosenberg, en çok Rusya ve Ortadoğu ülkelerin yakınlaşmasına dikkat çekiyor. Mecüc'ün Rusya'dan geleceğine ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ortadoğu devletlerinin tek başına kalmış İsrail'e saldıracağını kitaplarında anlatan Rosenberg'in fanatik düzeyde bir okuyucu kitlesi var.

    Eski Ahit'teki kehanetlere göre Yecüc-Mecüc savaşı öncesi, İsrail'in uluslararası arenada yalnız kalacağı öngörülüyor. Son yaşanan gelişmelere baktığımızda, gerçekten de tüm politik analizlerde karşımıza İsrail'in giderek yalnız kaldığı iddiası çıkıyor. Acaba İsrail hükümetindeki aşırı sağ, radikal dinci kesim, ABD'deki evanjelik neoconların desteğini alarak, Eski Ahit'teki kehanetlerin hazırlığını mı yapıyorlar? Yani uluslararası ilişkiler mantığında hiçbir yeri olmayan kararlar veren bu hükümetin amacı, nihayetinde kehanetleri gerçekleştirmek olmasın? Örneğin Türkiye'yi kendine düşman etmek gibi...

    Bir de şöyle bir durum söz konusu. Aynı kesim bir taşla iki kuş vurmuş olabilir. Bir başka kehanetin altını kazmış olabilirler. Hangi kehanet mi? Mescid-i Aksa'nın yerinde Süleyman Tapınağı'nın tekrar yükselmesi...Bildiğiniz gibi bu Eski Ahit'teki kıyamet alametlerinden biridir. Ve yıllardır, İsrail hükümetinin Mescid-i Aksa altında arkeolojik kazılara izin vererek, camiinin "yanlışlıkla yıkılmasına" planladığı ve bu kehaneti gerçekleştirmeye çalıştığı iddia edilir.

    Biz de soruyoruz. Acaba İsrail devleti içersindeki radikal odaklar, Türkiye'nin tepkisini ölçmek istemiş olabilirler mi? Kendi vatandaşlarının öldürülmesine nasıl bir tepki verdiğine bakarak, ileride Mescid-i Aksa'nın başına gelebilecek "kötü kazalara" karşı, bölgedeki en güçlü ülkenin tansiyonunu ölçmek istemiş olabilirler mi?


    KAYNAK
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    Biz de soruyoruz. Acaba İsrail devleti içersindeki radikal odaklar, Türkiye'nin tepkisini ölçmek istemiş olabilirler mi? Kendi vatandaşlarının öldürülmesine nasıl bir tepki verdiğine bakarak, ileride Mescid-i Aksa'nın başına gelebilecek "kötü kazalara" karşı, bölgedeki en güçlü ülkenin tansiyonunu ölçmek istemiş olabilirler mi?
     
Daha önce açılmış benzer konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş