Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

adak

Konusu 'DiNi SORULAR ve CEVAPLAR' forumundadır ve ana tarafından 26 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. ana

    ana Yeni Üye Acemi

    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    10
    babam benim icin adak adamisti ben almanyaya gelin geldim babamda eger ilk izine mutlu huzurlu gelsin koyun kesip hep beraber yicez diye adak adamisti nitekim gurbetlik uc senedir izine gidiyorum ama hep engel cikiyo yada denk gelmiyo basimda bazi sorunlar var ve dusuk yaptim bu durumlar adagin kesilmemesinden olabilirmi
     
    Sponsorlu bağlantılar
  2. AhDe_VeFaLi

    AhDe_VeFaLi KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    10.248
    Beğenileri:
    278
    Ödül Puanları:
    8.772
    Esselamu aleyküm...
    Biliğim kadarıyla adak kurbanının etinden aile yiyemez, yanlış bir adak olmuş sanki.
    Ayrıca siz izine mutlu huzurlu gelemiyorsanız dileği gerçekleşmemiş olur. Tam anlamadımaçıkcası durum nedir.
     
  3. MuHaCiR

    MuHaCiR KF Ailesinden Özel Üye

    Mesajlar:
    140
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    0
    Adak (Nezir)

    Adak, kişinin dinen yükümlü olmadığı halde, farz veya vacip türünden bir ibadeti yapacağını va'd etmesi ve Allah'a söz vermesi demektir.

    Adağın Hükmü
    Adanan şey ismen belirtilmiş ise, adak ister mutlak, ister mukayyet olsun, yerine getirilmesi vaciptir.

    Adayan kimse "adağım olsun" veya "eğer şu işi yaparsam adağım olsun" demiş ve neyi adadığını ismen belirtmemiş ise, niyet ettiği şeyin yerine getirilmesi vacip olur.
    Şayet adayanın herhangi bir niyeti yoksa (ki buna belirsiz adak denir) yemin keffareti ödemesi gerekir. Nitekim Peygamberimiz: "Adağın keffareti, yemin keffaretidir."Müslim,Nüzür,5;Ebu Davut,Eyman Ve'n-Nüzür buyurmuşlardır.

    Adak belirsiz olur ve adayan da oruca niyet eder fakat sayı belirtmezse üç gün oruç tutması gerekir.

    Şayet “ Adağım olsun" der de yemek yedirmeye niyet eder fakat sayı belirtmezse on fakiri akşamlı-sabahlı doyurması icap eder.


    Adağın Şartları

    Bir adağın dinen geçerli olabilmesi için adayanda ve adanan şeyde bir takım şartların bulunması gerekir.
    a) Adayan Kimsede Bulunması Gerekli Şartlar

    1- Müslüman Olmak.
    2- Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olmak.
    Çocuğun ve delinin adakları muteber olmaz. Çünkü bunlar hiç bir dini hükümle yükümlü değillerdir.

    b) Adanan Şeyde Bulunması Gerekli Şartlar


    1- Adanan şeyin gerçekte mümkün olması ve dinen de makbul bulunması. Mesela: "Gece oruç tutmak adağım olsun." veya Kadının, "Adet günlerimde oruç tutmak adağım olsun." demesi gibi. Gece, oruç tutma zamanı olmadığı gibi, adet gören kadının oruç tutması da dinen makbul ve caiz değildir.


    2- Adanan şeyin kurbet yani bir ibadet çeşidi olması gerekir. İbadet olmayan şeyi adamak muteber değildir. Meselâ: "içki içmek adağım olsun" veya "Falancıyı dövmek adağım olsun" gibi.

    Peygamberimiz: "Allah'a isyan etmek için adak olmayacağı gibi, Ademoğlunun elinde olmayan bir şeye yapılan adak da adak olmaz."Müslim,Nüzür ,3;Ebu Davut,Eyman Ve'n-Nüzür buyurmuşlar, Allah'a isyan konusunda adak adanamayacağını bildirmişlerdir.

    3- Adanan şey farz veya vacip cinsinden bir ibadet olmalıdır. Namaz, oruç, hac, sadaka, itikâf, kurban gibi ibadetler adak olabilir. Ama sevap olan ve fakat bizzat maksut birer ibadet olmayan; hasta ziyareti, cenazeyi uğurlama, abdest alma, gusletme, mescide girme, mevlit okutma ve benzeri şeyleri adamak sahih değildir.

    4- Adanan malın adama esnasında, adayanın mülkiyetinde bulunması veya adağın mülke yahut mülk sebebine izafe edilmiş olması. Buna göre sahip olunmayan bir malı sadaka olarak adamak muteber değildir.

    5- Adanan şey adayana önceden farz veya vacip olmamalıdır. Vakit namazları, Ramazan ayı orucu, farz olan hac ve vacip olan kurban gibi bir ibadet adanacak olursa bu da geçersizdir. Çünkü adayan, adaktan önce bunlarla yükümlü-
    dür.

    Türbelere mum yakmak, bez bağlamak, horoz kesmek, şeker ve helva dağıtmak gibi adak âdetlerinin de dinde yeri yoktur.


    Adak Çeşitleri

    Adaklar genel olarak mutlak ve mukayyet olmak üzere iki kısma ayrılır.

    a) Mutlak adaklar
    Her hangi bir şarta bağlı olmayan adaklardır; "Allah rızası için şu kadar gün oruç tutacağım" veya: "Allah rızası için kurban keseceğim" gibi.

    b) Mukayyet Adaklar
    Her hangi bir şarta bağlanmış olan adaklardır. "Allah hastama şifa verirse, falan kimse gelirse" veya "çocuğum okulu bitirirse, bir kurban keseceğim" gibi.

    Bu adak da iki kısma ayrılır: Birincisi, gerçekleşmesi istenen bir şarta bağlanan adak. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi. Adayan kimse şartın gerçekleşmesini ve Allah rızası için adadığı ibadeti yapmayı istemektedir.

    İkincisi, gerçekleşmesi istenmeyen bir şarta bağlanan adak, "Falanla konuşursam, yalan söylersem on gün oruç tutayım" gibi. Bu tür adaktan maksat adak ve ibadet olmayıp bir işi yapıp yapmama konusunda kişinin kendisini kontrol etmesidir. Bu kısma giren adaklar bir nevi yemin sayılmaktadır,


    Adak Kurbanı

    Adak kurbanı ikiye ayrılır:
    1. Hiçbir şeye bağlı olmayarak yapılan adaklar:
    Bir kimse, "Allah rızası için bir kurban keseceğim" diye adak yaparsa kurban kesmek kendisine vacip olur ve bu adağını dilediği zaman yerine getirir.

    2. Bir şeyin olmasına veya olmamasına bağlı olarak yapılan adaklar:
    Mesela: "Hastam iyileşirse Allah rızası için bir kurban keseceğim" diye adakta bulunan kimsenin hastası iyileştiği takdirde kurban kesmesi vacip olur. Dediği iş henüz gerçekleşmeden kurban kesmesi sahih değildir.

    Adaklar, ancak kurban edilecek hayvanlardan olur; Tavuk, horoz gibi hayvanlardan adak kurbanı olmaz.

    Adak kurbanının etinden adağı yapanın kendisi, eşi, babası, anası, dedeleri, nineleri, çocukları ve torunları yiyemeyeceği gibi nisab miktarı mal veya parası olup dinen zengin sayılanlar de yiyemezler. Adak kurbanının tamamının fakirlere dağıtılması gerekir.
     

Sayfayı Paylaş