Sponsorlu bağlantılar
Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Salavat Nedir?

  1. sultan_mehmet © ◄ كُن فَيَكُونُ ► Yönetici Forum Administrator

    Sponsorlu bağlantılar
    Salavat hakkında bir kaç kelam... Merhaba sevgili arkadaşlarım, salavat getirmeyi bilmeyen ve öğrenmek isteyenler bu yazımızdan yardım alabilirler.

    SALAVAT NEDİR

    Hz. Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua. Kuran’da Allah ve meleklerin Hz. Muhammed’e salâvat okuduğu belirtilerek, inanan kişilerin de ona salâvat ve selâm okumaları öğütlenir. Bu nedenle Müslümanlar namaz içinde tahiyata oturunca, namazdan sonraki dualarda, çeşitli nedenlerle yapılan dua törenlerinde ve Hz. Muhammed’in adını yazarlarken ya da söylerken Peygamber’e salâvat ve selâm okumayı gelenekselleştirmişlerdir. Buna salâvat-ı şerife ya da kısaca salâvat denir.

    Salavat Nasıl Getirilir

    Peygamberimiz Hz. Muhammed S.A.V Efendimiz nasıl salavat getirirmiş ? Merak eden tüm müslüman kardeşlerimiz için, salavat nasıl getirilir, hakkında bilgiler…

    Salavat’ın Önemi

    ka’b ra dediki:kıyamet gunu oldugunda adem (as) ummedi muhammedden birinin cehenneme sevk edildigini görür.

    adem (as);
    -ey muhammed (sav) diye nida eder.peygamberimiz:
    -ey insanlıgın babası buyur der hz adem as;
    -"senin ümmedinden birisi cehenneme sokuluyor" der

    bunun uzerine peygamberimiz sav onun arkasından gidip soyle der;

    -ey melekler! muhlet verin!muhlet verin! melekler derki;

    -Allah cc su kavlini okumadınmı;"onlara emrettigi seyde Allah a isyan etmezler ve emrolundukları seyi yaparlar" bu esnada bir ses isitirler;

    -"muhammede itaat edin" aynı ses;
    -o kisiyi mizana geri goturun!

    bunun uzerine yeniden mizana çekilir yine gunahları iyiliklerinden agır gelir.sonra resulullah sav cuppesının ıcerısınden icinde o adamın hz peygambere okumus oldugu salat olan bir kagıt cıkarır ve iyiliklerin uzerine koyar boylelıkle iyilikleri agır basaradamda feraha kavusup soyle der;

    -"anam babam sana feda olsun sen kimsin"
    resulullah sav;
    "ben Allah cc resulu muhammed im" buyurur adam hemen resulullah sav ayaklarını oper ve;
    - o kagıt nedir ya resulullah? der peygamber efendimiz sav ;
    -o bana okudugun salevatı serıflerdir ben onlarıo senin icin muhafaza ettim der
    -o kiside az selavatı serıf okudugu ıcın;
    -Allahutealanın yolunda az amel yaptıgımdan dolayı bana yazıklar olsun der...

    Salavat Salavat Nasıl Getirilir

    Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed

    Salavatın Bir Sırrı
    Salavat Getirmek Üzerine
    Salavat Oruçluya yakışır
    Ayetlerde Salavat
    Hadislerde Salavat
    40 Salavat

    Salat-ı Nariye Sesli Salavatlar

    “Allâh ve melekleri Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler! Siz de O’na çokça salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (el-Ahzâb 56)

    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şânını yücelten âyet-i kerîmelerden biri de budur. Hem Allâh’ın hem de meleklerin Rasûlullâh Efendimiz’e salavât getirmeleri onun Allâh katındaki değerini ortaya koymaktadır.
    Allâh’ın Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e salavât getirmesi “ona merhamet etmesi şan ve şerefini yüceltmesi”dir.

    Meleklerin Rasûlullâh’a salavât getirmesi de aynı şekilde “Onun kadr u kıymetini anıp yüce mertebelere erişmesi için Allâh’a niyazda bulunmaları” demektir.
    Allâh Teâlâ âyet-i kerîmede kendisinin ve meleklerin Rasûl-i Ekrem’e salavât getirdiklerini hatırlattıktan sonra kullarına hitâben:
    “-Ona -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bizim gibi siz de salât ü selâm getirin saygıların en yücesiyle O’nu yâdedin.” buyurmaktadır.

    * * *
    Abdullâh bin Amr -radıyallâhu anh-’dan gelen bir rivâyette Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    “Kim bana bir defa salât ü selâm getirirse bu sebeple Allâh Teâlâ da ona on misli merhamet eder.” (Müslim)
    Hadîsin bazı rivâyetlerinde Hazret-i Peygamber’e salavat getiren kimseye Cenâb-ı Hakk’ın on defa merhamet edeceği müjdesine ilâveten o kimsenin on günahının bağışlanacağı manevî derecesinin on derece daha yükseltileceği de haber verilmektedir. (Nesâî)
    Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Talhâ el-Ensârî’nin anlattığına göre birgün Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- mütebessim bir çehreyle Ashâb-ı Kirâm’ın yanına geldi ve Cebrâil -aleyhisselâm-’ın kendisine şu müjdeyi getirdiğini haber verdi:
    “-Muhammed! Ümmetinden biri sana bir salât getirdiğinde benim onun günahlarının bağışlanması için on defa istiğfar etmem o kimsenin sana bir selâm getirmesi hâlinde de benim ona on selâm vermem seni sevindirmez mi?” (Nesâî)
    Görüldüğü gibi Hazret-i Peygamber’e salât ü selâm getirmek Allâh’ın rahmetini ve rızâsını kazanmaya vesîledir. Bu sebeple her fırsatta Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e salât ü selâm getirmelidir.
    İbn Mes’ûd’dan gelen bir rivâyette de Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyururlar:
    “Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları bana en çok salât ü selâm getirenleridir.”
    Bir başka hadîs-i şerifte ise Evs b. Evs -radıyallâhu anh-’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Günlerin en fazîletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salât ü selâm getiriniz; zîrâ sizin salât ü selâmlarınız bana sunulur.” buyurunca Ashâb-ı Kirâm:
    “-Yâ Rasûlullâh! Vefât ettiğin ve senden hiçbir eser kalmadığı zaman salât ü selâmlarımız sana nasıl sunulur?” diye sordular. Bunun üzerine Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Allâh Teâlâ peygamberlerin bedenlerini çürütmeyi toprağa haram kıldı.” buyurdu. (Ebû Dâvud)
    Hadisten de anlaşıldığı gibi Peygamber Efendimiz’e gönderilen salavâtlar ona takdim edilir. O da bu selâmları alır.
    Bu bulunmaz fırsatı kaçırmamak için ona her fırsatta salavât getirmeye gayret etmelidir. Ayrıca hadîste Cuma gününün fazîletinden de söz edilmiştir. Bu sebeple Rasûl-i Ekrem’e Cuma günü daha çok salât ü selâm göndermeli ve böylece Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmaya çalışmalıdır.
    Rasûlullâh’a salât ü selâm getirmek sûretiyle kazanacağı mânevî ecre önem vermemiş kendini elde edeceği büyük bir sevaptan mahrum bırakmış kimseler hakkında Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “Asıl cimri yanında adım anıldığı hâlde bana salâvât getirmeyen kimsedir.” buyurmuştur.
    * * *

    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e çokça salavât getirebilmek için O’nu çok sevmeliyiz. Zîrâ insan sevdiğini dilinden düşürmez; O’nu her fırsatta anar. Rasûlullâh Efendimiz’in dindeki ve Allâh katındaki yerini ve önemini gerektiği şekilde kavrayamayanlar “Ben Allâh’ı daha çok seviyor ve her fırsatta O’nu anıyorum; ayrıca Hazret-i Peygamber’i anmaya ne gerek var?” diye düşünebilirler.
    İnsanın en fazla sevip sayması gereken şüphesiz Allâh Teâlâ’dır. O’na beslenecek muhabbeti ve hürmeti bir başka muhabbet ve hürmetle kıyaslamak elbette mümkün değildir. Bununla beraber Allâh Teâlâ Rasûl-i Ekrem’e beslenecek sevgi ve saygının önemini Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle hatırlatmaktadır:
    “Ey Rasûlüm insanlara de ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki Allâh da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmrân 31)
    Allâh katında böylesine üstün yeri olan bir peygamber elbette sevilmeye sayılmaya ve her fırsatta anılmaya lâyık bir kimsedir.
    Müslümanlar hayatı ve yaşama biçimi olduğu kadar duâ ve ibâdeti de Allâh’ın Rasûlü’nden öğrenirler. Her işte olduğu gibi duânın da bir âdâbı ve usûlü vardır.
    Birgün Rasûlulllâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- namazdan sonra Allâh’a hamd etmeden Peygamber’e salavât getirmeden duâ eden bir adamı işitti. Bunun üzerine:
    “-Bu adam acele etti.” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı ve:
    “-Biriniz duâ edeceği zaman önce hamd ü senâ etsin sonra bana salât ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin.” buyurdu. (Ebû Dâvud Nesâî)

    * * *

    Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- salavât-ı şerîfe’nin fazîletini bildirdiği gibi kendisine nasıl salavât getirileceğini de haber vermiştir.
    Nitekim Ahzâb Sûresinin 56. âyeti nâzil olunca sahâbe Peygamber’e başvurarak nasıl salât getirileceğini öğrenmek istediler ve bunu Efendimiz’e sordular. Rasûl-i Ekrem Efendimiz kendisine bu suâl sorulduğu zaman sükût buyurdu. Ya âdeti üzere o konuda vahiy gelmesini bekledi veya bu suâle en uygun cevâbı verebilmek için düşünme ihtiyacı hissetti. Sükûtun uzaması Rasûlullâh’ı yorup üzdüklerini zanneden sahâbileri endişeye sevketti ve:
    “-Keşke bu suâl sorulmasaydı Rasûlullâh Efendimiz de üzülmeseydi.” diye aralarında konuştular. Çok geçmeden Rasûlullâh şu salavâtı tavsiye buyurdu.
    “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ salleyte alâ âl-i ibrahim ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ bârekte alâ âl-i İbrahim inneke hamîdun mecîd. (Allâh’ım! İbrahim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve âline de rahmet et. Allâh’ım! İbrahim’in âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin.)
    Demek ki Efendimiz’e salavât getirirken Cenâb-ı Hakk’a şöyle duâ etmiş oluyoruz:
    “Yâ Rabbi! Rasûl-i Ekrem’in nâmını şânını hem dünya hem de âhirette yüce kıl. Onun getirdiği İslâm dinini bütün cihâna yay ve bu dini dünya varoldukça yaşat. Ona âhirette ümmetine şefâat etme hakkı ver ve kendisine sayısız sevap ihsan eyle!”
    Salât ü selâm böylesine derin manalar ihtivâ ettiğine ve faydası hem bize hem de bütün müslümanlara ulaştığına göre salavât-ı şerîfe getirme husûsunda cimrilik etmemeliyiz.
    Bir gün Ubey b. Ka’b -radıyallâhu anh- Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e sordu:
    “- Yâ Rasûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?”.
    “- Dilediğin kadar yap.” buyurdu.
    “- Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.
    “- Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.” dedim.
    “- Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    Ben yine:
    “- Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.
    “- İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince:
    “- O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.” buyurdu.” (Tirmizî Kıyâmet 23)

    * * *

    Velhâsıl âyet ve hadîs-i şeriflerde bildirildiği üzere salavât-ı şerîfe getirmenin pek çok faydaları vardır. Bunları kısaca özetleyecek olursak:
    1- Salavât Ahzâb Sûresi 56. âyette belirtildiği üzere Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna itâattir.
    2- Salavât günahların affedilmesine vesîledir.
    3- Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e yakın olmanın en güzel ve en kolay yolu ona salavât getirmektir.
    4- Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- kendisine salât okuyana mukâbelede bulunur.
    5- Her salât getirenin ismi Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e arz edilir.
    6- Salât ü selâm okuyan kimse Allâh ve Rasûlü’nün muhabbetini diğer muhabbetlere tercih etmiş olduğu için O’nun ahlâkıyla ahlaklanmada seviye alır kötü ahlaktan kurtulur fazîlete erer.
    7- Rasûl-i Ekrem’in kendisine olan muhabbeti arttığı gibi onun da Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbeti devam eder ve katlanarak artar.
    8- Allâh Teâlâ’nın Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- ile bize ihsan ettiği lutuflar sayıya gelmeyecek kadar fazla olmasına rağmen salât ve selâm ile Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in üzerimizdeki hakkını çok az da olsa ödemeye çalışmış oluruz.
    9- Allâh Teâlâ’nın rahmetinin üzerimize inmesine vesîledir.
    10- Salavât unutulan sözün hatırlanmasına sebep olur.
    11- Salavât duâların kabûlüne vesîledir.
    12- Yine salavât kıyâmetin o zor gününde arşın gölgesinde gölgelenmeye vesîledir ki hadîs-i şerif’te şöyle buyurulur:
    “Kıyamet gününde üç kişi Allâh’ın arşının gölgesinde gölgelenir:
    1- Üzüntülü kişinin sıkıntısını teselli eden kişi.
    2- Benim sünnetimi ihyâ eden kimse.
    3- Benim üzerime çok çok salavât getiren kimse.”
    Rabbim cümlemizi salavâtın özüne ulaşıp Peygamber ahlâkıyla ahlaklanmayı O’nun 23 yıllık nübüvvet hayatından lâyıkı vechile hisseler almayı ihsan eylesin!.. (Âmin)
     
    Son düzenleme: 27 Kasım 2016
    cenneteyn, okuryazar, KaraHilal ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. Sponsorlu bağlantılar
  3. Merhaba,
    Öncelikle salavat hakkında güzel bir konu olmuş; salavatın mahiyeti, nasıl getirildiği, önemi, faziletleri gibi birçok faydaları anlatılmış, Allah razı olsun.
    Ancak insanlardan bazen duyuyoruz, peygamber efendimizin tüm insanların aklı tek bir akıl olsa bile mertebesini ihata edemeyeceği çok yüksek ali bir mertebesi bulunduğu halde, neden Allah cc : " Allah ve melekleri peygambere salavat getirirler " diyerek insanların da peygamber efendimize salavat getirmesini istiyor, hatta emrediyor? Bu denli yüksek mertebe sahibi olan ve Alemlere rahmet olarak gönderilen Allah cc ın habibim dediği Hatemul Enbiya, serveri kainat, Muhammedul Mustafa'nın bizim gibi günahkar ve aciz insanların getirdiği salavatlara niye ihtiyacı olsun?
     
  4. okuryazar Çalışkan Üye

    Merhaba Salavat lazım?
    güzel bir soru sormuşsunuz, biraz araştırdım ve bizim getirdiğimiz salavatlara peygamberimizin ihtiyacı varmı, bu kadar çok salavat getirmeye ne gerek var onunla ilgili şu yazıya ulaştım:

    "Üçüncü cihet: Bu kadar tekrar ile kat'î verilecek olan bir şeyin vermesini istemesinin sırr-ı hikmeti şudur:"

    "İstenilen şey, meselâ, Makam-ı Mahmud, bir uçtur. Pek büyük ve binler Makam-ı Mahmud gibi mühim hakikatleri ihtiva eden bir hakikat-ı âzamın bir dalıdır. Ve hilkat-i kâinatın en büyük neticesinin bir meyvesidir. Ve ucu ve dalı ve o meyveyi dua ile istemek ise, dolayısıyla o hakikat-i umumiye-i uzmânın tahakkukunu ve vücut bulmasını ve o şecere-i hilkatin en büyük dalı olan âlem-i bâkinin gelmesini ve tahakkukunu ve kâinatın en büyük neticesi olan haşir ve kıyametin tahakkukunu ve dâr-ı saadetin açılmasını istemektir. Ve o istemekle, dâr-i saadetin ve Cennetin en mühim bir sebeb-i vücudu olan ubudiyet-i beşeriyeye ve daavât-ı insaniyeye kendisi dahi iştirak etmektir. Ve bu kadar hadsiz derecede azîm bir maksat için, bu hadsiz dualar dahi azdır.
    "

    konu ile ilgili daha ayrıntılı okumak için aşağıya tıklayın:
    madem o habibullah bu kadar salavata ne ihtiyacı var?
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Kasım 2016
    cenneteyn ve ömr-ü diyar bunu beğendi.
  5. ömr-ü diyar اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ Yönetici

    Neden Hz. Allaha' ibadet ediyoruz. Bizim ibadetimize ihtiyaci var mı Hz Allahin ? Böyle bir soru vardi ona benziyor ayni.

    Nasil ki Hz. Allah bizi dünyaya ona ibadet edelim rizasini kazanalim diye gönderdiyse bizde ibadet ediyorsak bunlarida nafilelerle taçlandiriyorsak oruc kuran zekat hac ilede süsluyorsak airf sevilebilmek hz Allah tarafindan bunun icin ugrasiyorsak ihtiyaci olmadigi halde benim dusuncem salavatda ayni sekilde peygamber efendimiz yuzu suyu hurmetine bu kainat yaratildi ise bizler yaratildiysak sevgilinin sevgilisine kendimizi sevdirirsek salavatlar ile kendimizi hatirlatirsak sunnetlerini yerine getirirsek layik kul layik ummet olabiliriz zira hadisi serifte buyuruyor peygamber efendimiz ismimi cokca anin diyor. Peygamber efendimizin ihtiyaci yok ama bizim ihtiyacimiz var sevgiliye kendimizi tanitmazsak anmazsak onu cokca bizi tanimaz ve kimse tanimadigi kimseye yardim elini uzatmaz. Bir kimse salavat getirdigi zaman Üzerime Salâvat-ı Şerife getiren kimseleri melekler rahmetle anar, meleklerin rahmetle andıkları kimseyi Allah (c.c.) affeder. Allah'ın affetti i kimse için bütün varlıklar rahmet okurlar."
    "Üzerime bir defacık Salâvat-ı Şerife getiren kimse için Allah Teala görevli meleklere:
    Bu kulumun üç gün içerisinde meydana gelen günahlarını yazmayınız emrini verir."
    "Üzerime bin defa Salâvat getiren kimseye Allah (c.c.) narı ile azab etmez." diye mukafatlari var ise bu peygamber efendimizin bizi cokca sewdigi anlamina gelir ki hani benim ihtiyacim yok ama siz ismimi anarsaniz size bu kadar da mukafat verilecek diye soylemesi bizi sevdiginden Rabbim sevgisine sahip cikanlardan eylesin insallah surcu lisan ettiysem affola
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Kasım 2016
    cenneteyn bunu beğendi.
  6. kunfeyekun siteniz çok güzel hem faceden üye olmadanda cevap yazılabiliyor, birisi salavat için anahtardır demiş nede güzel özetlemiş , salavat cennette rasulullah ile komşu olabilieceğiniz evin anahtarıdır desek yanlış söylemiş olmayız herhalde, kalın sağlıacakla
     
    cenneteyn bunu beğendi.
  7. cenneteyn Yolcu.. Kademeli

    Salavatın ne demek olduğu hakiki manası hakkında bizde konuya bir şerh düşelim inşallah:
    Salavat Peygamberimizin Ebediyet için yaptığı beka duasına amin demek ve katıldığımızı gösterip bizimde ahiret hayatını istediğimizi dile getirmektir.
    Bakınız: Salavat Nedir?
     
    sahasan bunu beğendi.
  8. Öncelikle salavat hakkında bilgi ve döküman ararken bu siteye tevafuk geldim. Salavat konusunda bir çalışmamı şuan sürdürmekteyim. Bu nedenle sizlerin de bir takım bilgi ve görüşlerinizi almam gerekiyor. Salavat nasıl getirilir bir çok kişi malesef bilmiyor. Salavat getirme ve çeşitleri hakkında çalışmalarım tamamlandığında buraya eklemeyi düşünüyorum.
    Allah bizleri peygamber efendimizin şefaatine nail olmayı nasip eylesin. Kıyamet gününde efendimizin sancağı altında toplanabilmeyi nasip eylesin. Günlük hayatımızda sıkça peygamberimize salat getirmeyi unutmayalım.
     
  9. Bismillahirrahmanirrahim
    Allahümme salli ala seyyidina Muhammed
    Salavat yürekten ve inanarak istemektir. Sadece Allah ın rızasını umarak başka bir menfaat yada beklenti içinde olmadan Allah ın en çok sevdiği ve kullarınada sevdirdigi, ümmetini seven ve sevilen Hz Peygamber için makakı mahmudu istemektir salavat.
     
  10. salavat anahtardır
     
    okuryazar bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş