Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Allah'ın Ma'rifetine Ihtiyaç

Konusu 'KİTAPLARDAN NAMELER' forumundadır ve <<sevde>> tarafından 6 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. <<sevde>>

    <<sevde>> Deneyimli Üye Acemi

    Mesajlar:
    72
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    17
    ALLAH'IN MA'RİFETİNE İHTİYAÇ
    İnsanlar ve cemiyetler tedricî olarak büyüdüğü gibi, düşünce ve fikirleri de elde ettikleri malumatlarla tedricî olarak gelişir. Biraz öğrenilir, sonra biraz daha öğrenilir, adım adım merhale katedilir.
    Cemaatlerin hep aynı seviyede kalmaları, hep aynı şeyleri okuyup aynı şeyleri dinleyerek malumatta, fikirde, tahlil ve terkipte bir adım ileriye gidememeleri, Allah indinde ve Resûlullah nazarında makbul bir durum değildir.
    Her duyuşumuz, her bilişimiz, her sezişimiz bizi, adım adım ileriye götürmüyor, fikren ve kâlben inkişafımıza vesile olmuyorsa; hâlâ katı bir kâlbimiz ve neşv ü nemâ bulmayan duygularımız varsa; okuduğumuz ve işittiğimiz şeylerin bize fayda vermediğine inanabiliriz.
    Camiye gelip vaizin rahle-i tedrisinde diz çöken, Kur'ân'dan lemean eden hakîkatları okuyup, okutmayla meşgul olan cemaat, geçen zamanla mütenasip, okudukları ve duydukları şeyleri aile muhitlerine, çocuklarına ve yakınlarına hâlleri ve dilleriyle anlatabilecek duruma gelmişlerse; okuyup, duydukları şeyler fayda etmiş ve mesafe katedilmiş demektir. Hâlâ başkalarının heyecanlarını yaşıyorlar ve kendi içlerinde meydana gelen heyecanlarla çoşup taşmıyorlarsa; okudukları cilt cilt kitaplar ve dinledikleri va'z u nasihatlar hiçbirşey ifade etmemiş ve hiç bir fayda temin etmemiş demektir.
    Biz devamlı olarak hamleler, sıçrayışlar ve tarfeler içinde bulunmaya mecburuz. Hayat mütemadî hamleler ve sıçrayışlar ile ma'nâsını bulur.
    Allah, kâinatı yaşanılır hâle getirdikten sonra hayatı ihsan etti. Bidayette kâinat, atomların infilakı, birbiri içine girmesi, dağılması, tahlil ve terkiplerle kaynaşmasından ibaretti. Neticede, Cenâb-ı Hakk insanın ve diğer canlıların yaşamalarına müsait mekanı hazırlayıp hayatı verdi.
    Demek ki, insanın da bidayetteki tarfelere, sıçrayışlara riayet etmesi lazımdır. Bir insanın hayatında hamleler ve sıçrayışlarla merhale katetmesi yoksa, dinlediği, duyduğu, okuduğu ve gördüğü şeyler faydasız gelip-gitmiş demektir.
    Tedrisat ile va'z u nasihatte faydalı yol, kafirin küfrünün anlatılması veya hamasî şeylerle ani ve geçici heyecanlar uyandırmak değildir. Geceleri gündüz gibi aydınlatan.. kâinatın sırlarını kavrayacak, gece-gündüz çalışan bir dimağa sahip kılan.. Hiçbir hâdiseyi kaçırmadan, herşeyi yakalayıp zaman ve mekân üstü buudlara ulaşılmasını sağlayan.. İşitilen duyulan ve görülen şeyleri bir araya getirip sentez ve terkiplere ulaştıran.. En mühimi, Allah indinde makbul olan neticeyi kazandıran ilmi ve irfanı vermektir. Verilen malumatlar, eğer bu muhasalayı sağlamıyorsa, herhangi bir değer ve kıymeti yoktur.
    Ben, cemaatimin kâlb ve kafalarını aktüalitenin basitliklerinden uzak bildiğim için, hamasî beyan ve tavırlardan kaçıyor; dinsize, masona, komüniste saldırmakla uğraşmıyorum. Îmanı ve İslâm'ı kavrama, yaşama ve yaşatma şuurunun en ulvî gayeleri olduğuna inandığım cemaatime, kâinat sahifelerindeki fikrî gezintiler ve mütalaalar ile Cenâb-ı Hakk'ın ma'rifetine ulaşmayı takdim ve beyan ediyorum.
    İnsan, Allah hakkındaki mâlumatı ve ma'arifeti nisbetinde O'na karşı saygılı ve edebli bir kul olacaktır. En dindar müslümandan en mütemerrid kafire kadar herkesin Allah ma'rifetine ihtiyacı vardır. Ancak ma'rifetle, kafir îman edecek, ehl-i dalalet sapıklıktan kurtulacak, mü'minler de ibadet ve taatlerinin şuuruna erebileceklerdir.
    Bütün, şirazesi kopmuşların, dünyaya dalmışların, menfaatperestlerin, mukaddeslerini feda edenlerin düştükleri kötü durumun yegane âmili ve sebebi Allah'ı bilmemeleri ve O'nun hakkındaki ma'rifetlerinin kısırlığıdır. "Biz Allah'ı biliyor ve tanıyoruz. Camiye geliyor, ibadet ediyor, oruç tutuyoruz. Bunlar O'nu bildiğimizin alametleridir." diyerek, iddiada bulunsanız bile, peşipeşine kusurlar işliyor ve kusurlarınız sebebiyle ızdıraba düşmüyorsanız, Allah'ı bilmiyorsunuz demektir. Böyle bir inanç, ilkel kabîlelerin, dimağlarında uydurdukları bir ilâha inanmaları gibidir. Ruhumuzu, cesedimizi ve herşeyi kabza-i tasarrufunda tutan Allah'a inanmak demek değildir.
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. FERASETLİ

    FERASETLİ KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    8.341
    Beğenileri:
    113
    Ödül Puanları:
    1.017
    yüreğine kalbine sağlık
    [​IMG]

    ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZELDİ...
     

Sayfayı Paylaş