Konu içeriği: İ’câz-ı Kur’ân’la alâkalı ıstılahlar İ’câz-ı Kur’ân’la alâkalı ıstılahlar 1. BELÂGAT: Sözlükte varmak ve hedefe ulaşmak idrak etti kâfi geldi te’kidde son hadde vardı mânâsına gelir. Her şeyden
İ’câz-ı Kur’ân’la alâkalı ıstılahlar
1. BELÂGAT: Sözlüktevarmak ve hedefe ulaşmak
idrak etti
kâfi geldi
te’kidde son hadde vardı mânâsına gelir. Her şeyden önce maâni
beyân
bedi’ ve bunlarla ilgili diğer bütün özellikleri içine
alan bir ilmin adıdır. Istılah olarak belâgat: Muktezâ-yı hale uygun söz söylemeye denir.
2. FESÂHAT: Sözlükte; açık olma ve ortaya koyma mânâlarına gelir. Istılah olarak fesâhat: Sözün ses ve mânâ kusurlarından arınmış olarakrahat telaffuz edilen
tanzîmi mükemmel olan
mânâsı kolay anlaşılan
tatlı ve akıcı olan sözdür. Fesahat
kelimede
kelâmda ve mütekellimde bulunan bir vasıftır.
3. İ’CÂZ: Sözlüktebir konuda başkakalarının acziyetini ispat etmektir.
Istılah olarak i’câz: Bir kelâmın belalâgatta insan gücünden dışarı çıkıp kişiyi muhalefette veya benzerini meydana getitirmekte âciz kalmak mertebesine düşürmemesidir.
4. NAZM: Sözlükte; dizmekincileri ipe dizmek mânâlarına gelir.
Istılah olarak nazm: Nazmancak kelâmını nahiv ilminin gerektirdiği biçimde ortaya koymak
söz konusu ilmin kânun ve usullerine uygun davranmak
belirlediği metotları bilip onlardan sapmamak
çizdiği prensipleri gözetip onlardan hiçbirini ihlâl etmemektir. İstiâre
kinâye
temsîl ve bütün çeşitleriyle mecaz
nazmın gereklerindendir.
5. ÎCÂZ: Sözlükteişi çabuk yapmak
sözü kısa kesmek
özetlemek gibi mânâlara gelir.
Istılah olarak îcâz: Maksadı açık ve net bir şekilde ifade etmek suretiyleaz kelimelerle çok mânâları anlatmaya denir.
6. BEDÂAT: Sözlükte; acîp ve garib olmayeni zuhur etme
hayret verici mânâlarına gelir.
Istılah olarak bedâaat: Üslûbun hem gariphem bedî’
hem acip
hem iknâ edici ve hiçbir şeyi
hiçbir
kimseyi taklit etmemiş olmasıdır.
7. BERÂAT: Sözlükte; ilim ve şecâatte kendi benzerlerinden üstün olmaher vasıfta tam ve kâmil olma mânâlarına gelir.
Istılah olarak berâat: Rağbetlendirmeme ve sakındırmamethetme ve kötülememe
ispat ve irşad
delil göstererek ve ispat ederek gâlip gelme ve anlatma gibi kelâma ait bütün kısımları ve hitâbın bütün tabakalarını içine alan beyânın haşmetine
sağlamlığına ve üstünlüğüne denir.
8. CEZÂLET: Sözlükte; rekik (tutukluk kusuru) olmayıp doğru dürüst olmaakıllılık
büyük mânâlarına gelir.
Istılahta cezâlet: söylenişte tatlılığı bulunan veya heybetululuk
çarpışma
korkutma
9. ÜSLÛB: Bir kelâmın kalıbı ve sûretine denir. Veya sözden kast edilen gayeyi elde etmeye en yakın ve dinleyiciler üzerinde en etkili olan bir şekil üzerinde dizilen kelimeleredökülen mânâya denir.
10. MEÂNİ: Mânânın görevi karşısında ifadenin şekillendirilmesidir. Belâgatın mühim dallarından biridir. Sözün yerinde kullanılması ve halin gereğine göre uğrayacağı değişikliklerbu ilme konu olmuştur.
11. İLM-İ BEYAN (FENN-İ BEYYAN)
BEYAN: Sözlükte ortaya koymamakaçık-seçik olmak
açıklamak anlaşılır hale getirmek gibi mânâlara gelir.
Istılah olarak ise: Bir lâfzın mânâyla olan münâsebetini ve bir mânâyı farklı söz ve usullerle anlatmayı öğretenbelirli usul ve kuralları olan bir ilimdir. Belâgat ilmini meydana getiren üç ilim dalından birisidir. İfadenin açıklık derecesi; o ifadenin hakikat
mecaz
teşbih
kinâye ve istiâre olmasına göre değişir. İlm-i beyan
bu ifade tarzlarından hangisinin daha beliğ olduğunu inceler.
12. TEŞBİH: Lügatte‘benzetme’ demektir. Beyan mefhûmu olarak ise; belirli bir maksat için bir edat ile aralarındaki ortak nitelikten dolayı bir şeyi başka bir şeye benzetmektir.
13. BEDİ’ İLMİ: Bir belagat mefhh’umu olarak: Mukteza-yı hale uygun sözlerin lâfız bakımından kusursuzmânâ yönünden ma’kul ve aynı zamanda bir ahenge sahip olmasının usul ve kaidelerini inceleyen ilme denir. Veya kelâmın lâfız ve mânâlarının güzelleştirme yollarına ait bilgileri inceleyen bir ilimdir.
teşekkürler ALLAHU teala razı olsun
:33439::33439:
|