Konu içeriği: İslam Kardeşliği ile ilgili ayetler İslam Kardeşliği İle İlgili Ayetler din kardeşliği ile ilgili ayetler islamda kardeşlik ile ilgili ayetler islam kardeşliği hakkında ayetler Kuran-ı kerim'de geçen kardeşlik
İslam Kardeşliği İle İlgili Ayetlerdin kardeşliği ile ilgili ayetler
islamda kardeşlik ile ilgili ayetler
islam kardeşliği hakkında ayetler
Kuran-ı kerim'de geçen kardeşlik ile ilgili ayetler
2:178 - Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hürköleye köle
kadına kadın. Ama her kim
ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa
o zaman örfe uyması
ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu
Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa
artık ona acı veren bir azab vardır.
2:220 - Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslahişlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız
onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah
bozguncuyla ıslah ediciyi bilir
birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi
sizi zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür
hüküm ve hikmet sahibidir.
3:103 - Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabınadinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de
O
kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz
bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki
doğru yola eresiniz.
3:156 - Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunuonların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah
diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
3:168 - Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru isenizkendinizden ölümü uzaklaştırınız".
4:11 - Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızdaerkeğe iki kadın payı kadar
eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler
bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen
ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da
mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa
ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. Bu paylar
ölenin borçları ödenip
vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan
hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu
siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir
hakîmdir.
4:12 - Eğer hanımlarınızın çocukları yoksabıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar
ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa
borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz
geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar
yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa
bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler
bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar
Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandır.
4:23 - Size şunları nikahlamak haram kılındı: Annelerinizkızlarınız
kız kardeşleriniz
halalarınız
teyzeleriniz
erkek ve kız kardeşlerinizin kızları
sizi emziren süt anneleriniz
süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri
ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.
4:176 - Senden fetva istiyorlar. Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayanfakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse
bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse
erkek kardeş ona varis olur. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa
bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa
erkeğin hissesi
iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah
her şeyi hakkıyla bilendir.
5:25 - Musa: "Ey Rabbim! Benkendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum
artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır" dedi.
5:30 - Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisinikardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.
5:31 - Derken Allah bir karga gönderdiona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana
şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu.
6:87 - Babalarındançocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.
7:38 - Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığındasonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz ! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır
fakat siz bilemezsiniz".
7:65 - Â d (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edinsizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.
7:73 - Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dediAllah'a kulluk edin
sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu
Allah'ın devesi
size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin)
sakın ona bir kötülük etmeyin
yoksa sizi acı bir azap yakalar."
7:85 - Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmimdedi
Allah'a kulluk edin
sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın
insanların eşyalarını eksik vermeyin
düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz
böylesi sizin için daha iyidir!"
7:111 - Onlar da "onu ve kardeşini bekletşehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.
7:142 - Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikatı (tayin ettiği vakit) tam kırk gece oldu. Musakardeşi Harun'a şöyle dedi: Kavmim içinde benim yerime geç
ıslaha çalış ve bozguncuların yolundan gitme!
7:150 - Musaöfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Harun
"Ey anamın oğlu!" dedi
"inan ki
bu kavim beni güçsüz buldu
az daha beni öldürüyorlardı
sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutma."
7:151 - Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."
7:202 - Şeytanların kardeşlerine gelinceonlar öbürlerini sapıklığa sürüklerler
sonra da yakalarını bırakmazlar.
9:11 - Eğer tevbe ederlernamazı kılarlar
zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri
bilen bir kavme açıklarız.
9:23 - Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsaonları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.
9:24 - Onlara de ki; eğer babalarınızoğullarınız
kardeşleriniz
kadınlarınız
akrabalarınız
kabileniz
elde ettiğiniz mallar
kesada uğramasından korktuğunuz ticaret
hoşlandığınız evler ve meskenler
size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise
artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez.
10:87 - Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin."
11:50 - Â d kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz."
11:61 - Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki"Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir tanrınız daha yoktur. Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti. Bu sebepten O'nun mağfiretini isteyin
sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır
dualarınızı kabul eder."
11:84 - Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği deteraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum."
12:5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi"rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."
12:7 - Andolsun kiYusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara ibret alacak âyetler vardır.
12:8 - Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilibiz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu
babamız belli ki
çok açık bir yanılgı içindedir."
12:58 - (Bir gün) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve onun yanına girdiler. Oonları görür görmez tanıdı
oysa onlar onu tanıyamamışlardı.
12:59 - Ne zaman ki onların bütün hazırlıklarını tamamladıo zaman dedi ki: "Babanızdan olan öbür kardeşinizi de bana getirin. Görüyorsunuz ya
ben ölçeği tam ölçüyorum ve ben konukseverlerin en hayırlısıyım."
12:63 - Böylece dönüp babalarına geldikleri vakitdediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek menedildi (bize zahire verilmeyecek). Bu kere kardeşimizi de bizimle gönder ki
ölçek alabilelim. Biz onu kesinlikle koruyacağız."
12:64 - Babaları dedi ki: "Ben onu size nasıl emanet ederim? Ya bundan önce kardeşini emanet ettiğimde olan gibi olursa! En hayırlı koruyucu Allah'dır ve Omerhamet edenlerin en merhametlisidir."
12:65 - Derken yüklerini açtılar ve sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş. Bununla yine ailemize zahire alır getiririzkardeşimizi de koruruz
üstelik bir yük daha fazla zahire alırız. Zaten bu aldığımız pek az bir zahiredir."
12:69 - Yusuf'un yanına girdikleri vakito
kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: "Bilesin
ben
senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"
12:70 - Sonra onların bütün hazırlıklarını görüncesu kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız
hırsız!"
12:76 - Bunun üzerine Yusufkardeşinin eşyalarından önce onların eşyalarını aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünün içinden çıkardı. İşte Yusuf'a biz böyle bir oyun öğrettik. Melikin kanunlarına göre
kardeşini alıkoymasına imkan yoktu. Ancak Allah dilerse o başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.
12:77 - Dediler ki: "Eğer o çalmışsadaha önce bunun kardeşi de çalmıştı". O vakit Yusuf bunu içine attı
onlara hiç belli etmeden: "Siz çok fena bir mevkidesiniz
ne sıfat verdiğinizi Allah çok iyi biliyor" dedi.
12:87 - "Ey oğullarımgidin
Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez."
12:89 - O dedi ki: "Siz cahilliğinizde Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?"
12:90 - Onlar "Yoksa sensahiden Yusuf musun?" dediler. O da "Ben Yusuf'um
bu da kardeşim" dedi
"Doğrusu Allah
bizi
lutfuyla nimetlendirdi. Gerçekten de kim Allah'dan korkar ve sabrederse
Allah
muhakkak ki
güzel işler yapanların mükafatını zayi etmez."
12:100 - Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durumo rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra
beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O
her şeyi bilir
hüküm ve hikmet sahibidir."
12:102 - İşte busana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.
15:47 - Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.
17:27 - Çünkü (malını) saçıp savuranlarşeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.
19:28 - "Ey Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir adam değildiannen de iffetsiz bir kadın değildi."
19:53 - Rahmetimizden de onakardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik.
20:30 - Kardeşim Harun'u (ver).
20:40 - Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik kigözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen
bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.
20:42 - Sen kardeşinle birlikte mucizelerimle git. İkiniz de beni anmakta gevşeklik etmeyin.
23:45 - Sonra birtakım âyetlerimiz ve açık bir ferman ile Musa'yı ve kardeşi Harun'u gönderdik.
24:31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzerezinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini
yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları
babaları
kocalarının babaları
kendi oğulları
kocalarının oğulları
erkek kardeşleri
erkek kardeşlerinin oğulları
kız kardeşlerinin oğulları
kendi kadınları (mümin kadınlar)
ellerinin altında bulunan (köleleri)
erkeklerden
kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler
yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye
ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki
kurtuluşa eresiniz.
24:61 - A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizdengerekse babalarınızın evlerinden
annelerinizin evlerinden
erkek kardeşlerinizin evlerinden
kız kardeşlerinizin evlerinden
amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden
dayılarınızın evlerinden
teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden
yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar.
25:35 - Andolsun ki Musa'ya kitap verdikkardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
26:36 - Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğleşehirlere de toplayıcılar gönder."
26:106 - Hani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
26:124 - Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
26:142 - Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
26:161 - Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"
27:45 - Andolsun kiAllah'a ibadet edin diye Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
28:11 - Annesi Musa'nın ablasına"Onun izini takip et" dedi. O da
onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi.
28:12 - Biz (annesine geri vermezden) daha önceonun süt analarının sütünü kabulüne müsade etmedik. Bunun üzerine ablası
"Size
onun bakımını sizin namınıza üstlenecek
hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
28:34 - "Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."
28:35 - Allah buyurdu: "Seni kardeşinle destekliyeceğiz ve size öyle bir kudret vereceğiz kiâyetlerimiz sayesinde onlar size erişemeyecekler. Siz ve size tabi olanlar üstün geleceksiniz."
29:36 - Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb"Ey kavmim! Allah'a kulluk edin
ahiret gününe ümit bağlayın
yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.
33:5 - Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanızonlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah
çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
33:18 - Şüphesiz Allahiçinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı.
33:55 - Onlar (peygamberin eşleri) için babalarıoğulları
kardeşleri
erkek kardeşlerinin oğulları
kız kardeşlerinin oğulları
kendi kadınları (kadın dostları) ve sahip oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her şeye şahit bulunuyor.
38:23 - Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu varbenim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver
dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.
46:21 - Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hud'u hatırla. Hani OAhkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmiştir. Hud
kavmine: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." demişti.
49:10 - Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz.
49:12 - Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Birinizölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah
tevbeyi çok kabul edendir
çok merhamet edendir.
50:13 - Â dFiravun
Lût'un kardeşleri de (yalanladılar).
58:22 - Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletinbabaları
oğulları
kardeşleri
yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları
altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak
orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş
onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın hizbi (dininin yardımcıları)dir. İyi bil ki
kurtuluşa ulaşacak olanlar
Allah'ın hizbidir.
59:9 - Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahionları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa
işte onlar umduklarına erenlerdir.
59:10 - Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimizbizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla
kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli
çok merhametlisin!"
59:11 - Münafıklarınkitap ehlinden inkar eden dostlarına "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız
mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız
mutlaka yardım ederiz." dediklerini görmedin mi? Allah
onların yalancı olduklarına şahitlik eder.
70:12 - Eşini ve kardeşini![]()
80:34 - O gün kişi kaçarkardeşinden...